TBMM
TBMM Genel Kurulu'nda ''Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'' üzerinde görüşmeler sürüyor.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, elektronik oy kullanma konusunun aslında yasaya 2008 yılında girdiğini belirtti. Bunun yasal bir altyapı olduğunu ifade eden Bozdağ, ''Bu yöntem dünyanın değişik ülkelerinde kullanılıyor. Eğer yasal altyapı olmazsa YSK ve ilgili birimlerin bu yönteme dönük çalışma yapması da mümkün olmazdı. Bu yöntem belli bir zaman içinde uygulanacak diye bir şart yok. Yeterli şartlar oluştuğunda bu sistem uygulanır. Bugünden yarına uygulanması gözükmüyor. 2014, 2015'te gözükmüyor en azından'' diye konuştu.
Bozdağ, seçimlerde parmak boyama işleminin ilkel bir yöntem olduğunu, bu ayıbı ortadan kaldırdıklarını söyledi. Seçmen sayısının artışının normal olduğunu anlatan Bozdağ, bunun nedeninin seçmen yaşı gelen herkesin sisteme dahil olmasından kaynaklandığını dile getirdi.
''YSK, hata yapmıştı''
Bekir Bozdağ, genel seçim kararı alındığında İçişleri, Ulaştırma ve Adalet bakanlarının istifa ettiklerini belirterek, ''Esasında biz bu istifa etmeyi kaldıran bir adım atmamız lazım. Bunun bir anlamı yok. Yerine bir Bakan geliyor görevini devam ettirip gidiyor. Bence bunu kaldırmak lazım'' dedi.
Bozdağ, başka bir soruyu yanıtlarken, seçim öncesinde YSK'nın bağımsız milletvekilleri ile ilgili verdiği kararda hata yaptığını, bunu o dönemde de söylediğini belirterek, şöyle devam etti:
''CHP'nin Denizli listesi ile ilgili eksikle ilgili, 'bunu tamamlayın' diye bir karar verdi YSK. CHP de bunu tamamladı ve o eksiğini giderdi. Ancak bağımsız milletvekilleri ile ilgili konuda YSK önce adaylıkların iptaline karar verdi, sonra kamuoyunun sesi yükselince de bu sefer eksik belgeleri getirdiği zaman da belgeleri baktı adaylık ehliyeti var. Kendi kararını değiştirmek zorunda kaldı. Yanlış yaptı. Bu yanlış da bağımsız adayların seçim propagandasının YSK eliyle yapılmasına yol açtı. Biz o zaman buna itiraz etik. CHP'ye yaptığı uygulamayı bağımsız adaylara neden yapmadı, böyle bir haksız propagandaya neden vesile oldu?
Tutuklu milletvekilleri konusunda ise Sayın Kanadoğlu uyardı. Hatta Sayın Sezgin Tanrıkulu'nun açıklaması var. Hatta Sayın Süheyl Batum'un da açıklamaları var, 'biz sembolik anlam taşıdığı için aday koyuyoruz. Çıkmayacağını biz de biliyoruz' diye. Yani tutuklanmış bir milletvekili yok, tutukluyken milletvekili hadisesi var. Bunu da eleştirdik. Demokrasiye karşı teşebbüs iddiasında bulundukları iddiasıyla haklarında iddianame bulunanları milletin temsilcisi olarak aday göstermenin şık olmadığını da ifade etmiştik.
Son gelişmelerle ilgili parti bir değerlendirme yapmadı. O, partinin bileceği bir iş. Hükümet olarak bizim bu konuda aldığımız bir kararımız yok.''