P&G'nin ana sponsorluğunda Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi (UEZ), Sapanca ilçesindeki bir otelde başladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nın da katıldığı zirvenin açılışında konuşan P&G Avrupa Başkanı Loic Tassel, kurumunun tarihi hakkında bilgi verdi.
Tassel, P&G Türkiye'nin Türk tüketicilerine üstün ürünlerle hizmet verdiğini belirterek, Türkiye'de tüketici dostu inovasyonlar yapmaya devam edeceklerini kaydetti.
Bu inovasyonları sürdürülebilir şekilde yapmak istediklerini dile getiren Tassel, "Türk fabrikalarımızda atığı yüzde 88, enerji tüketimini yüzde 19, su tüketimini yüzde 27, gaz emisyonunu da yüzde 29 azalttık. 2005-2019 arasında 70 bin tondan fazla plastiği geri dönüştürdük. Gebze'deki fabrikamızda kullandığımız enerji yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan geliyor." diye konuştu.
Tassel, P&G Türkiye'nin 4 alanda doğrudan ve dolaylı olarak 2 bin 500'den fazla insana istihdam sağladığını aktararak, eğitim, sağlık ve spor alanlarında 30 Türk sivil toplum kuruluşuyla projeler geliştirdiklerini anlattı.
Sloganlarının "Sevgi her kapıyı açar" olduğunu belirten Tassel, "P&G Türk ekonomisi ve toplumunun bir parçası. Bir iş lideri olarak son derece güveniyorum ki Türkiye potansiyelini karşılamaya devam edecek ve global ekonomideki konumunu daha da kuvvetlendirecek. P&G Türkiye, P&G Avrupa için net bir büyüme kaynağıdır. Türkiye'nin çok büyük bir potansiyeli var, çok net görülüyor bu. Hem imalat hem de yönetim merkezi olarak ileri bir girişimcilik kültürü var ve çok kuvvetli bir tedarik zinciri var." diye konuştu.
Capital&Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük de zirveyi geleceğe taşıyacak kurumsal bir yapı ve strateji oluşturduklarını kaydetti.
Büyük, dünya genelinde son birkaç yıldır hüküm süren salgın, savaş gibi olayların sosyal ekonomik problemleri derinleştirdiğine işaret ederek, şunları söyledi:
"Bu problemlerin çözümü için tüm ülkelerin hem siyasi hem iş liderlerinin birlikte çalışması, ortak akılla hareket etmesi gerekiyor. Sağlıktan tarıma, sanayiden turizme, eğitimden ekonomik sistemin işleyişine her alanda daha sürdürülebilir, daha doğa dostu ve eşitlikçi yeni sistemlerin kurgulanmasına artık daha fazla ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz. Bu noktadan hareket ederek zirvemizin ana temasını 'Yeni Küresel Düzeni Tasarlamak, Birlikte İyileştirme, Birlikte Değişim ve Dijitalleşme' olarak belirledik."
Bu tema altında 2 gün boyunca global ekonomiden sürdürülebilirliğe, dijitalleşmeden enerjiye 13 farklı başlıkta 80'den fazla konuşmacının katılacağı oturumlar gerçekleştireceklerini aktaran Büyük, "Dünyayı nasıl daha iyi bir hale getirebileceğimizi ve eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye, bankacılıktan teknolojiye tüm sistem ve sektörlerimizi nasıl birlikte iyileştirebileceğimizi konuşacağız." dedi.

Zirve kapsamında P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Tankut Turnaoğlu moderatörlüğünde "Türkiye'nin Yeni Gelecek Vizyonu" konulu oturum gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, oturumda, salgın sonrası dönüşümlerin tamamlanmadığını söyledi. Merkez bankalarının politikalarının dünyadaki bütün ekonomik aktivite hızını belirlediğini belirten Dağlıoğlu, temel ihracat pazarlarında tüketici talebinin azalmasına dair ön görülerin olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin dayanıklı ve çok hızlı büyüyen bir ekonomiye sahip olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin son 20 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sürekli reform ajandası var, sürekli yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik hamleler yapılıyor. Bunun devam etmesi, yatırımcılar için ayrı bir motivasyon sağlıyor. Yetenekli iş gücünün Türkiye'de olması, bizim için bir avantaj. Yatırımcılar da buna çok kıymet gösteriyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde dünyanın batı tarafında iş gücüne erişimin ve iş gücünün şirket içi organizasyonlar içinde tutmanın zorluğuna dair birçok tartışma var. Her gittiğimiz yerde bunu dinliyoruz. Türkiye'nin pandemi döneminde uyguladığı politika, herhalde pandemiden sonraki dönemde de hızlı istihdam artışımıza katkı sağlayan bir şey oldu."
Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç da dijitalleşmenin hayatın bir parçası olduğunu kaydetti.
İnternet kullanımı ve dijitalleşmenin hızlandığına işaret eden Koç, "Pandeminin de olağanüstü etkileri oldu. Pandemi tedbirlerinden birçoğunu bıraktık ama dijitalleşmenin kattığı bazı özellikleri halen kullanıyoruz. Artık uzaktan çalışma yeni normal olmaya başladı. Aynı zamanda dijitalleşme sayesinde daha fazla sanal toplantılar yapabilir hale geldik." diye konuştu.
Merkezi sistemlere, blok zincir teknolojilerine çok yoğun çalıştıklarını belirten Koç, "Kasım 13'te de ilk defa e-devlet teknolojileriyle blok zinciri birleştiren bir hekaton gerçekleştiriyoruz çünkü şunun farkındayız dünyada bir algı var, denklem var, esasında blok zincir=kripto, bu yanlış bir algı. Bunu kırmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Koç, gençleri dijital sistemlere kanalize etmek için çalışmalar yaptıklarını anlatarak, Dijital Dönüşüm Ofisi olarak özellikle yeni teknolojiler üzerinde çalışanları desteklediklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay ise ekonominin, finansın, üretimin en asli unsurunun insan olduğunu söyledi.
Atay, ülkede yaşayan herkese yetenek olarak bakıldığının ve eşit mesafede yaklaşıldığının, liyakatin esas alındığının altını çizerek, Türkiye'de insan kaynağının yetenek olduğunu, bu yeteneğin iş hayatına ulusal ve uluslararası arenada dahil olmasının etkinliğini sağlayabilecek araçları, enstrümanları geliştirdiklerini kaydetti.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa 4,8 milyar satır veriyi birbiriyle konuşturmak suretiyle bir data havuzu oluşturduklarını anlatan Atay, Ulusal Staj Programının detaylarından bahsetti.
Programa kapsamında yaklaşık 110 bin öğrencinin kamuda staj yaptığını, özel sektörden 1300 staj çıktığını dile getiren Atay, İGA İstanbul Havalimanı yönetiminin bu havuzdan 1000 kişi alarak staj imkanı sağladığını söyledi.
Özel sektörün aynı ilgiyi göstermediğini belirten Atay, hiçbir masraf olmadan, işe alım süreçlerinin sıfıra indirgendiği ve liyakatin esas alındığı sistemin OECD ve BM heyetince örnek alındığını belirtti.
Atay, bu kadar veriyi, işlemi daha iyi yönetebilmek için dijitale indirgediklerini aktararak, "İlk defa söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin 2023-2027 stratejik insan kaynağı planlamasını, 5 yıllık planını yapacağız. Nasıl ki sizin kalkınma, ekonomik planlamalarınız var, artık insan kaynağı planlamamız da olacak. Yalnız başımıza mı yapacağız? Tabii ki değil. İlgili bütün paydaşları içerisine almak suretiyle stratejik insan kaynağı planlamasına geçiyoruz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan, dünyanın son 4-5 yıldır ender dönemlerden geçtiğini söyledi.
Aşan, İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) çalışmalara değinerek, "Tabii ben açıkçası şimdiye kadar çoktan yerleşmenin başlamasını ümit ediyordum ama maalesef pandemi süreci uzattı. Artık çok şükür yavaş yavaş yerleşecek hale geldi." dedi.
İFM'de yer alacaklardan katılımcı belgesi almalarını isteyeceklerini belirten Aşan, "Tek Durak Büro adında tek merkezden bütün problemleri çözebileceğimiz bir yapı oluşturduk. Özellikle gelecek yabancı misafirler için bir gün içinde çalışma izinlerini, iş yeri açma izinlerini çıkartabilecek bir hıza ulaşmayı hedefliyoruz." diye konuştu.
Aşan, finansal teknoloji ve birçok alanda düzenleme yaptıklarını aktararak, gelecek dönemde Milli Fintek Strateji Belgesi'ni kamuoyuyla paylaşacaklarını, ayrıca Türkiye Fintek Rehberi'ni tamamlamak üzere olduklarını, bunu da yakın zamanda sektörün istifadesine sunacaklarını sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


