Dünya

Canlı kalkan olarak kullanılan Arakanlı Müslümanlar Seçim Komisyonu'nun da hedefinde

Myanmar'ın Arakan eyaletinde, ordunun silahlı çatışmalarda sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı, bunun da can kayıplarına yol açtığı bildirildi.

Büşra Selvi Öğütcen,Emel Gözellik,Zehra Ulucak   | 19.10.2020
Canlı kalkan olarak kullanılan Arakanlı Müslümanlar Seçim Komisyonu'nun da hedefinde

Ankara

Arakan Rohingya Birliğinin (ARU) İslam İşbirliği Teşkilatına (İİT) sunduğu raporda, Arakan eyaletinde yaşanan gelişmelere ilişkin bilgi verildi.

Raporda, Arakan'daki durumun hala istikrarsız olduğu, barış ve istikrara dair herhangi bir işaret görülmediği kaydedildi.

Silahlı çatışmaların sürdüğü Arakan'da kalan Arakanlı Müslümanların (Rohingya), ordunun ve Myanmar Seçim Komisyonu'nun gün geçtikçe daha fazla hedefi olduğu aktarılan raporda, Myanmar Ordusu ile "Budist Arakan Ordusu" örgütü arasındaki çatışmalar nedeniyle can kayıplarının arttığı kaydedildi.

Arakan'da siviller canlı kalkan olarak kullanılıyor

Raporda, ordunun, Arakan'da işlediği savaş suçlarında her gün bir adım daha ileri gittiği vurgulandı.

Ordunun, Budist Arakan Ordusu ile çatışmasında Arakanlı Müslüman sivilleri canlı kalkan olarak kullanmasının uluslararası topluma şok dalgaları gönderdiği belirtilen raporda, Buthidaung ilçesinin Kamichaung köyünde 5 Ekim 2020'de ordunun, aralarında 2 çocuğun da olduğu 15 çiftlik işçisini alıkoyduğu kaydedildi.

Rapora göre, söz konusu kişilerden 12 yaşındaki çocuk, ordunun Budist Arakan Ordusu örgütüne yönelik operasyonları yaptığı bölgeden kaçarak, bir grup Arakanlı Müslümanın canlı kalkan olarak olarak kullanıldığını söyledi.

ARU'nun raporunda, kaçan çocuğun şu ifadelerine yer verildi:

"Biz inekleri güderken, aniden bir grup Myanmar askeri geldi ve bizi götürdü. Bir grup Rohingyalının tutulduğu ormanlık alana yönlendirildik. Daha sonra askerler bizi bayıra doğru ilerleterek cephe hattına koydu ve kendileri de arkamıza geçti. Bize dalların ve bitki yığınlarının altına gizlenen mayınları temizlettiler. Daha sonra aniden silahlar ateşlendi, askerler bizi cephede canlı kalkan olarak durmaya zorladığı için burada 2'si çocuk 5 Rohingya öldü."

Canlı kalkan olan Arakanlı Müslüman çocuklar öldü

Raporda ayrıca Budist Arakan Ordusu örgütünün yayımladığı açıklamaya yer verildi.

Ordunun, 5 Ekim 2020'de kendi bölgelerine izinsiz girdiğini savunulan Budist Arakan Ordusu örgütünün açıklamasında, 15 dakika süren çatışmada 10 ve 11 yaşındaki iki Arakanlı Müslüman çocuğun hayatını kaybettiği, bir çocuğun da yaralandığı belirtildi.

Açıklamada, 15 masum Arakanlı Müslümanın mayın temizleyici ve canlı kalkan olarak kullanıldığı ifade edildi.

Myanmar Ordusu'nun sivilleri hedef almayı, masum sivillerle çocukları öldürme suçunu ve bu savaş suçlarını işlemeyi sürdürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, ordunun Arakanlı Müslümanların ölümünden sorumlu olduğunun altı çizildi.

Raporda, Myanmar Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Zaw Min Tun'un söz konusu Arakanlı Müslümanların ölümünden Budist Arakan Ordusu örgütünün sorumlu olduğuna dair ifadesine yer verildi.

Arakanlı Müslümanların, seçmen listesinden çıkarılarak oy vermeleri engelleniyor

Myanmar Seçim Komisyonu'nun Arakanlı Müslümanların seçmen listesinden çıkararak kasım ayında düzenlenecek genel seçimlerde oy kullanmalarına engel olduğu kaydedilden raporda, 5 Rohingyalı adayın seçimlere girme başvurusunun reddedildiği aktarıldı.

Raporda, bu adayların başvurusunun reddedilmesine herhangi bir gerekçe gösterilmediği vurgulandı.

