İSTANBUL
İstanbul Finans Zirvesi (IFS) Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Yülek, zirvede yaptığı konuşmada, 2013 yılının Türkiye ve gelişmekte olan piyasalar açısından iyi bir yıl olduğunu söyledi.
Son 2 çeyrekte Avrupa Birliği (AB) ekonomisinin biraz sıkıntılı büyüdüğünü gördüklerini bildiren Yülek, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) geçen haftaki bazı açıklamalarının da tedirginlik oluşturduğunu dile getirdi.
Yülek, 5 yıldır dünya ekonomisinin kriz psikolojisinden çıkamadığını kaydetti.
Böyle bir ortamda zirvenin bu yılki ana temasını "yenilikçi finans" olarak belirlediklerini anlatan Yülek, IFS danışma kurulunun uzun dönemli eğilimleri temel almaya çalıştığını ifade etti.
2012 yılında ABD'de Barack Obama yönetiminin Türkçe'ye "imece finansmanı" olarak çevrilen bir kanun çıkardığını anımsatan Yülek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İmece finansmanı, çok sayıda yatırımcı ile çok sayıda tasarrufçu arasında yapılandırılmış finansal kesim için devrimsel niteliği olan bir değişiklik. Yani bankalar kesimini veya sermaye piyasalarını bir manada aradan çıkartıyorsunuz ve küçük tasarrufu olsa bile yatırımcılara doğrudan müteşebbis ile karşı karşıya gelip, sermaye sahibi hissedar olma imkanı getiriyorsunuz. Bana kalırsa bu finansal açıdan devrimsel bir düzenleme idi.
Tabi konu Amerika'da halen tartışılıyor. Yatırımcı ile tasarrufçunun direk karşı karşıya getirilmesi, bir çok problemi de beraberinde getirebilir. Ama sonuç olarak ortaya ciddi bir teşebbüs çıkıyor. Amerika kabaca finansal kesim açısından dünyanın en gelişmiş ülkesi. Demek ki Amerika da bir şeylerden rahatsız ki, finansal piyasaları veya finansmana erişimin yeterli olmadığını düşünüyor ki kendi içinde finansmana yenilik getirmeye çalışıyor."
"Yenilikçiliğin finansmanına biraz daha ciddi bakmamız gerekiyor"
Yülek, Türkiye gibi ülkelerde finans sektörünün ekonomiye daha iyi entegre olmasını ve daha iyi hizmet etmesini sağlayacak şekilde finansal sektörün yenilenmesinin devem etmesi gerektiğini söyledi.
Bazen fazla yaratıcılığın finansal kesimde krizleri de beraberinde getirdiklerini bildiklerini aktaran Yülek, finansal yenilikçilik ile borcu olmayan regülatif yenilikçiliğin el ele gitmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye gibi ülkelerde büyümenin tek kaynağının artık yenilikçiliğe doğru gittiğini bildiren Yülek, "Çünkü sermaye ve emekten daha fazla büyüme elde etmenin Türkiye dahil bir çok ülkede artık sonuna gelinmiş durumda. Evet başka ülkelerde halen böyle bir imkan var. Ama bizim gibi veya daha gelişmiş ekonomilerde iktisadi büyümenin tek kaynağı yenilikçilik ise o zaman yenilikçiliğin finansmanına biraz daha ciddi bakmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Şekerbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Hasan Basri Göktan ise yapılan araştırmalara göre bugün hala Türkiye'de bankacılık hizmeti ile hiç tanışmamış 15 milyon insanın bulunduğunu dile getirdi.
Göktan, toplumun tüm kesimlerinin kaynaklara ulaşamadığına ve esnafın operasyonel maliyetinin yüksek olduğuna dikkati çekti.
TİM Başkanı Büyükekşi
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ise konuşmasında, ihracatla finansı birbiriyle yakın ilişki içinde gördüklerini, bundan sonraki dönemde de ihracatla finansın her zaman birbirini destekler nitelikte olmasını önemsediklerini söyledi.
