13 Ekim 2016•Güncelleme: 13 Ekim 2016
ANKARA
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, toplantıda "parti kurallarına aykırı hareket ettiği" iddia edilen Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar'ın durumunun değerlendirildiğini belirtti.
Böke, bu kapsamda, Hazinedar'ın Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevkine karar verildiğini açıkladı.
Hazinedar'ın YDK'ya "geçici ihraç talebiyle" sevk edildiği öğrenildi. CHP Tüzüğü'ne göre, parti içinde ayrılık gözeten ve ayrımcılık yapan, parti düzenini bozma ve çalışmaları aksatma tutumu sergileyen üyeler için geçici ihraç (çıkarma) cezası verilebiliyor. Geçici ihraç, üyenin partiden 1 yıldan 2 yıla kadar ilişkisinin kesilmesini öngörüyor. Parti tüzüğüne göre, geçici çıkarma cezası alanlar, bu süre içinde parti üyelerine tanınan haklardan yararlanamıyor ve cezanın tamamlanmasından itibaren 6 ay süre ile parti organlarına seçilemiyor.
Öte yandan, CHP'nin 3 ayda bir toplanan Parti Meclisi'nde de bazı üyeler, Hazinedar'ın parti programı ve kuralları dışında hareket ettiğini iddia ederek, disipline sevki için imza toplamışlardı.
"Bizim için dert demokrasiyi güçlendirmek"
Böke, Türkiye'de demokrasiyi değil başkanlığın konuşulduğunu belirterek, "Bu durumda vatandaşın beklediği tek şeyin kendi sorunlarına bir çözüm olduğunu da siyasi partilerin gözardı etmesine izin veriyoruz." diye konuştu.
CHP'nin buna izin vermeyeceğini belirten Böke, şöyle konuştu:
"Biz, AKP'nin ve AKP'nin muhalefetten sorumlu genel başkan yardımcısı Bahçeli'nin tek derdinin bir siyasi hırs ve o hırsın sonunda bir başkanlık rejimi olduğunu görüyoruz ve biliyoruz. Bu konuyu ısıtıp ısıtıp karşımıza koymalarının sebebi budur. Biz de açıkça söylüyoruz; bizim için vatandaşımızın işsizliği, açlığı, doların alıp başını gittiğinde zarar gören şirketlerimiz derttir, bizim için gençlerin şehit olması derttir, bizim için dert demokrasiyi güçlendirmektir."
Böke, AK Parti'nin bu tür sistem tartışmalarına neden "balıklama" atladığını çok iyi bildiklerini belirterek, iktidarın tek derdinin ülkenin iradesine tek bir kişinin el koyduğu diktatörlüğü resmiyete dökmek olduğunu ileri sürdü.
15 Temmuz'da parlamenter demokrasinin zayıflatılmasının bedelinin ne olacağının çok açık görüldüğünü yineleyen Böke, şunları söyledi:
"Ne oldu da AKP ve MHP buzdolabından başkanlık tartışmasını yeniden çıkardı? Herhalde ortada anlayamadığımız bir pazarlık var. Bir pazarlık olmalı. Öyle ki pazarlığın bir kefesinde Türkiye'nin demokratik parlamenter sistemi var ve diğer kefesinde ne olduğunu MHP'ye sormak gerekiyor. Acaba seçim korkusu mu var? Acaba, AKP'nin muhalefetten sorumlu genel başkan yardımcısının bir koltuk korkusu mu var? Bu tutum çok yeni bir tutum değil, 2002'den 2015'e, AKP ne zaman ihtiyaç duyduysa MHP'yi kendi yanında buldu. Çok uzun süredir ikiz kardeş gibi hareket eden iki parti, Türkiye'yi anlamsız bir şekilde hiç ihtiyacı olmayan bir sistem tartışmasına sürüklüyor. Bu tartışma çok açık bir şekilde Türkiye'de istikrarsızlığı besliyor."
Muhabir: Mehmet Tosun, Barış Gündoğan