U Aye Win adlı Arakanlı Müslümanın, genel seçimlere girmek için Maungdaw ilçesinden yaptığı başvurunun önce kabul edildiği ancak daha sonra kendisine ret yazısı gönderildiği belirtilen raporda, karara gerekçe olarak adayın ebeveynlerinin vatandaşlığının gösterildiği kaydedildi.

Seçim Komisyonu kanunlarına göre, seçimde yarışan adayların ulusal denetim kartı sahibi olmaları gerektiği ifade edilen raporda, "Seçim Komisyonu, U Aye Win’in ulusal denetim kartını hiçe sayarak, ailesini hedef aldı. Aslında, bir Myanmar vatandaşı olarak U Aye Win'in babası, Maungdaw Polis Şefi ve daha sonra Maungdaw İlçe Mahkemesi Başkanı olarak hizmet etmişti." denildi.

U Aye Win’in adaylığının reddedilmesiyle ilgili olarak Maungdaw İlçe Seçim Komisyonu Bürosu Sekreteri U Kyaw Than'ın, "Büronun bu kararı tersine çevirme konusunda yapabileceği bir şeyi olmadığını, kararın Merkezi Seçim Komisyonu'ndan geldiğini" ifade ettiği belirtilen raporda, U Aye Win'in, merkezi Washington'da bulunan Radio Free Asia'ya verdiği röportajda, Arakan halkının sahip olduğu her şeyi elinden almak için tam bir aldatmacanın hüküm sürdüğünü ve babasının tüm hayatını devlet hizmetlerine adamasına rağmen ailesinin küçük düşürüldüğünü söylediği kaydedildi.

Myanmar, Arakan'daki seçimi iptal etti

Raporda, 16 Ekim'de Myanmar Seçim Komisyonu Bürosu'nun, 8 Kasım 2020'de yapılması planlanan genel seçimin bazı etnik bölgelerde iptal edildiğini duyurduğuna işaret edilerek, açıklamada 8 Kasım'da yapılması planlanan ulusal genel seçimde, Arakan eyaletindeki Pawktaw, Punnagyin, Rathedaung, Buthidaung, Maungdaw, Kyauktaw, Minbya, Myebon, Maruk-U ve Kyaukphyu'nun da aralarında bulunduğu bölgelerde seçimlerin iptal edildiğini belirttiği bilgisine yer verildi.

Arakan'da saldırılar arttı, siviller yerlerinden oldu

Myanmar ordusunun ağır silahlarla Arakan'daki Rathedaung ve Buthidaung bölgelerine saldırılar düzenlediğine dikkat çekilen raporda bölge sakinlerinin ifadelerine göre, 3 Ekim 2020'de Myanmar ordusunun Minbya ilçesinde Myanmar'a ait iki helikopterin bölgeyi bombardımana tuttuğu kaydedildi. Minbya ilçesindeki May Lwen köyü sakinlerinin ifadelerine yer verilen raporda, ordunun ağır silahlarla saldırması nedeniyle köyde kimsenin kalmadığı belirtildi.

Bölgeden gelen haberlere dayandırılan rapora göre, 14 Ekim'de, Rathedaung kasabasının Aung Thazi köyü yakınlarında Budist Arakan Ordusu örgütü ile çıkan çatışmada Myanmar ordusu karadan, havadan ve denizden saldırı başlattı.

Aynı gün öğleden sonra yakınlardaki Pyapinyin köyüne ağır top mermisi düşmesi sonucu 4 köy sakini yaralandı. Tedavi için Rathedaung'da hastaneye kaldırılan yararlılardan biri, durumunun ağır olması nedeniyle daha sonra Sittwe Hastanesine sevk edildi.

Sosyal Hizmetler görevlisi Mxaung Saw Win, "Silahlı çatışmalar nedeniyle Ratheduang bölgelerindeki Auk Chaung Taung, Sabo Chuen, Aungzay Gon, Pron Wen ve Kanbran köylerinden yerinden edilen sivillerin sayısında çarpıcı bir artış oldu ve Zaydibran köyünde tapınaklara, okul binalarına ve yerel sakinlerin evlerine sığınan mağdurlar ciddi yiyecek sıkıntısı çekiyor." dedi.

Win, halihazırda sadece Zaydibran köyünde 10 binden fazla yerinden edilmiş kişi bulunduğunu ve bu sayının diğer köylerde daha fazla olduğunu belirtti.

Diğer yandan, Minbya kasabasındaki U Soe Tint Köprüsü yakınlarında seyreden 2 yolcu teknesine Myanmar ordusu tarafından açılan ateş sonucu ilk teknedeki 3 Arakanlı Müslümanın öldüğü, ikinci teknedeki 3 Budist Arakan sakininin gözaltına alındığı söylendi.

