Dolar
44.37
Euro
51.45
Altın
4,459.33
ETH/USDT
2,121.10
BTC/USDT
70,054.00
BIST 100
12,963.87
Gündem

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 10'uncu duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 407 sanığın yargılandığı davanın 10'uncu duruşması, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın savunmasını tamamlamasının ardından sona erdi.

Başak Akbulut Yazar, İrem Demir  | 25.03.2026 - Güncelleme : 25.03.2026
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 10'uncu duruşması sona erdi

İstanbul

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Duruşmanın öğleden sonraki oturumu, Çalık'ın savunmasının alınmasıyla devam etti.

Kimlik tespitinde evli ve 2 çocuklu olduğunu belirten Çalık, aylık gelirinin ise 150 bin lira olduğunu söyledi.

Savunmasında Beylikdüzü Belediye Başkanı olmadan önceki eylemlerinin iddianamede suç olarak değerlendirildiğini ifade eden Çalık, şunları kaydetti:

"Kanunla kurulmuş, meşru bir kamu kurumu olan belediyelerimizin suç örgütü olarak gösterilmesinin son derece ağır olduğunu söylemek istiyorum. Ortada herhangi bir suç örgütü yoktur. İddianamede tarafımla ilgili tek bir telefon kaydı, teknik takip, gizli tanık beyanı yok. Suç teşkil edecek herhangi bir yapının parçası olmadım. Sürekli ifade değiştiren, beyanları değiştikçe kendi içerisinde çelişen sanık ifadeleri kalıyor geriye. Aleyhime yöneltilen beyanları iftira niteliğinde görmekteyim. Rüşvet sadece bir kamu görevlisinin işleyebileceği bir suç türüdür. İddia edilen dönemde kamu görevlisi değildim. Başkan danışmanıydım. Dolayısıyla rüşvet suçunun faili olmam mümkün değil. Allah'ın izniyle alnımın akıyla bu sürecin içerisinden çıkacağıma inanıyorum."

Çalık, Beylikdüzü'nü sadece görev yaptığı bir yer olarak görmediğini kaydederek, "Beylikdüzü'nü emek verdiğim, gelişimini izlediğim bir evladım olarak gördüm. Sayın İmamoğlu'nun belediye başkan danışmanlığını yaptım. Sonra belediye başkanlığı görevini yaptım. Bir şehir plancısına hayaliniz ne diye sorsanız emin olun bir kenti yönetmeyi, belediye başkanı olmayı arzu eder. Belediye başkanlığı görevim şu an kesintiye uğramış olsa da vardır bunda da bir hayır diyorum." ifadelerini kullandı.

Bugün burada yalnızca yargılanan değil, Beylikdüzü'ne yaklaşık 30 yıl hizmet etmiş ve bunun 6 yılında belediye başkanlığı yapmış biri olarak bulunduğunu belirten Çalık, "2014'ten bugüne attığımız her adımda şehircilik ilkeleri ve kamu yararı vardır. Bir belediye başkanının en büyük hesabı yalnızca mahkemelere değil, halka ve kendi vicdanına verdiği hesaptır. Benim vicdanım çok rahattır. 2014 öncesi Beylikdüzü ile 2014 sonrası Beylikdüzü arasındaki fotoğraf, emin olun bunun net göstergesidir. 2014 öncesinde Beylikdüzü, kopuk, kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan, ranta kurban edilmeye hazır bir kentken biz herkes için daha yaşanabilir, sürdürülebilir bir kent inşası için çok çaba sarf ettik." beyanında bulundu.

"7 eylemden sorumlu olduğum iddia ediliyor"

Sanık Çalık, savunmasını şöyle sürdürdü:

"'Ranta kurban edilmeye hazır.' cümlesini niye kurdum sayın başkan? Şunun için Beylikdüzü bölgesini mutlaka bilirsiniz. Büyükçekmece'ye doğru giderken sağ tarafı Esenyurt, sol tarafı Beylikdüzü'dür. Esenyurt 'Kent suçları açık hava müzesi' gibidir. Beylikdüzü ise insanların huzurla yaşadığı bir şehre dönüşmüştür ve bu dönüşüm devam etmektedir. Sadece kentsel mekanları değil, aynı zamanda kentsel hayatı da dönüştürdük. Ne yaptıysak çocuklar için, gençler için, kadınlar için yaptık ve emin olun sayın başkan, bunu gururla söylüyorum, söz verdiğimizden daha fazlasını hayata geçirdik."

