
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Almanya ve Göç: 50. Yılında Almanya'daki Türkler" konulu sempozyumun açılışında konuştu.***
BERLİN
Bekir Bozdağ, Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından bugün Berlin'de başlatılan 2 günlük "Almanya ve Göç: 50. Yılında Almanya'daki Türkler" konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, Almanya'daki Türklerle sohbetleri sırasında, bu insanların hem Almanya hem de Türkiye'ye bağlılık duyduğunu ve zaman içerisinde her iki ülkeden de beklentilerinin arttığını belirterek, bu beklentileri karşılamak için politikalarını gözden geçirerek yenilemeleri gerektiğini ifade etti.
Birçok Türkün kendi ve çocuklarının geleceğini Almanya'da gördüğünü, bu nedenle Alman vatandaşlarının sahip olduğu eşit haklara sahip olmaları gerektiğini, bu yolda samimi bir şekilde çaba harcadıklarını kaydeden Bozdağ, "Almanya'daki bu yeni topluluk karşısında yepyeni politikalarla ortada olmamız lazım" diye konuştu.
Almanya'da yaşayan Türklerin topluma iyi bir şekilde entegre olmasını ve Almancayı çok iyi öğrenmesini istediklerini belirten Bozdağ, entegrasyondan ne anlandığının da önemli olduğunu, entegrasyonun, asimilasyon gibi insanların kültürlerinden ve inançlarından vazgeçerek bir topluma dahil olması anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.
"Bizim uyumdan anladığımız, insanların kültürlerini, dinlerini, inançlarını ve kimliklerini koruyarak topluma her alanda entegre olmasıdır" diyen Bozdağ, entegrasyonun bireylerin istekleri doğrultusunda gerçekleşmesi gerektiğini ve insandan insana değişen bir gönül meselesi olduğunu ifade etti.
Almanya'nın göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer'e ve Alman hükümetine de göç ve uyum konusundaki çabalarından dolayı teşekkür eden Bozdağ, Alman hükümetinin Türklere kucak açarak okullarını ve iş yerlerini açtığını, uyum konusunda çaba harcadığını, Böhmer'in de işbirliğine çok açık bir insan olduğunu belirtti.
Böhmer'den birinci kuşak Türk işçilere teşekkür
Bakan Böhmer de konuşmasında, Almanya'ya 50 yıl önce gelen birinci kuşak Türklerin çok zor şartlar altında ve Almanca bilmeden çalışmak zorunda kaldığını ve büyük fedakarlıklarda bulunarak hem kendi ailelerini geçindirdiğini hem de Almanya'nın kalkındırılmasına katkı sağladığını belirterek, ülkeye göç eden tüm Türklere teşekkür etti.