Dolar
43.73
Euro
51.70
Altın
4,860.72
ETH/USDT
1,953.70
BTC/USDT
66,932.00
BIST 100
14,261.20
Eğitim, arşiv

YGS sonuçları açıklandı

YGS sonuçları açıklandı. Adaylar, sonuçları http://www.osym.gov.tr veya http://sonuc.osym.gov.tr internet adreslerinden, T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle öğrenebilecek.

29.03.2014 - Güncelleme : 29.03.2014
YGS sonuçları açıklandı

ANKARA

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (2014-YGS) sonuçları açıklandı. 

Adaylar sınav sonuçlarını ÖSYM'nin internet sitesinden T.C kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecek. 2014-YGS Sınav Sonuç Belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.

Sınava giren adayların cevap kağıtları daha sonra erişimlerine açılacak. Adaylar, kendi cevap kağıtlarının görüntüsüne, ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numaraları ve şifreleri ile erişebilecek.

ÖSYM yetkililerinden alınan bilgiye göre, Merkez bu yıl sınavda 500 tam puan alan adayları açıklamayacak. Merkez adaylardan izin aldıktan sonra adayların bilgilerini paylaşacak.

Soruda iptal olursa ÖSYM bunu açıklamaktan kaçınma

ÖSYM'den yapılan açıklamada, YGS'ye girerek sonuçlarını bekleyen 1 milyon 950 bin 163 adayın ve ailelerinin heyecanlı bekleyişini en kısa sürede bitirebilmek amacıyla tüm ÖSYM personelinin, sınavın yapıldığı tarihten bu yana büyük bir özveri ile çalışarak sınav sonuçlarını 29 Mart'ta açıklama aşamasına getirdiği bildirildi. 

Yaklaşık 6 aydır sınavda sorulacak soruların oluşturulmasından, sınav sonrasında sonuçların açıklanmasına kadar geçen süre içerisinde her anının dakika dakika planlandığı bu sürecin hak ve adalet ölçüsünde, sorunsuz ve büyük bir başarıyla planlandığı gibi tamamlandığı ve değerlendirme sürecinin sonlandırıldığı belirtilen açıklamada, her cevap kağıdının optik okuyucularda iki kere okunduğu ve kontrol edildiği vurgulandı.

175 sınav merkezinde, 6 bin 475 sınav binasında, 106 bin 312 salonda, 309 bin 237 sınav görevlisinin nezaretinde 160 dakika boyunca adayların bilgilerini cevap kağıtlarına işaretlediği kaydedilen açıklamada, sınavın başarılı olmasında tüm adayların, veliler, vatandaşlar, medya mensuplarının anlayışları ve yapıcı tutumlarının büyük önem arz ettiği bildirildi. 

Özellikle sınav sürecinin performansını artırmak üzere ÖSYM tarafından son 3 yıl içerisinde geliştirilen sistemler ve yöntemlerin eksiksiz ve sorunsuz uygulandığına işaret edilen açıklamada, sınav merkezlerinde oluşturulan sınav koordinasyon kurullarının tüm ilgili kurum ve kuruluşların büyük uyum içinde çalışmasının sağlandığı, bunun da sınav güvenliği ve konforuna önemli katkı ürettiği aktarıldı.

Adayların bilgilendirilmesi çalışmalarının meyvesini verdiği ve adayların ÖSYM sınav uygulama ilkelerine büyük uyum içinde olduklarının gözlemlendiği aktarılan açıklamada, bunun da sınav sürecinin performansına önemli katkı sağladığı ifade edildi.

Adayların sınav başvurularının zamanında yapılmasının sınav sürecinde gecikmelerin önüne geçtiğine işaret edilen açıklamada, görevli akademisyen ve öğretmenlerin sınav günü görevlerini yerine getirme konusunda istekli olmaları ve sınavın, kurallarına uygun yürütülmesine büyük bir destek vermelerinin sürece önemli katkı sağladığı kaydedildi.

