
AK Parti'li Hüseyin Çelik, "İsrail politikamızı eleştirenler keşke Ehud Barak kadar olumlu konuşabilselerdi" dedi.***
ANKARA
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 31 yıl önce 12 Eylül 1980 tarihinde Türkiye'deki ikinci fiili askeri darbenin gerçekleştirildiğini belirterek, 1980 darbesinin 1960 darbesinden farklı olarak bütün ordunun alet edildiği ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir komuta zinciri içerisinde gerçekleşen bir darbe olduğunu söyledi.
Darbeden sonra yüz binlerce insanın fişlendiğini, on binlerce insanın hapse girdiğini dile getiren Çelik, ''Bu memleket büyük bir travma yaşadı. Temenni ederim ki darbe artık Türkiye'nin gündeminden bütünüyle çıkmış olsun. Darbenin adı bile olmasın. Çünkü darbe tipik bir geri kalmışlık göstergesidir'' dedi.
Deniz Feneri e.V davasında, AK Parti'nin herhangi bir yöneticisinin tanık sıfatıyla bile işin içerisinde olmadığını anlatan Çelik, şöyle dedi:
''AK Parti ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir davadır. 'Deniz Feneri yolsuzluğunu yapanların alnı temiz olmaz' diyen insanlar kendilerini mahkemelerin yerine koyarak kendi attıkları iftiralara kendileri inanarak kendileri çaldıkları karanın rengine bakarak konuşuyorlar ve çok ayıp ediyorlar. Siz mahkeme misiniz kardeşim? Hangi delile dayanarak Sayın Başbakanla, AK Partililerle, AK Parti hükümetiyle ilgili böyle ithamlarda bulunuyorsunuz, buna hakkınız var mı? İddia sahibi iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İddia sahibi iddiasını ispat etmezse iftiracı olur.''
CHP ve MHP'nin Erdoğan'ın Amerika'da bir Musevi sivil toplum kuruluşundan aldığı ödülü iade edip etmeyeceğini sürekli sorduğunu hatırlatan Çelik, şöyle konuştu:
''Türk hükümetinin, devletinin mücadelesi İsrail devleti iledir. Bizim kavgamız Netanyahu hükümetinin politikalarıyla ilgilidir. İsrail halkıyla derdimiz yok. CHP ve MHP söylemi antisemitist bir söylemdir. Güney Kıbrıs ne kadar yanlış yaparsa yapsın kimse bize kendi ülkemizdeki Rumlara yanlış yaptıramaz. Irkçılara mahsus olan toptan değerlendiren zihniyeti bir tarafa bıraksınlar. O tür açıklamalar karşılıklı nefretleşme doğurur. İsrail politikamızı eleştirenler keşke Ehud Barak kadar bile olumlu konuşabilselerdi.''
Öcalan'ın başka bir cezaevine nakli tartışması
Bir gazetecenin ''Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin, Öcalan'ın İstanbul'da normal bir cezaevine nakledilmesi konusunda Türk hükümetinden sinyal aldığı'' yönünde dış basında haberler çıktığı sorusuna Çelik, şu yanıtı verdi.
''Boş at dolu gelsin taktiğidir. Böyle bir şey olduğunu zannetmiyorum kesinlikle. Bizim meselemizde ne olması gerektiğine Türkiye karar verir. Sayın Talabani'den bizim beklediğimiz, Irak içerisinde olup bitenler konusunda Türkiye'ye yardımcı olmasıdır. Talabani'nin yapacağı en büyük iyilik, kendi topraklarından Türkiye'ye saldıran terör gruplarına karşı kendi ülkelerini kullandırmamalarıdır. Cezası kesinleşmiş bulunan Öcalan ile ilgili kararı vermek Sayın Talabani'nin işi değil. Sayın Talabani, Sayın Barzani iyilik yapmak istiyorlarsa Irak'ın topraklarını terör saldırıları için bir üs olarak kullandırmasınlar.''