
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''İsrail Türkiye'den özür dilemedikçe, tazminat ödenmedikce ve Gazze'ye ambargo uygulaması kaldırılmadıkça, Türkiye-İsrail ilişkilerinin düzelmesi beklenemez'' dedi.***
ANKARA
Erdoğan, Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Junker ile görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, ''Netanyahu, 'doğru ve haklı bir yolda olduklarını' söyledi. İsrail Savunma Bakanlığı da Heron'ların tamir edilmediği için geri gönderilmediğini bildirdi'' sözleri üzerine, ''Tabii İsrail Başbakanı Netanyahu kalkıp da yanlış yolda olduklarını söyleyecek değil veyahut uluslararası sularda yanlış yaptık demeyecek'' dedi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Öldürülen 9 vatandaşımızla ilgili ki, bir tanesi biliyorsunuz Furkan Doğan. Türk kökenli ABD vatandaşıdır ve 35 mermi bunların vücuduna isabet etmiştir. Ve Furkan'ın kaşına ne yazık ki sıkılan mermi, gözü ile kaşı arasında 3 santimetre mesafeden sıkılmış bir mermidir, kurşundur. Bunların bütün resimlerle, belgeleri her şeyi mevcuttur. 9 tane vatandaşımızın öldürülmesi olayı bu şekilde ortadadır. Ve bunların bütün adli tıp raporları her şeyi mevcuttur. Ve Cenevre'de biliyorsunuz, bunun bir alçaklık olduğu, bunu insan haklarının ihlali olduğu ve burada bir orantısız güç kullanımı olduğu' çok açık ifade edilmiş ve böyle bir tablo içinde Netanyahu ve çevresindekiler kendi içlerindeki çelişkiyi, çatışmayı dünyaya farklı şekilde yansıtırken, aslında özür ve tazminat noktasında belli bir noktaya kendileri gelmişken, tabii iktidardaki sıkıntılarını dışarıya farklı bir şekilde yansıtmak durumunda olmuşlardır.
Özür dilenmedikçe, tazminat ödenmedikçe, Gazze'ye ambargo uygulaması kaldırılmadıkça, Türkiye-İsrail ilişkilerinin düzelmesi, normalleşmesi beklenemez. Bununla ilgili B planımızı açıklamıştık.''
İnsansız hava aracı Heron'ların tamiriyle ilgili soruyu yanıtlarken de Başbakan Erdoğan, ''bu işin bir tarihi olduğunu'' söyledi.
Müzakerelerin hızlanmasını istiyoruz
Lüksemburg Başbakanı Juncker, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize sisteminin düzeltilmesi gerektiğine işaret ederek, "Geri kabul anlaşmasının ve vizelerin serbest bırakılmasının eş zamanlı olarak çözüme kavuşmasını ve bunun her iki taraf için de tatmin edici bir şekilde gerçekleştirilmesini istiyoruz" dedi.
Türkiye'ye gelen Lüksemburglu turist sayısının gittikçe arttığını ifade eden Juncker, "Türkiye ile Avrupa Birliği'nin müzakerelerinin hızlanmasını istiyoruz. Öteki tarafın vermiş olduğu karar nedeniyle sürekli askıya alınmasını istemiyoruz, ara verilmesini istemiyoruz.Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olması konusundaki irademizi ortaya koymamız gerekiyor. Bunun bir işareti de vize sisteminin düzeltilmesi olacaktır" diye konuştu.
PKK terörist örgüt
Bir gazetecinin, terör örgütü PKK'nın mali kaynaklarının Lüksemburg'a kaydığı yönündeki haberleri hatırlatması ve bu konudaki görüşünü sorması üzerine Juncker, bu konuda Türkiye ile yakın iş birliği içinde olduklarını ve ilgili birimlerin görüştüğünü kaydetti.
Bu çerçevede Lüksemburg'la ilgili olarak birkaç ay önce ortaya atılan iddiaları incelettiklerini bildiren Juncker, "Biz, PKK'yı terörist örgüt olarak görüyoruz. PKK, Lüksemburg'dan yola çıkarak herhangi bir faaliyet yürütüyor değil. Lüksemburg mali temelinde bir faaliyet yürütüyor değil. Eğer öyle olsaydı zaten biz de gerekeni yerine getirirdik" dedi.