Açıklamada, ÖSYM'nin oluşturduğu Sınav Koordinasyon Merkezinde, sınav evrakının basımevinden alınarak sınav merkezlerine gönderildiği andan, tekrar ÖSYM'ye geri gelinceye kadar her adımının izlendiği ve sınav günü, sınav binalarında, sınav salonlarında oluşan sorunlara anında çözümler üretildiği vurgulandı. 

ÖSYM sınav sistemindeki değişiklikler ve gelişmelerin anında görevlilere aktarılabilmesinin her yerde aynı uygulamaların geciktirilmeden uygulanmasının sağlandığı bildirilen açıklamada, sınav salonlarının büyük kısmının kamerayla izlenmesi nedeniyle sınavın yürütülmesinde büyük titizlik gösterildiği ve ilgili kayıtların tutulduğu bildirildi.

Açıklamada, tüm birimlerde oluşturulan "takım ruhu"nun, sonuçların çok kısa sürede açıklanmasında bir kez daha kendisini gösterdiğini belirtildi. 

Açıklamada, ÖSYM Yönetim Kurulu'nun 2014-YGS'de sorulan soruların sadece yüzde 20'sinin yayınlanmasını kararlaştırdığı anımsatıldı. Bunun nedeninin kesinlikle şeffaflık ilkesinden vazgeçmek olmadığı vurgulanan açıklamada, "ÖSYM tarihinde hiç bir zaman son 3 yıl içinde olduğu kadar şeffaf olmadığını kamuoyunun dikkatine özellikle sunarız. Her aday sınavda kullandığı kedisine ait cevap kağıdının taranmış bir kopyasını ve kendisine ait cevap anahtarını sınav sonuçları açıklandıktan sonra görebilmektedir. Puan hesaplanması sırasında kendisine verilen kitapçığın cevap anahtarının kullanılıp kullanılmadığını kontrol edebilmektedir. Bu kapsamda herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. ÖSYM'nin soru geliştirmede güçlük çektiği iddiası ile soruları tekrar sormak için yayınlamadığı düşüncesi asılsız ve doğru değildir. Tüm dünyada ölçme sistemlerinin en önemli özelliği ölçme kalitesidir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, soruların yayınlanmaması kararının arkasındaki nedenlerle ilgili olarak şunlar kaydedildi:

"-ÖSYM son 3 yılda, sınav adaletini temin etmek, herkese sadece kendi hak ettiğini vermek, kimseye haksız kazanım sağlamamak üzere hem Türkiye'de hem de Dünyada ölçme alanında örnek alınacak devrim niteliğinde çok sayıda proje ve uygulamayı gerçekleştirmiştir. Bu sadece menfaat çevrelerini rahatsız etmiştir. ÖSYM sınav sorularını yayınlamayarak soruların eksikliğini, yanlışlığını gizleme girişiminde asla bulunmayacaktır. Bunu düşünmek bile hem ÖSYM'ye hem Türkiye'ye büyük bir haksızlık olur. Sınav sonrasında yapılan bilimsel analizler ve adayların verdikleri cevaplar büyük bir titizlikle incelenmektedir.

Tüm ÖSYM sınavlarında sınava katılan adayların bir yandan puanları hesaplanırken diğer yandan da soruların bilimsel analizleri yapılır. Analiz sonuçları ilgili kurullar tarafından ele alınır, iptal edilmesi gereken bir soru olup olmadığı incelenir. Sınav sonuçları açıklanmadan önce, ÖSYM Yönetim Kuruluna sunulmak üzere çalışmalar tamamlanır ve bu kapsamda iptal edilecek bir soru olup olmadığı tespit edilir. Eğer herhangi bir soruda iptal durumu oluşur ise herhangi bir itiraz beklemeden ÖSYM Yönetim Kurulu misyonundaki şeffaflık ilkesi doğrultusunda bunu açıklamaktan hiç kaçınmaz.

-ÖSYM, önümüzdeki yıllarda sınav kalitesinin artırılması doğru bilgi ve yeteneklerin ölçülmesi, adaylara sınav konforunun sağlanması gibi alanlara odaklanmak üzere planlar yapmış ve bu kapsamda pek çok projeyi hayata geçirmektedir. Bu konudaki yeni yaklaşımları, yöntemleri uygulamaya almak ülkemizde sınavların ölçme etkinliğini ve kalitesini artırmak için kaçınılmaz olarak değerlendirilmektedir.