Belediyelerinin suç örgütü organizasyonu gibi gösterilmesini kabul etmediğini ifade eden Çalık, "Burada 407 sanıklı bir dava, 107'si tutuklu. İnşallah herkes özgürlüğüne kavuşur. Herkes derdini anlatacak. Ben onun için bunu anlatmak zorundayım. Biz belediye başkanı arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde, burada sadece Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımdan bahsetmiyorum, AK Partili belediye başkanı arkadaşlarımızla da bir araya geldiğimizde hep şunu konuştuk, geçen dönem pandemi oldu. Pandemi hiç bilmediğimiz bir şeydi, belediye olarak nasıl davranacağımızı bilmiyorduk. Sonra yangınlar, depremler oldu. Aramızda diyorduk ki 'Bir gök taşı eksik.' O da bu dönem çarptı bize. Yani yaşamadığımız, hayalini bile kurmayacağımız bir şeyi şu an yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Çalık, "Mahkemenin huzuruna gelebilmek için aşağıda sosyalleşiyoruz. Hiçbir arkadaşımızla tokalaşmamıştık. 9 Mart'tan itibaren örgüt üyesi olduğu iddia edilen arkadaşlarımızla tanışmaya başladık. Yargılanmayayım asla demiyorum. Ancak, somut ve güçlü gerekçeler olmaksızın bir belediye başkanının tutuklanmasının milletin iradesine vurulmuş bir pranga olduğunu düşünüyorum. 600 kilometre uzaktan geliyorum. Bu sadece beni değil hem ailemi hem de savunma hakkımı cezalandırmaktır. 7 eylemden sorumlu olduğum iddia ediliyor. Soruşturma aşamasında sadece 2 tanesinden savunmam soruldu." savunmasını yaptı.

Sanık Uğur Güngör'den ruhsat için rüşvet istediği iddiası

Çalık, sanık Uğur Güngör'den ruhsat için rüşvet istediği iddiasına ilişkin de hakkında daha önce Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararı olduğunu belirtti.

Çalık, söz konusu iddianın araştırmasının yapıldığını ve takipsizlik kararı verildiğini kaydederek, şöyle devam etti:

"İtiraz reddedilmiş, takipsizlik kararı kesinleşmiştir. Ardından, Yargıtay yalnızca ifademe başvurulması yönünden kararı bozmuş, yeniden değerlendirilmesi gerekçesiyle başsavcılığa gönderilmiş. Akabinde tarafımca yazılı savunma verilmiş, soruşturmayı yapan başsavcılık yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş. Dosya, İBB dosyasıyla birleştirilmiştir. Öğrendiğim kadarıyla bir kişinin aynı eylemden, aynı sebebe dayanarak birden fazla yargılanamayacağına dair kural vardır. Takipsizlik kararı verilen soruşturma 'rüşvet' suçu için verilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 'irtikap' suçundan dolayı soruşturmaya devam edilmiş. Tutuklamaya yaptığımız itirazda da anlatamadık. Tutuklandığım suçun vasfı değişmiş ve 'rüşvet' olarak nitelendirilmiş. Savunmasını yapmadığım suçtan bir yıldır tutuklu olarak yargılanıyorum."

İnşaat ruhsatının, başvurudan sonra mimari, statik, elektronik ve mekanik projelerinin incelenmesi neticesinde düzenlendiğini belirten Çalık, "İncelemeler neticesinde kısa bekleme sürelerinin ardından ruhsatlar düzenlenmiş. 'Bekletildik, iskan verilmedi.' iddiaları gerçek değildir. Makul sürelerde yapılan incelemelerden sonra uygun koşullar sağlanmışsa ruhsat verilir. Bir aydan kısa sürede 250 bin metrekarelik projeye ruhsat verebilecek belediye varsa daha da belediye başkanlığı yapmayacağım." ifadelerini kullandı.

Çalık, Adem Soytekin'e verilen dairelerle ilgili şahsının talimatıyla Hasan İmamoğlu'na tapu devri yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak, "Taşınmazların satış sözleşmesi kapsamında satıldığı, ödemelerin banka havalesiyle yapıldığı evraklarla ortadadır. Benim böyle bir talimatım ya da yönlendirmem olmamıştır." dedi.

