BURSA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın programlarına katılmak üzere geldiği Bursa'da, bir tesiste gazetecilerin Mısır'daki gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı.
Mısır'da yaşanan bu acı olaya karşı hiç kimsenin duyarsız kalamayacağını dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
"Esasen Türkiye şununla iftihar etmeli; Mısır'da bu darbe vuku bulduğu zaman açıkça adını koyan ve darbe rejimini eleştiren, kınayan sadece Türkiye oldu. Ne ABD ne Avrupa Birliği ne Körfez ülkeleri ne de Ortadoğu'dan hiçbirisi bu kadar yüksek sesle adını tam koyarak, bu işin darbe olduğunu söyleyemediler. Türkiye bu konuda çok iyi bir imtihan verdi, bunu bütün dünya biliyor. Şimdi yaşanan vahşet karşısında uzaktan yakından bazı sözleri duyuyoruz ama bunlar meseleyi çözmüyor. Eğer bundan bir iki ay öncesinde başlayan bu olaya, 'Bu, demokrasiye karşı bir darbedir, bu darbeyi telin ediyoruz' demiş olsalardı bu gruplar bu cesareti kesinlikle bulamazlardı."
"Büyük bir endişeyle takip ediyoruz"
Arınç, El-Feth Camisi'nde 400 civarında kişinin mahsur durumda olduğunu hatırlattı.
Bu kişiler arasında TRT Türk Muhabiri Metin Turan ile TRT Arapça'nın Arap asıllı bir muhabiri dahil yaklaşık 10 gazetecinin bulunduğunu anlatan Arınç, "Bunlar içeride mahsur durumdadır. İki şeyden korkuyorlar. Kendilerini muhasara eden güçler, rejime bağlı güçlerdir. Bunlar dışarıya çıkınca ya tutuklayacaklar ya da infaz edeceklerdir. İçeride kalırlarsa da kalmaya direnirlerse de bu sefer içeride öldürmek amacıyla bir vahşet daha yaşanacaktır. Bu, ihtimal dahilindedir. İkisini de büyük bir endişeyle takip ediyoruz" ifadesini kullandı.
Arınç, Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün (BYEGM), dün bir bildiri yayınlayarak Mısır'a gitmeyi planlayan gazetecilerin dikkatini çektiğini anımsattı.
Bu bildiriyle gazetecilere, "Güvenli değildir, tedbirinizi alın, hatta gitmeyin" diye uyarı yapıldığına dikkati çeken Arınç, şunları kaydetti:
"Oradaki muhabirlerimiz tabii bu talimatın dışında kaldılar. Görev icabı orada bulunuyorlardı. Dışişleri Bakanımız, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nu bizzat arayarak bir an önce olaya müdahale etmesini istedi ve rejim nezdinde de girişimlerimiz devam ediyor. Umarım ki camidekiler salimen dışarı çıkarlar, kendileri hakkında kötü bir işlem yapılmaz. Basın mensupları açısından meseleye baktığım zaman da büyük bir hassasiyet ve endişe içindeyiz. Sivil insanlar cihetiyle baktığımız zaman da birkaç gün öncesinde birkaç bin ölüyü hatırladığımız için büyük bir endişe içindeyiz. Dileriz Mısır'da hepimizi üzen bir olayla karşılaşmayız."
"Hükümet dünyanın yüz akı"
Kentsel Dönüşüm Projesi için Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesi Mevlana Mahallesi'nde düzenlenen törende de konuşan Arınç, hükümetin, Mısır konusundaki tutumuyla hem İslam aleminin hem de dünyanın yüz akı olduğunu söyledi.
Darbeye karşı sesini yükselten, bunun adını doğru koyan, ne yapılması gerektiğini ilan ve ifade edenin, Türkiye hükümeti ile Başbakan Recep Tayyup Erdoğan olduğunu, bununla iftihar edilmesi gerektiğini dile getiren Arınç, şunları kaydetti:
"Mısır'da son günlerde acı olaylar yaşanıyor. Binlerce insanın öldüğünü, binlercesinin yaralı olduğunu biliyoruz. En sonunda El-Feth Camii'ne sığınan 500 civarındaki insana karşı yine vahşi bir müdahalenin başladığını duyuyoruz. İçeride Türk gazetecileri de vardır, Mısırlı dindaşlarımız, kardeşlerimiz de vardır. Allah onların yardımcısı olsun, Allah zalimlere fırsat vermesin. Kentsel dönüşümde ne kadar başarılı oluyorsak ve hayır dualarıyla bu temeli nasıl coşkuyla atıyorsak buradan Mısır'a ve bütün dünyaya vereceğimiz mesajlar, inşallah zulmün sona ermesine, Mısır halkının kurtuluşuna yol açar."