-Her zaman sürekli iyileştirilmesi gereken ölçme kalitesinin artırılmasının en önemli yolu doğru bilgiyi, doğru beceriyi, doğru şekilde ölçebilecek soruları sormaktır. Bu amaçla, bir taraftan sınav yapılırken aynı sınav içerisinde gelecekte sorulabilecek "aday soruları" da denemek büyük önem arz etmektedir. Bu yolla, bir sorunun güçlük derecesi, güvenirliği, kalitesi nesnel olarak belirlendikten sonra gerçek sınav sorusu olarak sorulması için üzerinden 2-3 yıl geçmekte ve sürekli denemeler yapılarak, bilimsel yöntemler ile analizler gerçekleştirilerek soru kalitesi en üst düzeye sahip bir soru havuzu oluşturulmaktadır. Tüm dünyada sınav yapan kurumlar bu yolu izlemekte ve sınavlarda sorulan sorular kesinlikle yayınlanmamaktadır. Bu yol, soru kalitesini artırmanın tek yolu olarak görülmektedir.

-ÖSYM soru havuzu oluşturmak amacıyla soru temin etme girişimlerini kesintisiz yürütmektedir. Şu anda çok sayıda soru temin edilmiş durumdadır. Soruların yayınlanmamasının temel nedeni asla soru sayısının yetersizliği değildir. Önemli olan en doğru bilgi ve beceriyi, en doğru şekilde ölçebilecek sorulara kavuşmaktır. Bu da soruyu kaleme alıp yazmakla hemen temin edilememektedir. ÖSYM kendi iş yükünü azaltmak için böyle bir uygulama gerçekleştirmemektedir. Bu iddia asılsızdır. ÖSYM'nin niyeti açık ve çok nettir. Bilimsel ve mantıksal olarak doğru, güvenilir, ölçme yeteneği yüksek ve birbirine eşdeğerliği belirlenmiş sorulara ulaşmak hedeflenmektedir.

-Diğer önemli bir konu ise yıl içerisinde bazı sınavların birden fazla yapılabilmesidir. Sınav stresi çocuklarımız için çok önemli bir problem olduğu gibi sınav konforunu da olumsuz yönde etkileyen en önemli unsurdur. Öğrencilerin hayatlarının 160 dakika içerisinde belirlenmesi düşüncesi birçok kişiyi rahatsız etmektedir. Sınavların birden fazla yapılması durumunda eşdeğer sınav oluşturmak çok önemli bir gereksinim olmaktadır. Sınavların eşdeğerliğini sağlamanın en önemli yolu ise sınavlarda sorulan soruları bilimsel olarak eşitlemektir. Bunun için geliştirilmiş olan bilimsel yöntemler de çok açıktır ve bütün dünyada kullanılmaktadır. ÖSYM'nin de aynı yöntemleri hayata geçirmesi öğrencilerimiz ve geleceğimiz için çok önemli olduğu bir gerçektir. Burada testlerde ortak sorular sorulmakta ve bu ortak sorulara sınava girenlerin verdikleri cevaplar kullanılarak bir eşitleme gerçekleştirilmektedir. Eğer sorular önceden yayınlanır ise bunu gerçekleştirmek mümkün olmayacaktır. Ayrıca sınavlarda sorulan soruların zorluk derecelerini soruları test etmeden bilmek mümkün değildir. Bir soru ne kadar zor veya kolay ise eşdeğer bir sınavda sorulacak olan soru da aynı soru olmasa bile aynı zorlukta ve eşdeğerlikte olmak durumundadır. Bunun için de soruların önceden test edilmiş ve adaylar tarafından cevaplanarak zorluk derecelerinin bilimsel yöntemler ile belirlenmiş olması gerekmektedir.

