TRABLUS
Kaddafi rejimini sona erdiren devrimin mimarlarından Ömer el-Hasi, Ulusal Kurtuluş Hükümeti'ni kurmakla görevlendirildi. Geçici Başbakan Abdullah es-Seni, 11 Mart'ta hükümeti kurmakla görevlendirilmiş ancak ülkenin içinde bulunduğu güvenlik sorunu nedeniyle yeni başbakanın seçimi gerçekleştirilememişti.
MGK yeniden toplandı
"Libya Temsilciler Meclisi" adı altında güvenlik gerekçesiyle ülkenin doğusunda yer alan Tobruk'a taşınan MGK'nın, başkent Trablus'ta yeniden toplandığı belirtildi.
MGK Sözcüsü Amr Humeydan, yaptığı açıklamada "Temsilciler Meclisi'nin görevini teslim konusunda anayasaya aykırı davranması ve dış müdahale gibi riskli kararlı almasına karşı gösteriler düzenleyen halkın taleplerine yanıt olarak MGK'nın, Trablus'ta oturumlarına yeniden başlama kararı aldığını" duyurmuştu.
Libya Temsilciler Meclisi'nin ülkedeki çatışmaların sonlandırılması için Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü'nün müdahalesi yönünde karar alması ve meclisin Tobruk kentine taşınması bazı kentlerde protesto edilmişti.
Başkent Trablus'ta bulunan Milli Genel Kongre (MGK) adını Libya Temsilciler Meclisi olarak değiştirmiş ve güvenlik gerekçesiyle ülkenin doğusunda yer alan Tobruk kentine taşınmıştı.
Libya'ya komşu ülkelerden çağrı
Libya'ya komşu ülkeler, meclise destek açıklamasının yanı sıra ülkedeki bütün silahlı gruplara ve milislere "tedrici şekilde silah bırakmaları" çağrısında bulundu.
Libya'daki son siyasi ve güvenlik durumunun değerlendirilmesi çerçevesinde Kahire'de düzenlenen 4. Libya'ya Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı'na Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Sudan, Çad dışişleri bakanlarının yanı sıra Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el-Arabi, Afrika Birliği Libya Temsilcisi Delita Muhammed Delita da katıldı.
Toplantının kapanış bildirgesinde, başta meclis olmak üzere devletin meşru kurumlarının rolünün desteklendiği, ordu ve polisin de içinde bulunduğu kurumların yeniden yapılandırılmasının desteklediği belirtildi.
Bütün milislere ve silahlı gruplara, komşu ülkeler ve uluslararası toplumun gözetiminde çalışan bağımsız bir mekanizma himayesinde, siyasi bir anlaşma çerçevesinde kademeli olarak silah bırakmaları ve askeri seçenekten vazgeçmeleri çağrısında bulunulan sonuç bildirgesinde, ''Siyasi süreci tıkayan ve istikrarı bozduğu tesbit edilen grup ve kişilere karşı yaptırım uygulanması'' istendi.
Bildiride, siyasi sürece destek vermek için bütün silahlı operasyonların derhal durdurulması, ulusal uzlaşının sağlanması ve yeni anayasanın oluşturulması istenirken, ''dış mihraklardan, yasa dışı şekilde ülke içindeki çatışan tarafları silahlandırmaktan kaçınmaları ve Libya devletinin talebi dışında silah ithalatına izin vermemeleri '' vurgusu yapıldı.
Sonuç bildirisinde ayrıca, Lİbya'ya komşu ülkelere terör ve terörün her türlü uzantısı ile mücadele çağrısı yapıldı.
5. Libya'ya Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ise gerçekleştirilecek istişareler neticesinde belirlenecek bir tarihte Sudan'ın başkenti Hartum'da yapılması yönünde karar verildi.
Devrimin ardından istikrarın sağlanamadığı Libya'da, güvenlik güçleri ve yanlısı milisler ile farklı silahlı gruplar arasında sık sık çatışmalar yaşanıyor.
Libya'da Muammer Kaddafi'nin devrilmesiyle sonuçlanan 17 Şubat 2011 devriminden sonra ortaya yaşanan geçiş dönemi, milis gruplarının aralarında çatışmaları ve Milli Genel Kongre'ye yönelik darbe girişimleri nedeniyle siyasi belirsizlik devam ediyor.
AB'den açıklama
Libya’ya tek taraflı dış müdahaleyi reddettiğini açıklayan Avrupa Birliği (AB), bunun ülkedeki bölünmeleri artırdığını ve demokratik geçişi baltaladığını bildirdi.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’a bağlı çalışan Avrupa Dış Eylem Servisi’nden (EEAS) yapılan yazılı açıklamada, kimliği belirlenemeyen savaş uçaklarının saldırılarının da dahil olduğu Trablus, Bingazi ve Libya çapındaki çatışmaların tırmanması güçlü şekilde kınandı.
Açıklamada, siyasi hedeflere silahlı güç kullanarak ulaşılmasının reddedildiği ve geniş çaplı siyasi diyaloğun mevcut kriz için tek çözüm olduğu konusunda ısrarlı olunduğu belirtildi.
Şiddetin sorumlularının hesap vermesi gerektiğinin kaydedildiği açıklamada, tüm taraflara derhal ateşkesi kabul etme çağrısı yapıldı.
Libya Meclisi’nin demokratik meşruiyetini tanıdığını vurgulayan AB, bu kurumun tüm Libyalıları temsil etmek için her türlü çabayı göstermesi gerektiğinin altını çizdi.
AB, Libya Meclisi’ne ve geçici Libya hükümetine acilen gerçek bir kapsayıcı hükümet oluşturma çağrısı yaptı.