Büyükekşi, 2013 yılında ihracatın Türkiye'nin büyümesinde itici güç olamadığını ancak 2014 yılında tam tersi bir gelişme seyrettiğini aktararak, özellikle 1. ve 2. çeyrek büyümesinde ihracatın büyümeye olumlu katkı verdiğini ifade etti.
Beklentilerinin, 3. ve 4. çeyrekte de ihracatın büyümeye olumlu katkı vereceği yönünde olduğunu belirten Büyükekşi, "İhracat artarken ithalat azalıyor, böylece cari açık geriliyor. Bu da Türkiye açısından son derece önemli" dedi.
TİM Başkanı Büyükekşi, Türkiye'nin ihracatını, Ortadoğu'da yaşanan bu kadar krize karşın yaklaşık yüzde 5,5 seviyesinde artırdığına dikkati çekerek, ihracatın ilk 8 ayda 105 milyar dolara yükseldiğini, son 12 aylık ihracatın da 160 milyar dolara yaklaştığını söyledi.
Bunun ana sebebinin, Avrupa Birliği'ndeki (AB) ilk 6 ayda görülen olumlu gelişmeler olduğunu belirten Büyükekşi, şöyle devam etti:
"AB ile yaptığımız ihracatta ilk 8 ayda yaklaşık yüzde 13 artış var. Şu anda verilere baktığımızda AB'ye ihracatımız aynı şekilde artmaya devam ediyor. Aslında AB'de yaşanan olumlu gelişmelere, özellikle Irak konusundaki olumsuz gelişmeler eklenmeseydi, biz ihracatımızı çift haneli artırmış olacaktık. Irak'a yaptığımız ihracattaki 10 puanlık artış veya düşüş, toplam ihracatımızı bir puanlık etki yapıyor. Yani temmuz ayında Irak ihracatımız yüzde 49 düşüş gösterdi ve o ay bizim ihracatımıza 5 puan olumsuz katkısı oldu. Bu yüzden özellikle Irak pazarı bizim açımızdan son derece önemli. Ancak sevindirici bir gelişme şu ki, temmuz ayında yüzde 49 olan düşüş, ağustos ayında yüzde 25'e geriledi, eylül ayında bu düşüşün yüzde 15'lerin de altına gitmesini öngörüyoruz.
Suriye örneğine bakıldığında ise Suriye ihracatımız geçen yıllarda düşerken, geçen ay yüzde 100 artış gösterdi. 8 aylık rakamlara bakıldığında ise Suriye ihracatımızda yüzde 80 artış var. Irak ile ihracatımız da inşallah işler düzelince eski artış trendine girecek. Bu yüzden biz Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir olması için biz mutlaka ihracat odaklı bir büyüme stratejisiyle olacağına inanıyoruz. Büyümenin kaynağının mutlaka ihracata dayalı bir üretim stratejisi olmasının altını çiziyoruz. Şu andaki beklentiler, Türkiye ekonomisi için yüzde 3 civarında bir büyüme. Biz ihracatçılar büyümenin yüzde 4'e yaklaşacağını düşünüyoruz."
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Turhan
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, yaptığı konuşmada, dünyanın köklü bir iktisadi değişimden geçtiğini belirterek, bu ölçekte değişimlerin yüzyılda ancak bir kere gerçekleşebileceğini ifade etti.
Finans sektörünün reel sektörü yeteri kadar destek olmadığı ve zaman zaman spekülatif işlemlerle reel iktisadi faaliyetle irtibatını azalttığı yönündeki tartışmalara değinen Turhan, Borsa İstanbul olarak bu eleştirilerden hareketle, finans sektörünün reel sektöre üretim, yatırım ve istihdam için etkili bir dinamo görmesini sağlamaya yönelik çalışma içinde olduklarını ifade etti.
Yenilikçi şirketlerin finansmanını kolaylaştırmak için kasım ayında faaliyete başlayacak olan Özel Pazar'ı kurduklarını anlatan Turhan, şöyle konuştu:
"Özel Pazar'da, erken dönem yatırımcıları olan melek yatırımcılar, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları, özel sermaye şirketleri de dahil olmak üzere her türlü erken aşama finansmanının, iyi bir projesi ve güçlü bir iş planına sahip ama henüz kurulma aşamasında olan veya belli bir süredir faaliyette bulunmakla beraber banka kredisine veya halka arz imkanlarına erişimde henüz yeterli olgunluğa ulaşamamış şirketlerimizle bir araya geleceği yeni bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz.