-ÖSYM sorularının yayınlamasının diğer önemli bir sonucu ise sınavlarda belirli soru kalıplarına dayalı ölçmenin olumsuz etkilerinden kurtulmaktır. Öğrencileri daha çok ezberlemeye iten bu durumdan kurtulmanın da ölçme kalitesine ve doğru bilginin ölçülmesine katkı üreteceği bilinmektedir. Öğrencilerin okullarda öğrendikleri bilgilerin belirli kalıplar içerisinde kalmadan farklı şekillerde sorulabilmesi önemlidir. Soruların yayınlanması sürekli aynı nitelikte soruların sorulması beklentisi oluşturmakta ve bir süre sonra şu anda olduğu gibi belirli nitelik ve kalıplara bağlı bir test oluşturma kaçınılmaz olmaktadır. Halbuki ölçmede önemli olan öğrencilerin belirli kalıpları ezberlemiş olup olmadıkları değil, bir konuyu bilip bilmediklerinin ölçülmesi ve bilen ile bilmeyenin ayrıştırılmasıdır. Özellikle sıralama sınavlarında bu çok önemlidir."

Açıklamada, ÖSYM Yönetim Kurulunun soruların yayınlanmamasını kararlaştırırken bu hususlara dikkat ettiği belirtildi. 

Bunun dışındaki tüm görüş ve değerlendirmelerin doğru olmadığı ve ülkenin geleceğini şekillendiren ÖSYM gibi bir kurumun ölçme kalitesini artırma gayretlerine zarar verdiğine işaret edilen açıklamada, "Eğitim uzmanları yukarıdaki gerekçeleri çok iyi bilmekte ve tüm dünyadaki bu uygulamaların ülkemizde de şimdiye kadar uygulanmamasının aslında bir kayıp olduğunu her platformda belirtmektedirler. Bunun aksi bir bakış açısı sadece ÖSYM'nin uygulamalarına sekte vurmakla kalmayıp milyonlarca genç insanımızın da kafasını karıştırmaktadır. ÖSYM bu kapsamda herkesi daha duyarlı olmaya davet etmektedir" değerlendirilmesinde bulunuldu.

1 milyon 949 bin 737 adayın sınavı geçerli 

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına göre, sınava giren 1 milyon 950 bin 163 adaydan, 1 milyon 900 bin 92'sinin puanı hesaplandı.

ÖSYM istatistiklerine göre, ÖSYS başvuran 2 milyon 86 bin 115 adayın, 78 bin 427'si sınavsız geçişe başvurdu. Bu adayların 1 milyon 950 bin 163’ü sınava girerken, 57 bin 525’i sınava girmedi. Sınava giren adayların, 1 milyon 949 bin 737'sinin sınavı geçerli sayılırken, 426 adayın sınavı geçersiz sayıldı.

Sınava giren 1 milyon 950 bin 163 adayın, 1 milyon 900 bin 92'sinin puanı hesaplandı.

YGS-1'de adayların 1 milyon 442 bin 213'ü 140 ve üzeri, 760 bin 286'si 180 ve üzeri, YGS-2'de adayların 1 milyon 432 bin 25'i 140 ve üzeri, 714 bin 553'ü 180 ve üzeri, YGS-3'te 1 milyon 749 bin 97'si 140 ve üzeri, 1 milyon 401 bin 137'si 180 ve üzeri, YGS-4'te 1 milyon 727 bin 398'i 140 ve üzeri, 1 milyon 326 bin 807'si 180 ve üzeri,  YGS-5’te adayların 1 milyon 709 bin 921'i 140 ve üzeri, 1 milyon 305 bin 966'sı 180 ve üzeri, YGS-6’da 1 milyon 634 bin 8'i 140 ve üzeri, 1 milyon 118 bin 309'u 180 ve üzeri puan aldı.

Herhangi bir puan türünde 140 ve üzeri puan alan aday sayısı, 1 milyon 761 bin 353 iken 180 ve üzeri puan alan aday sayısı 1 milyon 423 bin 124 oldu.

Sınavda, puanı hesaplanan 1 milyon 900 bin 92 adayın, Türkçe testinden ortalamaları 18,7, standart sapmaları 8,4, sosyal bilimlerden ortalamaları 11,2 standart sapmaları 7,3, temel matematikten ortalamaları 6,1, standart sapmaları 8,7, fen bilimlerinden ortalamaları 3,5, standart sapmaları 7,3 oldu.

