BBC'nin Newsday programına açıklamalar yapan Büyükelçi Huckabee, İngiltere'deki İşçi Partisi hükümetini, İsrail'e karşı ayrımcılık yapmakla suçladı ve bu duruma ABD'den "şüphesiz karşılık geleceğini" söyledi.
İngiltere’nin açıklayacağı yaptırımları "Bu, taşı nereye düşeceğini düşünmeden atmaya benziyor." sözleriyle eleştiren Huckabee, ABD'nin bu yaptırımlara vereceği karşılığa işaret ederek "İngiltere egemen bir ülke, istediğini yapabilir ancak ABD de egemen bir ülke.” ifadesini kullandı.
Huckabee, Londra yönetiminin açıklayacağı yaptırımların ABD'nin belli eyaletlerinde eyalet düzeyinde tepkiye yol açacağını ve bu durumun İngiliz şirketler üzerinde büyük etkiye yol açabileceğini hatta bazı eyaletlerde şirketlerin iş yapmasının yasaklanabileceğini savundu.
Florida eyaletinden Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Randy Fine, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
Fine, Florida'da görev yaptığı dönemde çıkardığı yasanın, yaptırıma uyan İngiltere merkezli şirketlerin eyalet yönetimiyle veya eyaletteki herhangi bir yerel yönetimle iş yapmasını yasakladığını ifade etti.
Kongre Üyesi Fine, "(Yasa) Ayrıca, bu boykota katılan herhangi bir İngiliz işletmesinin, faaliyet göstermek için eyalet veya yerel yönetimle resmi etkileşime (izinler, vergi tahsilatı) ihtiyaç duyması durumunda Florida'da herhangi bir iş yapmasını da yasaklayacaktır." ifadesini kullandı.
Florida eyaletinin, İngiltere'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olduğunu hatırlatan Fine, böyle bir yaptırımı uygulaması halinde Londra yönetiminin milyarlarca dolar zarar edeceğini savundu.
Fine, "İsrail'i boykot eden herhangi bir şirket veya ülke Florida tarafından boykot edilir." ifadesini kullandı.
İngiltere'nin kararının, yasa dışı Yahudi yerleşimlerinde üretilen malların ticaretinin yasaklanmasını ve inşaat faaliyetlerinde yer alan şirketlere yönelik yaptırımları da içerebileceği belirtilmişti.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, daha önce İsrail'in Doğu Kudüs'ü tamamen izole etme ve Batı Şeria'nın kuzey ve güneyini bölme amacı taşıyan E1 yasa dışı yerleşim projesini "uluslararası hukukun açık ihlali" şeklinde niteleyerek, Filistin topraklarının gasbedilmesi karşısında atacakları adımları değerlendirdiklerini kaydetmişti.
Miliband, "Atılacak adımları hükümet içinde ve müttefiklerimizle ele alıyoruz. Bu konuda sabırlı olunursa gelecek haftalarda daha fazla şey söyleyebiliriz." ifadelerini kullanmıştı.
Fine, daha önce de Müslümanlar ve Filistinlilere yönelik açıklamalarıyla tartışma konusu olmuştu.
Sosyal medya paylaşımlarında, "Müslüman seyahat yasağı" çağrısında bulunan Fine, "Ana akım Müslüman yasal ve yasa dışı göçmenlerin radikal şekilde sınır dışı edilmesi" gerektiğini savunmuştu. Bir paylaşımında "Ana akım Müslümanlar bize savaş ilan etti." ifadesini kullanmıştı.
Gazze'ye yönelik saldırılar sırasında yaptığı açıklamalarda, "Filistin davası kötü bir davadır." diyen Fine, Japonya'ya atılan atom bombalarına atıfta bulunarak tartışma yaratan sözler kullanmıştı.
Fine'ın 2021 yılında enkazdan çıkarılan Filistinli bir çocuğun fotoğrafına ilişkin paylaşıma "Gayet iyi uyuyorum, fotoğraf için teşekkürler." yanıtını vermesi tepki çekmişti.
Randy Fine ayrıca Müslüman Kongre Üyeleri İlhan Omar ve Rashida Tlaib hakkında yaptığı paylaşımlarla da eleştirilmişti.