Beylikdüzü Belediyesi çalışanı Yaşar Uçar'ın intihar etmesi üzerine Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla eşi Arzu Uçar'a West Side Projesi'nden bir daire tahsis edildiği, ancak tapu ve kira sözleşmesi düzenlenmediği iddialarına ilişkin Çalık, şu savunmayı yaptı:

"Bir çalışanımızın intihar etmesi üzerine yaptığımız katkılar dosyada rüşvet olarak nitelendirilmiş. Böyle bir iddia ayıp ve inançlarımız açısından günahtır. Arzu Uçar'a herhangi bir mülkiyet devri yapılmamıştır. Ailesine barınma ihtiyacına dönük insani ve sosyal amaçlı destek girişiminden ibarettir. Gerekli aile muvafakatnamesi temin edilemediği için yardım sürecini başlatamadık, hukuken süreci tamamlayamadık. Sağlanan barınma desteği geçici bir destek olarak kaldı. Halen Arzu Hanım'dan muvafakat alınamamış ve belediye meclisi tarafından alınan karar bir kampanyaya dönüşememiştir."

"Hakkımda beyanda bulunan sadece Adem Soytekin'dir"

Çalık, Beylikdüzü'ndeki bir inşaat ruhsatı için Hamit Demir'den 8 gayrimenkul istediği iddiasına ilişkin, "İddianamede dolaylı olarak rüşvet talep eden, söz konusu rüşvetin tutarını Adem Soytekin aracılığıyla tahsil eden kişiler arasında olduğum söylenmektedir. Açıkçası suçlamayı tam olarak kavrayamadım. Hamit Demir ifadelerinde, Çalık tarafından kendisine yöneltmiş rüşvet talebi olmadığını beyan etmiştir. Hakkımda beyanda bulunan sadece Adem Soytekin'dir." beyanında bulundu.

Kiler İnşaat firmasının sahibi sanık Nahit Kiler'in, inşaat ruhsatı alabilmek için Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı olduğu dönemde kendisine bağış adı altında rüşvet verdiği iddialarına ilişkin de Çalık, şunları söyledi:

"Adı geçen Nahit Kiler'i 2008 yılından beri tanırım. Bugünkü adıyla Çınar Evleri, yapı ruhsatları o dönem hatalı. Uyarılara rağmen düzeltilmemiş. Yıllarca iskanını alamadı. O projeden daire satın alan hak sahipleri ciddi mağduriyetler yaşadı. Nahit Bey, 2007 yılında Beylikdüzü'ne yatırım yapmış ancak Çınar Evleri'yle ilgili 5 tane büyük sorun almıştır. Bu sorunların üç tanesi İmamoğlu'nun belediye başkanı olduğu dönemde, iki tanesi de benim belediye başkanı olduğum dönemde çözüme kavuşturuldu. Bunları Nahit Bey de doğrulayacaktır. Nahit Bey'in bile kendi ifadesinde belirtmediği, inşaat ruhsatına karşılık rüşvet verildiği ifadesi hangi beyana, hangi somut bilgiye dayandırılmıştır benim tarafından anlaşılamamıştır. Kendisi ilçede kendi isteğiyle kreş yapmıştır."

Kamu yatırımlarının suç gibi gösterilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını savunan Çalık, "Benim tek talebim var, hakikatin ortaya çıkması. Etkin pişmanlık adı altında dosyaya giren beyanlara bakıyoruz, bir yalan başka bir yalanı yalanlıyor. Bir çelişki diğer bir çelişkiyi ortaya çıkarıyor ama hakikatin karşısında hiçbir kurgu ayakta kalamaz. Bugün burada yalnızca ben yargılanmıyorum hepimizin vicdanı da bu salonun içinde." ifadelerini kullandı.

Çalık, "Hukuksuz bir işin içinde olmadım. Beylikdüzü halkının menfaatine aykırı tek bir kararın icracısı olmadım, vicdanımın kabul etmediği hiçbir belgenin altına imza atmadım." savunmasını yaptı.

Sağlık durumuyla ilgili de konuşan Çalık, daha önce lösemi atlattığını, şu anda hastalığının remisyon döneminde olduğunu söyledi.

Çalık, "Kaçmadım, saklanmadım, delil karartmadım. Bir yıldır özgürlüğümden mahrumum. İçerde iki kitap yazacak kadar şiirler yazdım. Bir tanesiyle savunmamı bitirmek istiyorum." diyerek şiirini okudu.

Duruşma, Çalık'ın savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusunun yapılması için yarına ertelendi.

Bu arada, bugüne kadar duruşmada toplam 13 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu. 

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.