Son sınıfta okuyan ve puanı hesaplanan 796 bin 657 adayın Türkçe testinden ortalamaları 19, standart sapmaları 8,7, sosyal bilimlerden ortalamaları 10,9, standart sapmaları 7,4, temel matematikten ortalamaları 6,5, standart sapmaları 9,2, fen bilimlerinden ortalamaları 4,5, standart sapmaları 8,4 oldu.

Kız öğrencilerin yüzde 77’si 180 ve üzeri puan aldı

Sınava giren adayların yüzde 90,34'ü 140 ve üzeri, 72,99'u 180 ve üzerinde puan aldı. Bu adayların yüzde 45,26'sini kızlar, yüzde 54,74'ünü erkekler oluşturdu. Kız adayların yüzde 92, 93'ü 140 ve üzerinde, yüzde 77,28'si 180 ve üzerinde, erkek adayların ise 88,19'ü 140 ve üzerinde, yüzde 69,45'i 180 ve üzerinde puan aldı. 

Adayların yüzde 42,14'ünü lise son sınıf öğrencileri, yüzde 29,19'unu lise mezunu, 20,95'ini üniversite öğrencisi, 5,52'sini üniversite mezunu, 2,20'sini yüksek öğrenimden kaydı silinenler oluşturdu.

Lise öğrencisi adayların, 88,63'ü 140 ve üzerinde, 70,61'i 180 ve üzerinde,  lise mezunu adayların, 88,82'si 140 ve üzerine, 69,23'ü 180 ve üzeri, üniversite öğrencilerinin 94,41'i 140 ve üzerinde, 80,36'si 180 ve üzerinde, üniversite mezunların 96,77'si 140 ve üzerinde, 86,77'si 180 ve üzerinde, yükseköğrenimden kaydı silinen adayların, 88,19'u 140 ve üzerinde, 63,79'u 180 ve üzerinde puan aldı. 

LYS  başvuruları

 YGS’den 180 ve üzeri puan alan adaylar, Lisans Yerleştirme Sınavına (LYS) girmeye hak kazandı. LYS başvuruları, 21-30 Nisan tarihleri arasında yapılacak.

YGS cevap kağıtlarının görüntüleri erişime açıldı

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, 23 Mart'ta yapılan YGS'ye ait cevap kağıtlarının görüntüleri ile cevap anahtarlarının, sınava giren adayların kendi cevap kağıtlarını inceleyebilmeleri amacıyla erişime açıldı.

Adaylar, kendi cevap kağıtlarının görüntüsüne, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden TC kimlik numaraları ve şifreleri ile erişebilecek.

Açıklamada, söz konusu uygulamanın, adayı ve kamuoyunu bilgilendirme amacıyla yapıldığı belirtilerek, görüntülenen sayfanın belge niteliği taşımadığı ve her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgilerin esas alınacağı kaydedildi. 

YGS cevap kağıtlarının görüntüleri erişime açıldı

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, 23 Mart'ta yapılan YGS'ye ait cevap kağıtlarının görüntüleri ile cevap anahtarlarının, sınava giren adayların kendi cevap kağıtlarını inceleyebilmeleri amacıyla erişime açıldı.

Adaylar, kendi cevap kağıtlarının görüntüsüne, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden TC kimlik numaraları ve şifreleri ile erişebilecek.

Açıklamada, söz konusu uygulamanın, adayı ve kamuoyunu bilgilendirme amacıyla yapıldığı belirtilerek, görüntülenen sayfanın belge niteliği taşımadığı ve her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgilerin esas alınacağı kaydedildi.

YGS birincisi Taş AA'ya konuştu

Yükseköğretime Geçiş Sınavında (2014-YGS) YGS 1, YGS 2 ve YGS 6 testlerinde 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasında bulunan Ankara Fen Lisesi öğrencisi Ertem Nusret Taş (18), "9. sınıfın başından beri düzenli çalıştım ama çok çalışmadım. Mesela bazı kriterlerimden ödün vermedim. 12. sınıfta dahi elimden geldiğince spor yapmaya çalıştım. Pek stres duymadım bunun sebebi spor olabilir. Bir de çok kitap okudum. Kitap okumanın da başarıdaki payı yadsınamaz" dedi.

