Adem Demir
02 Eylül 2015•Güncelleme: 02 Eylül 2015
İSTANBUL
Suriye İslam Konseyi Başkanı Usame Er-Rufai, Suriye halkına zor günlerinde çok az devletin yardım ettiğini, bu ülkelerin başında da Türkiye'nin geldiğini kaydetti.
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı'nda, Suriye'deki son duruma ilişkin düzenlenen toplantıya, Suriye İslam Konseyi Başkanı Usame Er-Rufai, Başkan Yardımcıları Dr. Abdülkerim Bekkar, Dr. Muhammed Muaz el-Hin ve üyeler Fayiz el-Salah, Memduh Cüneyd katıldı.
Konsey tarafından hazırlanan "Suriye'deki Trajedi, Uluslararası Vicdana Sesleniş" başlıklı metni okuyan Bekkar, Suriye halkının kırk yıldır mahrum kaldığı hak ve hürriyeti barışçıl yollarla talep ettiğini ancak rejimin buna katliam, yıkım ve ölümlerle cevap verdiğini ifade etti.
Suriye'nin, ölüm, kuşatma, açlık, zorunlu göç, alt yapıların yerle bir edilmesi, bütün bir neslin bilgisiz bırakılması, tarihi eserlerin, müzelerin ve kültürel birikimin yağmalanması yoluyla programlı yıkım ve toplu katliam altında olduğunu anlatan Bekkar, haziran ayı itibarıyla isimleri belirtilen ölü sayısının 215 bini bulduğunu kaydetti.
Bazı kuruluşların aynı rakamı 320 bin olarak açıkladığını ancak gerçeklerin bunlardan çok daha fazla olduğunu söyleyen Bekkar, "Suriye'de ortalama her ay 4 bin 300, her gün 144, her saat 6, yani her on dakikada bir kişi hayatını kaybediyor. Ölenlerin yüzde 22'si çocuk ve kadınlar oluşuyor" dedi.
Kayıp sayısının da 100 bini aştığını dile getiren Bekkar, şöyle konuştu:
"Tecavüz vakalarıyla ilgili sağlıklı bir rakam söylenememekle beraber vahşetin binlerce kez meydana geldiği tahmin ediliyor. Tutukluların sayısı devrim başlangıcından itibaren en az 270 bin kişidir. Mülteci sayısı Suriye içinde 14 milyon, dışında 4 milyon kişiye ulaştı. Yıkılan evlerin sayısı 2 milyon 900 bin. Bunun yanında birçok köy ve mahalle bütünüyle haritadan silinmiştir. Tamamen veya kısmen yıkılan cami sayısı 2 bin. Tamamen veya kısmen yıkılan kilise sayısı 40. 5 bin 700 okul faaliyetini durdurmuş durumda. Bunların 3 bini tamamen veya kısmen yıkılmış, bin 200'ü rejim güçleri tarafından güvenlik güçlerinin, askerlerin ve şebbihaların toplanma yerlerine veya hapishanelere dönüştürülmüştür. Bin 200 okulsa mültecilerin sığındığı yerler olmuştur. Bütün bunların sonucu olarak, Suriye'de 2 milyon 400 bin eğitim hakkından mahrum bırakılmıştır. Sadece okullar değil, 300 tarihi yer yağmalandı veya yıkıldı. Suriye halkının ekonomisi, çökmüş durumda."
Bekkar, rejimin her geçen gün saldırılarını arttırdığını vurgulayarak, ölüm ve katliamlar yapılırken dünyanın olup bitenlere kayıtsız kaldığını kaydetti.
Rejimin yasaklanan çeşitli silahlarla gerçekleştirdiği katliamlara sessiz kalındığını, uluslararası toplumun vicdanının sızlamadığını, mağdurlara, aç olanın doymasına bile yetmeyecek yetersiz insani yardımlar temin edildiğini, bu yardımlar yapılırken faillerin hiçbir şekilde kınanmadığını kaydetti.
Bekkar, " 'Sen öldür, biz iyileştirmeye çalışalım' misali faile gizli destek olundu. Rusya ve İran gibi yandaş ülkelerin katil rejime yaptıkları silah transferleri devam ediyor. Maalesef kuşatma ve mahrumiyet, sadece tek bir tarafa yani Suriye halkına uygulanıyor" dedi.
"ABD'ye güvenmiyoruz"
Bekkar, DAEŞ'in yerel ve uluslararası mihrakların projesi olduğunu, hedefinin de devrimleri zayıflatmak, coğrafi ve demografik durumları değiştirmek ile siyasi istismardan başka bir şey olmadığını dile getirerek, "DAEŞ, komplo amaçlı bir terör koludur" değerlendirmesini yaptı.
Dr. Abdülkerim Bekkar, "Bugün dünya insanlık vicdanı, zor ve tehlikeli bir virajda. Dünyanın tüm entelektüel ve düşünürlerinin ortak görüşü insanların tümünün bir gemide olduğudur. Ya birlikte kurtulacağız ya da birlikte boğulacağız. İşte o zaman bu olaylara izleyici kalanlar, görüşlerinin darlığını, çıkarlarının geçici olduğunu ve boğulmanın sebebi olduklarını anlayacaklar" diye konuştu.
"Türkiye'nin çabalarını takdirle karşılıyoruz"
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Suriye İslam Konseyi Başkanı Usame Er-Rufai de Türkiye'nin Suriye muhalefetine verdiği destek ve DAEŞ'e yönelik operasyonlar konusunda, Suriye halkına, zor gününde çok az devletin yardım ettiğini, bu ülkelerin başında da Türkiye'nin geldiğini dile getirdi.
Elinden geleni fazlasıyla yapan Türkiye'nin çabalarını takdirle karşıladıklarını vurgulayan Er-Rufai, sözlerini "Özellikle güvenlikli bölge için yaptıklarını da alkışlıyoruz. DAEŞ, Suriye ve İslam ülkeleri için başa bela oldu. Bizi sırtımızdan hançerledi. Şimdi DAEŞ'e karşı mücadelede Türkiye'nin ABD ile gerçekleştirdiği adımları da olumlu buluyoruz. Fakat ABD'ye güvenmiyoruz. Daha önce muhalefete verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmedi. Tam aksine Esed rejimini dolaylı olarak destekledi" diye tamamladı.