Kongre Üyesi Fine'ın işgal altındaki Batı Şeria'da hayatını kaybeden Türk-Amerikalı aktivist Ayşenur Ezgi Eygi hakkında yaptığı paylaşımda Eygi'yi "Müslüman terörist" olarak nitelendirmesi de kamuoyunda tepki toplamıştı.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Doğu Kudüs'teki İngiltere Başkonsolosluğu'nun Filistin yönetimi nezdinde faaliyet gösterdiğini belirtti.
Netanyahu'ya söz konusu Başkonsolosluğun bugünden itibaren faaliyetlerinin durdurulması için başvuruda bulunduğunu belirten Ben-Gvir, "İngiliz küstahlığına karşı İsrail'in kararlı cevabı olmalı." iddiasında bulundu.
Uluslararası basında, İngiltere'nin bugün, Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerine karşı yaptırım kararını açıklayabileceği belirtilmişti.
İngiltere'nin kararının, yasa dışı Yahudi yerleşimlerinde üretilen malların ticaretinin yasaklanmasını ve inşaat faaliyetlerinde yer alan şirketlere yönelik yaptırımları da içerebileceği aktarılmıştı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, daha önce İsrail'in Doğu Kudüs'ü tamamen izole etme ve Batı Şeria'nın kuzey ve güneyini bölme amacı taşıyan E1 yasa dışı yerleşim projesini "uluslararası hukukun açık ihlali" şeklinde niteleyerek Filistin topraklarının gasbedilmesi karşısında atacakları adımları değerlendirdiklerini kaydetmişti.
Miliband, "Atılacak adımları hükümet içinde ve müttefiklerimizle ele alıyoruz. Bu konuda sabırlı olunursa gelecek haftalarda daha fazla şey söyleyebiliriz." ifadelerini kullanmıştı.
Tarihsel olarak Doğu Kudüs'ün bir parçası olan ancak Ayrım (Utanç) Duvarı'nın Batı Şeria kısmında kalan Filistin mahallesi Azeriyye'nin yakınına inşa edilmiş "Maale Adumim" Yahudi yerleşim birimini, Batı Kudüs'e giden yola bağlamak için "E1 Projesi" başlatılmıştı.
Bu kapsamda, bölgeye 4 binden fazla yasa dışı konut ve oteller inşa etmek için 1999 yılında 12 bin dönüm Filistin toprağı gasbedilmişti.
İsrail yönetimi, Filistin Devleti'nin kurulmasını önleyeceği söylenen "E1 Projesi"ni önceki ABD yönetimlerinin baskıları nedeniyle dondurmuştu.
Başbakan Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'yı fiilen ikiye bölecek "E1 Projesi"ni Eylül 2025'te onaylamıştı.
İsrail "E1 Projesi" ile işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs ile Batı Şeria'daki Filistin toprakları arasındaki bağlantıyı kesmeyi hedefliyor.
İsrail hükümeti, "E1" Yahudi yerleşim projesine ilişkin verdiği taahhüdü ihlal ederek itirazda bulunan taraflara önceden bildirimde bulunmaksızın 1234 konutluk ilk ihale ilanını yayımlamıştı.
İngiltere, İtalya, Fransa ve Almanya, İsrail'in Batı Şeria'daki E1 yerleşim planlarını "kabul edilemez" şeklinde nitelendirerek kınamıştı.
Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, yaptığı açıklamada Başbakan Binyamin Netanyahu'ya, İngiltere yönetimindeki Falkland Adaları'nı Arjantin toprağı olarak tanıma çağrısında bulunmuştu.
Arjantin'in, İngiltere yönetimindeki Malvinas (Falkland) Adaları açıklarında petrol faaliyetleri yürüten şirketlere yaptırım kararı almasının ardından İsrail'den Arjantin'e destek açıklamaları gelirken yaptırım kararının hedefindeki şirketlerin ise İsrail ile bağlantıları dikkati çekmişti.
Arjantin ile İngiltere arasında egemenlik anlaşmazlığı bulunan Falkland Adaları açıklarında İsrail ve İngiliz şirketleri petrol arama ve üretim faaliyetleri yürütüyor. Arjantin hükümeti bu faaliyetleri egemenlik anlaşmazlığı nedeniyle yasa dışı kabul ediyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.