"Türkçede zorlandım"

Sınavının iyi geçtiğini ancak birinci olmayı beklemediğini, toplamda 6 yanlış cevabının olduğunu belirten Taş, "Sınava girdiğimde takip ettiğim sıra hep Türkçe, matematik,  fen, sosyal şeklinde oluyor. Sınava ilk girdiğimde Türkçe sorularında biraz zorlandım. Kimi sorular bayağı çelişkiliydi. Kısa olmasına rağmen çok düşündüren sorulardı. Bir de felsefede zorlandım" diye konuştu

YGS'ye, lisenin başından beri düzenli çalışarak hazırlandığına değinen Taş, "Okulda gördüğümüz eğitim bence çok kaliteliydi. Onun başarımda büyük katkısı var. Ailemin, arkadaşlarımın çok büyük manevi desteği oldu. Bir sürü kişinin başarımda katkısı var" ifadesini kullandı.

Dershaneye 10. sınıfta başladığını dile getiren Taş, şöyle devam etti:

"11. sınıfta dershaneye kayıtlıydım ara ara gittim ama pek düzenli gitmedim. 9. sınıftan beri fizik olimpiyatlarına katıldım. Fizik olimpiyatlarına çalışmak bayağı özveri isteyen bir şey. O özveriyi de biraz dershaneden çaldım diyebilirim. Pek düzenli devam edemedim ama 12. sınıfın başlarında düzenli gittim dershaneye."

Taş, TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları'nda fizik dalında altın madalya aldığını, sınavdan önce pek stres yaşamadığını, sınava rahat girdiğini ancak sınavdan çıktıktan sonra daha fazla heyecanlandığını söyledi.

Sosyal hayatına da zaman ayırdığını, sürekli ders çalışmadığını vurgulayan Taş, şunları kaydetti:

"9. sınıfın başından beri düzenli çalıştım ama çok çalışmadım. Mesela bazı kriterlerimden pek ödün vermedim. 12. sınıfta dahi elimden geldiğince spor yapmaya çalıştım. Spor insanı çok olumlu etkiliyor. Pek stres duymadım, bunun sebebi spor olabilir. Bir de çok kitap okudum. Kitaplar insanı en azından yaşadığı dünyadan alıp başka bir dünyaya götürüyor. Bu dünyanın dertleri sizi meşgul etmiyor ama aynı zamanda insanın ufkunu da açıyor. Bu dünyaya da öyle bir geri dönüşü oluyor. Kitap okumanın da başarıdaki payı yadsınamaz.”

Bilim insanı olmayı arzu ettiğini ve fizik alanında eğitim almayı düşündüğünü ifade eden Taş, insanlığa, ülkesine ve bilime hizmet etmek istediğini dile getirdi.

"Devlet okulları başarılı"

Ankara Fen Lisesi’nin bir devlet okulu olduğuna dikkati çeken Taş, okulunun başarısında çok büyük katkısı bulunduğunu söyledi.

Taş, okulunun kendisine ve arkadaşlarına çok büyük avantajlar sağladığını, böylece başarıya ve güzel çalışmalara imza attıklarını belirterek, "Devlet okulları bu aralar biraz gözden düşüyor gibi. Özel okullar bayağı artıyor, başarılarını hep ön plana çıkarıyorlar. Bu noktada devlet okulları arasında Ankara Fen Lisesi gibi nadide okulların hala bulunduğunu özellikle vurgulamak isterim" dedi.

Baba Levent Taş ise oğlunun hayatı boyunca başarılar elde ettiğini, bu sınavda da bir derece yapmasını beklediklerini söyledi.

Oğlu Nusret’in her yerde okulunu temsil etmek istediğini kaydeden Levent Taş, bunu başardığı için çok mutlu olduklarını vurguladı.

Muhabir: Yıldız S. Aktaş, Fatma Can, Şenay Ünal

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
YGS
Bu haberi paylaşın
bannerpartial1
bannerpartial2