Arakan Ordusu örgütü, NLD partisi adaylarını alıkoydu

Budist Arakan Ordusu örgütü üyeleri, 14 Ekim'de seçim kampanyası için Taungup kasabasının Paungkha köyüne gelen, iktidardaki NLD partisinden 4 adayı sabah saatlerinde alıkoydu. Adaylardan biri öğleden sonra serbest bırakılırken, diğer üçü açıklanmayan bir yere götürüldü.

Serbest bırakılan Than Sein Pyone, Radio Free Asia'ya yaptığı açıklamada, "Futbol üniforması giymiş 4 silahlı kişi geldi ve bizi alıkoydu, yüzümüze tokat attı ve bize vurdu. Bize, 'Siz aşağılık hainler' diye bağırdılar. " dedi.

Arakan Ordusu örgütü ise açıklama yaparak şahısların sorguya çekilmek üzere tutulduğunu belirtti.

Açıklamada, "Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sırasında Arakan'da miting yapılmaması ve (etnik Arakanlı siyasi partilerine atıfta bulunarak) diğer partilere karşı kaba dil kullanılmaması için tekrarlanan uyarılarımıza rağmen, NLD partisi adayları bu uyarıları görmezden geldi. Bu yüzden, örgütümüz onları sorguya aldı ve uyardı, sorgulamanın ardından hepsi serbest bırakıldı." ifadeleri kullanıldı.

Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina, Arakanlı Müslümanlar konusundaki çağrısını yineledi

Dhaka Tribune'ün haberine atıfta bulunulan rapora göre, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Stephen Biegun'un 15 Ekim'de Bangladeş'e düzenlediği ziyarette Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina, Arakanlı Müslümanların, Arakan'daki topraklarına geri gönderilmesi konusunda ülkesine yardım etmesi için ABD de dahil uluslararası topluma çağrısını yineledi.

Şeyh Hasina, ülkesine sığınan Arakanlı Müslümanların, kendi topraklarına acilen geri dönmesi gerektiğine vurgu yaparak, Myanmar'ın vatandaşlarını geri alması gerektiğini söyledi.

Başbakan'ın, Bangladeş'in, ülkede bulunan 1,1 milyondan fazla zorla yerlerinden edilmiş Arakanlı'nın yükü altında olduğunu ve bu soruna neden olan Myanmar ile vatandaşlarını geri almaları konusunda diyalog halinde olduklarını söylediği aktarıldı.

Raporda, ayrıca, 12 Ekim'de Bangladeş'in farklı yerlerinde yüzlerce etnik Budist Arakanlının, Arakan eyaletinde Myanmar ordusunun baskı ve zulmüne maruz kalan Arakanlı Müslümanlara destek için protesto gösterisi düzenlediği ifade edildi.

İİT'ye çağrı

ARU'nun raporunda, İslam İşbirliği Teşkilatına (İİT) ve uluslararası topluma, Myanmar hükümetinden, Arakan eyaletinde çatışmalar sırasında Myanmar ordusunun, Arakanlı erkek ve çocukları canlı kalkan ve kara mayını temizleme aracı olarak kullanması ile Arakan'da Budist ve Müslümanların yaşadığı köylerde sivil nüfusun ölümüne ve yerinden edilmesine neden olan ayrım gözetmeksizin yaptığı bombardımanı derhal durdurması çağrısı yapıldı.

Raporda, İİT'den ve uluslararası toplumdan, zorla yerlerinden edilen Arakanlı Müslümanların kendi topraklarına iadesine derhal başlanması, yerlerinden edilen tüm etnik ve dini gruplara mensup sivillerin kendi köy ya da kasabalarına yeniden yerleştirilmesi, Arakanlı Müslümanlara derhal oy kullanma haklarının geri verilmesi, Arakan'daki Müslüman ve diğer etnik Budistler arasında diyaloğu kolaylaştırması için Myanmar hükümetine çağrıda bulunması istendi.

Arakanlı Müslümanlar "devletsiz" sayılıyor

Myanmar'da 1982'de kabul edilen yasayla vatandaşlık haklarını kaybeden Arakanlı Müslümanlar, "devletsiz" sayılıyor.

Birleşmiş Milletlerce (BM) "dünyada en fazla zulüm gören azınlık" olarak kabul edilen Arakanlı Müslümanlar, ülkede şiddet olaylarına, yasal, ekonomik ve toplumsal ayrımcılığa maruz kalıyor.

Myanmar'ın Bangladeş sınırı yakınlarındaki Arakan eyaletinde yaşayan Müslüman azınlık, bugüne kadarki yönetimlerce "Bangladeş'ten gelen göçmenler" olarak görülüyor ve resmi belgelerde, "Bengalli" olarak adlandırılıyor.

Hala 135 ayrı etnik grubun resmi olarak tanındığı Myanmar'da, radikal milliyetçi Budistler, Arakanlı Müslümanların resmen tanınmasına karşı çıkıyor.

Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

Myanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.

BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı.

Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.