05 Eylül 2018•Güncelleme: 05 Eylül 2018
KUDÜS
İsrail Yüksek Mahkemesi, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kırsalında bulunan Filistinli bedevilerin yaşadığı Han el-Ahmer'deki yıkım kararına yapılan itirazı reddederek, bölgenin 7 gün içinde boşaltılmasına ve yıkımların başlatılmasına hükmetti.
Han el-Ahmer'de yaşayan Filistinlilerin avukatı Tevfik Cebbarin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölge sakinlerinin mayıs ayında verilen yıkım kararlarına yaptığı itirazın İsrail Yüksek Mahkemesi tarafından "dosyanın yeniden açılmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle reddedildiğini belirtti.
Cebbarin, mahkemenin ayrıca bölgenin 7 gün içinde boşaltılmasına ve yıkımın gerçekleştirilmesine karar verdiğini aktardı.
Filistin'den yıkım kararlarına tepki
Öte yandan, Filistin Dışişleri Bakanlığı ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), İsrail Yüksek Mahkemesi'nin, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kırsalında bulunan Filistinli bedevilerin yaşadığı Han el-Ahmer'de yıkımların başlatılması yönündeki kararına tepki gösterdi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail mahkemesinin Han el-Ahmer'deki yıkım kararına yapılan itirazı reddederek, bölgenin 7 gün içinde boşaltılmasına ve yıkımların başlatılmasına hükmetmesi kınandı.
"Karar, Yüksek Mahkemenin İsrail'in işgal sisteminin bir parçası olduğunun yeni bir delili." ifadelerine yer verilen açıklamada, uluslararası kanunlarla uyuşmayan bu kararın, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) için yeterli bir delil olduğu belirtilerek, UCM'den incelemelerini tamamlaması ve İsrail'in işlediği suçlara karşı resmi soruşturma başlatması talep edildi.
FKÖ Yürütme Komitesi Üyesi Ahmed et-Temimi de yaptığı yazılı açıklamada, İsrail mahkemesinin kararının, "savaş suçu" niteliğinde olduğunu, insan haklarıyla ilgili uluslararası kanunlara ve sözleşmelere aykırı olduğunu vurguladı.
Temimi, bunların İsrail hükümetinin Han el-Ahmer'in boşaltılması ve yıkılmasındaki planlarını gizlemek için dünya kamuoyunu yanıltmak amacıyla kullanıldığı siyasi bir karar olduğuna dikkati çekti.
Yıkım kararıyla gündeme gelen Han el-Ahmer
İsrail Yüksek Mahkemesi mayıs ayında Han el-Ahmer bölgesinde yaklaşık 190 Filistinlinin yaşadığı derme çatma barakalar ile bölgedeki başka yerlerden gelen 170 öğrencinin eğitim gördüğü okulun yıkılmasına karar vermişti.
Mahkemenin kararının ardından temmuz ayı başında İsrail polisi eşliğinde bölgeye gelen yıkım ekibi Filistin'in farklı bölgelerinden gelen gönüllülerle bölge halkının direnişiyle karşılaşmıştı.
Hem uluslararası camiadan gelen tepkiler hem de Filistinlilerin direnişi sebebiyle İsrail güçleri yıkımı gerçekleştirememiş, İsrail mahkemesi de bölge sakinlerinin başvurusu üzerine yıkım kararını askıya almıştı.
İsrail'in E1 projesi
Han el-Ahmer, İsrail tarafından 1953'te Necef Çölü (Negev) bölgesinden zorla göç ettirilen bedevi Filistinlilere ev sahipliği yapıyor.
Bölge, İsrail'in Doğu Kudüs'ten Ölü Deniz'e kadar uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin "Filistinlilerden çıkarılmasını öngören" E1 projesi kapsamındaki topraklarda yer alıyor.
Filistinli taraflar, İsrail'in bu yıkımlarla bölgedeki bedevileri göç ettirerek, Doğu Kudüs, El-Ayzariyye ve Lut Gölü'ndeki (Ölü Deniz) Yahudi yerleşim yerlerini birbirine bağlamaya çalıştığını ifade ediyor.
Muhabir: Abdel Ra'uof Arnaout-Qays Abu Samra-Zeynep Hilal Karyağdı