
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetimi ile İstanbul'da bir araya geldi.***
İSTANBUL
TBB'nin Akmerkez'deki ofisinde gerçekleştirilen toplantıya Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray ile Bankalar Birliği Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.
Tasarruf özendiriliyor
Toplantıda, Bankalar Birliği tarafından gerçekleştirilen sunumda, sürdürülebilir karlılık yoluyla banka sermayesinin büyütülmesi ve finansal istikrarın desteklenmesi, zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi gerektiği kaydedilirken, düzenlemelerin bankalara getirdiği ek yüklerin toplamının 8 milyar 68 milyon lira olduğu bildirildi.
Sunumda, beklenenden daha hızlı yavaşlama ve/veya hızlı kaynak hareketlerinin olması durumunda zorunlu karşılıkların hızla düşürülmesi, sandıkların sosyal güvenlik sistemine devrinin mevcut kanuna göre bir an önce yapılması, Basel II'nin uygulanmasına başlandığında sermaye yeterliliği oranının hangi düzeyde olacağının şimdiden açıklanması gerektiği kaydedildi.
Kredi kartında tek limit
Sunumda, bankaların, kredi kartında tek limit uygulaması hakkında açıklama yapılmasını bekledikleri belirtildi.
Babacan, kredi kartlarında tek limit uygulaması konusunun şu anda BDDK tarafından çalışıldığını belirterek, ''Ama uygulaması kuşkusuz zaman alacak bir konu. Teknik detayların iyi çalışılması lazım. Uygulamada sorunların olmaması lazım. Dolayısıyla şu anda gündemimizde. Ama bu hemen yarın, ertesi gün uygulanacak bir konu değil'' dedi.
Zorunlu karşılık kara gün içindir
Babacan, zorunlu karşılık dahil düzenlemelerin bankalara getirdiği ek yüklerin toplamının 8 milyar lira olduğuna ilişkin, ''Biz bunu bir yük olarak değerlendirmiyoruz. Tam tersine işlerin iyi gittiği dönemde olası zor dönemler için yapılmış bir hazırlık olarak görüyoruz. Bunlar bir yedek akçedir'' dedi.
Babacan, ''Zorunlu karşılıkların bir yere gittiği yoktur. Merkez Bankamızda gayet emniyetli bir şekilde durmaktadır. Zaten gerektiği zaman Merkez Bankamız zorunlu karşılık oranlarını düşürerek, yine BDDK genel karşılık oranını düşürerek bankalarımıza her türlü desteği verecektir. Ama gerektiği zaman... Şu anda böyle bir gereklilik yok. Şartlar onu gerektirirse bu da yapılabilir. Bunlar Türkiye'nin değerleridir. Hep söylüyoruz; ak akçe kara gün içindir. Buna böyle bakmak lazım'' diye konuştu.
Babacan, bankaların zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi isteğiyle ilgili olarak, bu konunun Merkez Bankasının yetkisinde bulunduğunu, şu anda Merkez Bankasının gündeminde böyle bir şey olmadığını bildirdi.
Kredilere sınırlama getirilmeyecek
Babacan, önümüzdeki yıl için kredilerde herhangi bir sınırlama getirmeyeceklerini belirterek, ''Şu anda ihtiyaç olduğunu da düşünmüyoruz. Çünkü 2012 yılının büyüme oranı zaten 2011 yılına göre daha düşük bir oran olacaktır ve kredi hacmindeki genişleme de zaten işin tabii akışı gereği yüzde 25'den daha düşük olacaktır. Bizim beklentimiz budur. 2012 yılı için biz bir yandan kontrolsüz bir kredi hacmi genişlemesi ve buna bağlı bir cari açık artışı istemiyoruz, yine 2012 yılında da Türkiye'nin bir resesyon durumuna düşmesini de istemiyoruz. Bu ikisi arasındaki dengeyi ustaca kurmak gerekiyor'' dedi.
Babacan, ''İstanbul Finans Merkezi eylem planının gerektirdiği yasal düzenlemeleri şu anda hazırlamak üzereyiz ve önümüzdeki 1-2 ay içinde TBMM'ye sunmayı düşünüyoruz'' diye konuştu.
Büyüme rakamları revize edilebilir
Babacan, gelecek yıla ilişkin büyüme rakamlarındaki beklentiler konusunda, orta vadeli programdaki yüzde 4'lük büyüme rakamının, Avrupa'da işlerin orta halli gittiği bir senaryoya göre hazırlandığını, işlerin iyi gitmesi durumunda yukarı yönlü, kötü gitmesi durumunda aşağı yönlü revize edilebileceğini kaydetti.