Bu platformda, bir tarafta yeni girişimciler ve yükselen girişimciler olmak üzere girişimcilerimiz, bir tarafta melek yatırımcılardan özel sermaye şirketlerine kadar yatırımcılar, bir tarafta da bu iki grubun bir araya gelmesini kolaylaştıracak bağımsız denetimden hukuk bürolarına, danışmanlık şirketlerinden aracı kurumlara kadar bu ekosistemin diğer katılımcılarını bir araya getirecek bir ağ oluşturacağız."
Bu platformun, şirket evliliklerini kolaylaştıracak bir çöpçatanlık sitesi gibi düşünülebileceğini belirten Turhan, buradan ortaya çıkacak sinerjinin Türkiye sermaye piyasaları için bir fidanlık ve kuluçka merkezi görevi yapacağını ifade etti.
Bugün Borsa İstanbul, Kazakistan Borsası ile bir mutabakat anlaşması imzalayacaklarını belirten Turhan, bunun da bölgede etkinliklerini artıracak ve işbirliği imkanlarını geliştirecek önemli bir adım olduğunu söyledi.
Turhan, İstanbul Finans Zirvesi'nin kendilerinin bu çalışmalarına önemli bir arka plan ve katkı sağladığını da sözlerine ekledi.
NASDAQ OMX Group Başkan Yardımcısı Frucher
NASDAQ OMX Group Başkan Yardımcısı Sandy Meyer Frucher, "5. İstanbul Finans Zirvesi" kapsamında düzenlenen "Sermaye Piyasaları ve Yenilikçilik" oturumunda konuştu.
Borsa İstanbul ve Nasdaq arasındaki uzun zamandan beri devam eden işbirliğinin istikrarlı ve pozitif gittiğini belirten Frucher, "Borsa İstanbul’un kuruluşu gerçekten çok büyük bir projeydi, daha önce yapılmamış, bütün piyasaların tek bir piyasa içinde merkezileştirilmesi çok zor bir şeydi. Ve bu Türkiye'de yapıldı. Çok da iyi bir performans ortaya koydu" ifadelerini kullandı.
Frucher, Borsa İstanbul’da çok iyi bir kamu politikasının izlendiğini belirterek, sürecin başında piyasaların entegrasyonunun geldiğini, bunu yapabilmek için de teknoloji entegrasyonun yapılmasının gerektiğini, vurguladı.
Borsa İstanbul’un bu ortak teknoloji entegrasyonunu yaptığına dikkati çeken Frucher, "Dünyada bunu yapan başka kimse görmedim. Biz buna baktık ve bu müthiş bir fırsat dedik" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin zor bir bölgede olduğunu belirten Frucher, "Komşuları açısından bakıldığında Türkiye'nin pek şanslı olduğunu söyleyemeyiz ama tarihsel olarak bakıldığında dengeli bir konumu var. Yıllardır her ülkede inişler çıkışlar yaşanmış ama Türkiye bir şekilde dengeli konumunu her zaman koruyabilmiş, bu çok önemli" değerlendirmesinde bulundu.
Çok büyük şirketlerin Türkiye'de gayet iyi işler yaptığına işaret ederek, NASDAQ'ın Borsa İstanbul ile işbirliği fikrinde, bu coğrafyada iş yapmanın ne anlama geldiğinin anlaşılmasının da yattığını söyledi.
HSBC Birleşik Arap Emirlikleri Küresel Sermaye Finansmanı Yöneticisi Davud
5. İstanbul Finans Zirvesi"nde (IFS) moderatörlüğünü Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Hakan Tokaç'ın yaptığı "Yenilikçi Kalkınma ve Altyapı Finansman Yöntemleri" paneli gerçekleştirildi.
