
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Türkiye bu yıl yüzde 4 büyümeyi başarırsa, yumuşak inişi başarmış olacaktır'' dedi.***
İSTANBUL
Şimşek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde düzenlenen ''Uluslararası tartışma ortamında transfer fiyatlandırması'' konulu sempozyumun açılışında konuştu.
Türkiye'nin, 2011 yılında muhtemelen dünya ekonomisinin büyümesinin 2 katı bir hızla büyüdüğünü kaydeden Şimşek, ''Dünya ekonomisinin yüzde 4 büyüyeceğini düşünürsek, Türkiye muhtemelen yüzde 8'in üzerinde büyüme yakaladı 2011 yılında'' dedi.
Birçok açıdan yapısal reformların uygulamaya konulduğunu, Türkiye'nin kriz sonrası dönemdeki güçlü performansının bir tesadüf olmadığını dile getiren Şimşek, şöyle dedi:
''Gerek dünya ekonomisindeki yavaşlama, gerekse Avro Bölgesindeki borç sorunları nedeniyle, gerekse bizim iç talebimizin bir miktar daha makul seviyelere çekilmesi için hükümet olarak bizim aldığımız tedbirlerle birlikte, biz 2012 yılında büyümenin daha makul düzeylere, yüzde 4'e geleceğini öngörüyoruz. Türkiye eğer yüzde 4'lik büyümeyi bu sene başarırsa, yumuşak inişi başarmış olur.
Yumuşak inişten kast ettiğimiz şey şu; Türkiye son 2 yıldır iç talep tarafından desteklenen, esas itibariyle iç talep tarafından sürüklenen çok güçlü bir büyüme yaşadı. Hükümet olarak bizim iç talebi bir miktar yumuşatma çabamız da esas bundan kaynaklanıyor. Bundan dolayı, eğer Türkiye yüzde 8-9'luk bir büyüme oranından yüzde 4 civarında büyüme oranına, bu geçişi sağlayabilirse, bir anlamda yumuşak inişi de sağlamış olacak. Biz bunun mümkün ve olası olduğunu düşünüyoruz. Son dönemde gelen veriler de o yönde... Yani özetle, kısa vadeli bir perspektifle baktığınız zaman, muhtemelen beklentilerin bir miktar iyileşmeye başladığı dönemdeyiz."
Türkiye'ye ilgi büyük
Türkiye'nin önümüzdeki 40 yıl içerisinde gerek Avrupa'da gerek dünyada konumunu daha da güçlendireceğini kaydeden Şimşek, 2050 yılında uluslararası bir çok çalışmanın Türkiye'yi Avrupa'nın en büyük ikinci ekonomisi olarak gösterdiğini, dolayısıyla Türkiye'nin bu anlamda orta uzun vadeli bir perspektifle bakıldığı zaman cazip bir ülke konumunda olduğunu kaydetti.
Cazip olmanın beraberinde yeni hususlar getirdiğini, bunlardan birinin de Transfer Fiyatlandırması olduğunu belirten Şimşek, "Bu beraberinde hakikaten vergi yönetimi açısından, Maliye Bakanlıkları açısından bir takım sorunları da getiriyor. Çünkü çok uluslu şirketler, sonuçta herkes mümkün olan en az vergiyi vermek istiyor.Türkiye'nin ekonomik potansiyeli artık sadece kağıt üzerinde değil, aslında gerçekleştirilebilir çok güçlü bir performansa dönüştürülebilir bir potansiyel olarak görülüyor. Ondan dolayı da Türkiye'ye ilgi büyük" diye konuştu.