
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ''55 bin öğretmen alacağız'' sözü bu yıl yerine getirilemediği için öğretmen adaylarından özür diledi.***
ANKARA
Bakan Dinçer, 2011-2012 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla Haymana Yenice Dilaver Temizhan Çok Programlı Lisesi'nde düzenlenen törene katıldı.
Dinçer, törende yaptığı konuşmada, ''Ben bu yıl önceki bakanımızın '55 bin öğretmen alacağız' sözünü yerine getiremediğimiz için tüm öğretmen adaylarından özür diliyorum'' dedi.
Bu sözü yerine getirebilmek için çok çaba sarf ettiklerini vurgulayan Dinçer, ''Ancak, hükümetimizin tahsis edebildiği kaynaklarla azami kadro ancak bu kadar olabildi. Bizi affedin'' diye konuştu.
Dinçer'in konuşmasında öne çıkan ifadeleri şunlar:
• İyi işleyen bir eğitim sisteminin anahtarı öğretmenlerimizdir. Bundan sonraki süreçte öğretmenlerimizden daha yüksek bir performans sergilemelerini bekliyoruz.
• Okullarımız ve öğrencilerimiz arasında fark gözetmeksizin, etnik yapısına, dini inancına, cinsiyetine, sosyo-ekonomik durumuna, engeline bakmaksızın, hepsine aynı dikkati, aynı sevgi ve şefkati göstermek sadece bir görev değil aynı zamanda insanlık borcudur.
• Çocuklarımızın, gelişimi, sağlığı ve kişiliği üzerinde kalıcı sorunlar oluşturacak, kişilik, hak ve onurunu zedeleyecek tutumlardan uzak duralım. Öğrencinin saçıyla, kıyafetiyle değil, kişisel ve zihinsel gelişimi ile ilgilenelim''
• Bundan sonra hafta sonları da okulların kapıları açık olacak. Okullarımızın kütüphanelerinden, bilgisayarlarından, spor alanlarından anne-babalar da yararlansınlar istiyoruz.
Demokrasi konulu ilk dersi verdi
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğrencilere ''Demokrasi Eğitimi ve Demokratik Okul Kültürü'' konusunda ilk dersi verdi.
Sadece kendi haklarımızı korumayacağız başkalarının da haklarını koruyacağız, saygı göstereceğiz. Bunu yaparken insanlar arasında ne cinsiyet, ne din, ne dil, ne renk, ne ırk, ne siyasi görüş ayrımı yapacağız.
Ana hatlarıyla bugün, demokrasiyi, demokrasi kültürünün yaygınlaştırılmasını, cinsiyetler arası ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını tartışacağız.
Kız erkek diye ayrım yapmaksızın, herkesi eğiteceğiz, geliştireceğiz, rekabete sokacağız ve onları hayata hazırlayacağız. Eğer biz tüm toplum olarak kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla üretime katılmazsak başka ülkelerle rekabet etmemiz mümkün olmaz.