Panelde konuşan HSBC Birleşik Arap Emirlikleri Küresel Sermaye Finansmanı Yöneticisi Muhammed Davud, son zamanlarda Ortadoğu'da, Asya'da ve küresel anlamda İslami finansın geliştiğini ifade etti. Davud, şunları söyledi:
"Son 5 ile 7 yıllık zaman zarfına bakacak olursak bu piyasada güçlü bir büyümenin olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki 10-15 yılda İslami finansın daha derin etkilerini göreceğiz. Türkiye, Ortadoğu ve Asya'daki etkilerini görüyor olacağız. Sonuç olarak ekonominin özellikle çekirdek piyasanın dışına çıktığını ve onları da etkilediğini görüyoruz. İç piyasalar İslami likiditeyi de etkiliyor. Önümüzdeki 10 yıllık zaman zarfı içinde İslami finans çok sağlıklı düzeyde büyümeye devam edecek. İslami finansın işlediği çoğu piyasada aslında bankacılık sektörünün penetrasyonu çok düşük. İslami finansın yaptığı şey şu; geleneksel likidite fonlarının daha iyi çalışan bir sistem haline dönüşmesini sağlıyoruz."
Davud, sukuk piyasasının da çok büyük gelişme gösterdiğini aktararak, son 2-3 yılda Türkiye tarafında da sukuk piyasasının etkilerini daha fazla gördüklerini ve bu piyasanın büyümeye devam edeceğini dile getirdi.
İslami likidite ve finansın ihtiyaçlara nasıl çare olacağının ilerleyen süreçte görüleceğini belirten Davud, "Geçmişte bakıldığında hükümetlerin piyasalara erişimini görüyorduk, şimdi şirketlerin de bunun gerçekleştirdiğini görüyoruz" diye konuştu.
Alman KfW Kalkınma Bankası Güneydoğu Avrupa ve Türkiye Direktörü Tiskens
Alman KfW Kalkınma Bankası Güneydoğu Avrupa ve Türkiye Direktörü Christoph Tiskens de genel olarak bakıldığında KfW'nin bir kalkınma bankası olduğunu anlattı. Tiskens, mali alanlarda tüm bölgelerde daralma hissetmeye ve ulusal düzeydeki bankaların kredi vermede isteksiz olmaya başladıktan sonra bu alana girdiklerini aktardı.
Kalkınma bankalarının oluşabilecek boşlukları doldurma potansiyellerine dikkati çeken Tiskens, "KfW olarak rolümüzü aktif şekilde oynuyoruz. Avrupa'daki en büyük kamu teşvik bankalarından biriyiz" dedi.
Kendileri için Türkiye'nin en önemli ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Tiskens, "Bir kalkınma bankası olarak kamu finansmanı ihtiyaçlarını hedefliyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Malezya Khazanah Nasional Berhad Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdürü Mohd Izani Ghani de farklı ülkelerde geniş bir portföye sahip olduklarını belirtti. Ghani, sektör bazında mali hizmetler, sağlık, altyapı, inşaat, turizm, emlak ve lojistik gibi alanlarda çalışmalarının bulunduğunu da sözlerine ekledi.
15 ülkeden 64 konuşmacı katılıyor
Anadolu Ajansının üst üste ikinci defa global iletişim ortağı olduğu, geçen yıl 15 ülkeden toplam 64 konuşmacının yer aldığı ve 50'den fazla ülkeden binin üzerinde davetlinin katıldığı 5. İstanbul Finans Zirvesi (IFS), 16 Eylül'de sona erecek.
"Yenilikçi Finans" temasının işlendiği zirvede bu yıl konuşmacı olacak küresel ekonomi liderleri, küresel dünyanın gündemindeki konuları, birçok spesifik başlık altında irdeleyecek, ülke deneyimlerini, en iyi uygulamalar ve çözüm önerileriyle sunacak.
Zirvenin ikinci gününde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımı bekleniyor. Zirvede, yerli ve yabancı finans piyasalarının önde gelen temsilcileri çeşitli sunumlar gerçekleştirecek.
Muhabir: Elif Ferhan Yeşilyurt
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
