
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, "Bizim ne planlarımızda ne hedeflerimizde bor madenlerinin özelleştirilmesi diye bir şey yok" dedi.***
ŞANLIURFA
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, DSİ 15. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonunda, bakanlık bürokratları, kaymakamlar ve muhtarların katılımıyla düzenlenen ''İl Koordinasyon Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, gazetecilerin sorusu üzerine bor madeniyle ilgili düzenlemelere değindi.
Bu konuda bir çalışma yapıldığını aktaran Yıldız, defalarca, altını kalın çizgilerle çizmiş olmalarına rağmen bir kısım yanlış anlamaları Şanlıurfa'da düzeltme ihtiyacının hasıl olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
''Bor bizim kıymetli madenlerimizden ve nadir elementler içerisinde bulunuyor, stratejik bir önemi var. Biz boru özelleştirmeyi düşünmüyoruz. Ne böyle bir niyetimiz ne de böyle bir gayretimiz var. Böyle bir çalışma yapmıyoruz. Hatta daha da ötesi söyleyeyim. Sizin tapulu arazinizin içerisinde bor bulunsa, bu bor devletindir. Herhangi birisi gelip, burada özel sektör 'benim tapulu arazimin içinde çıktı bile' diyemez. Devlet, gerekirse orayı kamulaştırır. Sizin içerisinde oturduğunuz evin de bahçenin de sahibi haline gelir bordan dolayı.
Kamunun kontrolünde ve böyle de kalmaya devam edecek. Bizim ne planlarımızda ne hedeflerimizde, bor madenlerinin özelleştirilmesi diye bir şey yok. Bakıyorum bazı arkadaşlar bu bor madenini özelleştirecek misiniz? diyorlar. Tekrar tekrar söylüyorum bor madenini özelleştirmeyeceğiz. Bor madenini özel sektör eliyle ürettirmeyeceğiz. Yalnızca bizim adımıza fabrikaların kurulmasına ve yine bizim verdiğimiz madeni, bizim adımıza işletmesine izin vereceğiz. Çıkan maden ne olacak? Çıkan madeni yine biz alacağız kamu olarak. O açıdan böyle bir yanlış anlaşılmaya müsaade edilmemesi açısından bunu söylüyorum.''
Oktay Ekşi'den kazandığı tazminat
Oktay Ekşi'nin söz konusu yazısında kendilerine hakaret dolu cümleler yönelttiğini anlatan Yıldız, ''Sayın Başbakanımız, Su ve Orman İşlerinden sorumlu Bakanımızı da aynı şekilde itham ederek bir yazı yazmıştı. Biz de manevi tazminat davası açtık ve kazandık. 4 bin TL civarında sembolik tazminat kazandık. Annelerimize olan hakaretten dolayı ve özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımıza bunu devretmeyi düşünüyorum. Buradan alınacak parayı sayın Bakınımız da mutlaka annelerimizin içinde bulunduğu sosyal politikayla alakalı konuda kullanacaktır. Dolayısıyla toplum vicdanı bu tür hakaretlere, bundan sonra yol açılmaması açısından, yek vücut ve tek dil oluşturması açısından bu kararın manidar olduğu kanaatindeyim'' şeklinde konuştu.