Antalya'ya, İstanbul, Ankara, Bursa gibi büyük illerden kara yoluyla tatile gelenler, içinden geçtikleri Burdur'un, bu denli zengin arkeolojik eser barındırdığını bilseler, mutlaka birkaç günlerini Burdur'u tanımaya ayırırlardı.
Burdur, insanlık tarihine ışık tutan Hacılar, Sagalassos, Kibrya, Kremna, Bubon, İncirhan, Susuzhan gibi tarihi yerleriyle henüz keşfedilememiş bir turizm cenneti.
Burdur'a, Antalya Havalimanı'ndan kara yoluyla iki saatlik bir yolculuk sonucu ulaşılıyor. Ziyaretçileri daha yol üzerindeyken, Bucak ilçesine 5 kilometre mesafedeki, Selçuklu sultanlarından Keykubat bin Keyhüsrev'in 13. yüzyılda yaptırdığı İncir Han karşılıyor.
İncir Han'dan ayrılan ve Burdur'a giden ziyaretçileri, bu kez de 10 kilometre mesafedeki Susuz Kervansaray cezbediyor. Susuz köyü sınırlarındaki kervansarayın 1200'lü yıllardan günümüze kadar bozulmadan ayakta kalmış olması dikkati çekiyor.
Bucak'ın Çamlık köyü sınırındaki Kremna'nın tarihi ise MÖ 6. yüzyıla kadar uzanıyor. Etrafı uçurumlarla çevrili bir tepede olan Kremna'da ayakta kalan eserler, Batı ve Doğu Roma dönemlerine ait. Ziyaretçi sayısı her geçen gün artan bu kentten ayrılanlara, Türkiye'de turizme açılan ilk mağara olan İnsuyu Mağarası'nı gezmesi tavsiye ediliyor. Mağara içinde irili ufaklı 9 göl bulunuyor.
SAGALASSOS: HIZLICA GEZİLİP GEÇİLECEK GİBİ DEĞİL
Tarihi MÖ 6000'lere dayanan Sagalassos Antik Kenti, gün ışığına çıkan tarihi eserleriyle tüm dünyanın dikkatini üzerine topluyor.
Çarşılar, devasa boyutlardaki Antoninler Çeşmesi, tiyatrosu, kütüphanesi ve hamamı ile antik kent, ziyaretçilerin yaklaşık yarım gün ayırması gereken bir yer. Temmuz ayı başında yeni kazı dönemi başlayacak kent, her yıl yerli, yabancı binlerce turisti ağırlıyor. Kentin, Selçuk'taki Efes'e rakip gösterildiğini belirtmekte fayda var.

Sagalassos Antik Kenti kazılarından elde edilen eserleri görebilmek için Burdur Müzesi'ni ziyaret etmek gerekiyor. Burdur Müzesi, 59 bin esere ev sahipliği yapıyor. Eser sayısının bu denli çok olması ve yer sorunu yaşanması nedeniyle birçok eserin sergilenemeyerek depolarda bekletildiği biliniyor.

Türkiye'de en çok esere sahip üçüncü müze olan Burdur Müzesi'ni ziyaret edenlere, kentteki gölden güneşin batışını izlemesi tavsiye ediliyor. Manzara fotoğrafçıları ise gün batımını daha farklı değerlendirebilir.
İlçeleri gezmeyi düşünüyorsanız, yola çıkmadan önce Burdur'a özgü Burdur şiş ve arkasından ceviz ezmesi mutlaka tadına bakılması gereken lezzetlerden.
Burdur'a 50 kilometre mesafedeki Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü de görmezlikten gelinemeyecek bir doğal güzelliğe sahip. Göle gitmeden önce fotoğraf makinenizi yanınıza aldığınızdan emin olmalısınız. Salda'ya yaz aylarında gidenler mayolarını yanlarına almalılar.
Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nin MÖ 4. yüzyılda inşa edildiği sanılıyor. Antik kentteki amfitiyatro, büyük ölçüde korunarak günümüze ulaşmış. Antik kentin içinde ve çevresinde yaklaşık 2 bin yıl önce yapıldığı belirtilen bir çok mezar bulunuyor.
Gölhisar'dan yaklaşık 45 dakikada ulaşılabilecek Karanlık Kanyon ise, görülmesi gereken manzaralar arasında yer alıyor. Burdur'dan ayrılmadan Ağlasun'da alabalıkların tadına bakmanız önerilebilir.