
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Sayın Başbakanımızın 'dindar' kelimesini kullanması aslında çok doğru, çok uygun" dedi.***
ANKARA
Arınç, CNN Türk televizyonunda yayınlanan ''Neler Oluyor?'' programına katılarak, soruları yanıtladı.
Programın başlangıcında herkesin Mevlit Kandili'ni kutlayan Arınç, ''Sayın Başbakan 'Biz dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz' dedi. Bundan ne anlamalıyız?'' sorusu üzerine, Başbakan Erdoğan'ın İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında o konuşmayı yaptığını söyledi.
''Sayın Başbakanımızın dindar kelimesini kullanması aslında çok doğru, çok uygun'' diyen Arınç, AK Parti'nin muhafazakar, demokrat bir siyasi kimliğe sahip olduğuna işaret etti. Parti olarak toplumun ortak değerlerine saygılı ve bağlı olmak gibi bir kavramı taşıdıklarını anlatan Arınç, ''Bu kültürün unsurlarının içinde din var şüphesiz. Nüfusun şu kadarının Müslüman olduğunu bildiğimiz bir ülkede yaşıyoruz. Din, bizim için çok önemli bir unsur. Dolayısıyla muhafazakarlığın içinde aile değerleri, dini değerler, kültürümüze ait değerler girdiğine göre bunu dindarlık olarak vasıflandırmak suç değil'' diye konuştu.
Arınç, "Dini soyutlayarak, onun dışında tamamen din dışı bir eğitimle 'herkesi bu şekilde eğiteceğiz' demeyi ben şahsen çok yanlış buluyorum" görüşünü dile getirdi.
10 seneden beri, 3 dönemdir iktidarda olduklarına işaret eden Arınç, "Kim neyinden dolayı şikayet etmiş, kimin özel hayatına müdahale etmişiz, kimi kıyafetinden dolayı aşağılamışız, kimin inancından dolayı 'sen şusun' demişiz. 10 senede bana bir tane örnek göstersinler ki yalan dolanın dışında, bizim bir ayrımcılık yapacağımıza karar versinler" dedi.
Keşke devlet alsaydı
Uludere'de yaşanan olaylara da değinen Arınç, şunları söyledi:
"Keşke önce devlet, hükümet, kaymakam, vali, neyse... Sivil, asker, gitselerdi o cesetleri alsalardı, ambulanslarla veya helikopterlerle götürselerdi...Oradaki ölülerin yakınlarının kendi ölülerini alarak katır sırtlarında köylere getirmeleri kadar acı bir olay ben hatırlamıyorum. Bu, çok yanlıştır.
Özür dilenmedi ama şu yapıldı, bu olayla ilgili adli ve idari soruşturma var. Bir kasıt olmasa bile, en azından bir ihmalin, bir hatanın veya hiç ummadığımız şekilde bir provokasyonun ortaya çıkması halinde, sorumlular hem ilan edilecek hem de cezaları verilecek."
Malatya'daki Ermeni mezarlığı
Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Malatya'daki Ermeni mezarlığındaki yıkıma'' ilişkin bir soru üzerine, konudan haberi olmadığını ama endişe edecek bir şey olmadığını söyledi.
Arınç, ''Bir yanlış habere dayanarak 3-5 kişinin sevk etmesiyle böyle bir yanlışlık meydana geldiyse emin olun o cemaatler bundan dolayı bize kızmazlar, bunu yapanların maksatlı olduklarını, yanıltılmış olduklarını bilirler'' ifadalerini kullandı.
Yüzü Atatürk'e benziyor
Arınç, yazar Paul Auster'ın yüzünü Atatürk'e benzettiğini söyleyerek, "Atatürk'e müthiş benziyor. İnanınız bundan daha fazla benzeyenini görmedim. Hazır Türkiye'ye gelmişken o yönünü de keşfedip belki bir film senaryosu üzerinde onu aktör olarak da düşünebilirler. Bunu, yüzüne bakarak söyledim. Yoksa Atatürk'e benzemek mümkün mü? Atatürk bir kişi, çok özel'' diye konuştu.
Kürtçe seçmeli ders olabilir
Arınç, Kürtçe'nin şartlar elverirse sadece seçmeli ders olabileceğini belirterek, ''Yoksa bu dilde bütünüyle ilköğretimden üniversiteye kadar Kürtçe bir eğitimin yapılması mümkün değildir. Bir hakkı vermek kolay bir şey. Ama kullanması noktasına da bakacağız'' dedi.
Akyürek'i tanımam
Hrant Dink Davası hatırlatılarak Ramazan Akyürek'in İçişleri Bakanlığı tarafından terfi ettirildiğinin belirtilmesi üzerine Arınç, "Eski görevinden bugün geldiği görev terfi anlamında mıdır, onu çok bilmiyorum. Akyürek'i ne tanır ne de bilirim. Sadece yazıldığı çizildiği için söylüyorum. Yani İçişleri Bakanlığının bu yaptığı atamayla neyi kastettiğini doğrusu bilmem" değerlendirmesi yaptı.
Amacımız gerçeklerin ortaya çıkması
Arınç, Diyarbakır ziyaretine ilişkin bir soru üzerine, bu kente iki konu için gittiğini belirterek, İçkale'deki kazılara ilişkin bilgi aldığını anlattı. Arınç, ''Bunların çok eski tarihlerden geldiğini söyleyenler de var. Yani 300-500 sene evveline ait olduğunu söyleyenler de var. Şüphesiz 5-10 sene evveline ait de olabilir. Şimdi bu tespitler üzerinde ciddi şekilde duruluyor ve amacımız bu gerçeklerin bir an önce ortaya çıkması'' dedi.