Kripto efsanesinin sonu mu geldi?
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Güven Delice ve Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taha Eğri, kripto paraların geleceğini AA Analiz için kaleme aldı.
İstanbul
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Güven Delice ve Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taha Eğri, kripto paraların geleceğini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Taha Eğri: 2008 küresel finans krizinin küllerinden doğan bitcoin, sadece bir yazılım protokolü değil, aynı zamanda finansal sisteme yöneltilmiş sert bir ideolojik itirazdı. Satoshi Nakamoto’nun teknik dokümanı, merkezi otoritelere duyulan güvensizliğin ve "aracıya ihtiyaç duymayan özgür birey" idealinin dijitalleşmiş manifestosu gibiydi. Yıllarca bu alanın etrafında örülen "efsane" bankaların çökeceği, devletlerin para tekelini kaybedeceği ve her bireyin kendi bankası olacağı bir finansal anarşizm üzerine kuruluydu. Bugün geldiğimiz noktada “Kripto efsanesi bitti mi?” sorusuna cevap vermek ise biraz karmaşık bir hal alıyor. Bu sorunun cevabı, "efsane" kelimesine yüklediğimiz anlama göre değişiyor. Eğer kastedilen, geleneksel finansı tamamen ortadan kaldıracak, merkez bankalarını işlevsiz bırakacak ve bireyi mutlak finansal özgürlüğe kavuşturacak o romantik devrim söylemiyse, bu anlatının ciddi biçimde zayıfladığı, hatta yer yer çöktüğü söylenebilir. Ancak kriptonun bütünüyle sona erdiğini iddia etmek hem piyasa gerçekliği hem de kurumsal dönüşüm dinamikleri açısından isabetli olmayacaktır.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Kripto dünyasının ilk on yılındaki "vahşi batı" ruhu, yerini yavaş yavaş ağırbaşlı ve denetlenen bir finansal gerçekliğe bırakıyor. İlk yıllarda anonimlik, merkezsizleşme ve devlet-dışı para fikri, özellikle teknoloji odaklı genç kuşaklarda güçlü bir karşılık bulmuştu. İlk yıllarda herkes "bir gecede zengin olma" hayaliyle (yani efsanelerle) bu işe girmişti. "Efsane" artışlarla bir gecede zengin olma hayallerinin nadir hale gelmesi, risk arayan birçok yatırımcının da bu alana ilgisini giderek azaltmaktadır.
Kripto piyasalarındaki aşırı volatilite, spekülatif balonlar ve milyarlarca dolarlık dolandırıcılık vakaları da ayrıca bu ideolojik çerçeveyi sarsmıştır. Özellikle 2022’de yaşanan majör olaylar, "merkezsiz güven" söyleminin pratikte ne kadar kırılgan olabileceğini ve denetimsiz bir ekosistemin yaratabileceği tahribatı acı bir şekilde göstermiştir. Bu süreçte kripto, "siber-punk" bir başkaldırı olmaktan çıkıp, sistemin hatalarını barındıran bir aynaya dönüşmüştür.
Buna karşılık, kriptonun marjinalleştiğini söylemek de mümkün değildir. Aksine, sistem karşıtı devrim iddiası zayıflarken, kripto varlıklar giderek geleneksel finansın bir alt kategorisine dönüşmektedir. Bir zamanlar dijital para birimlerini "saadet zinciri" olarak niteleyen dünya devi varlık yönetim şirketleri, bugün müşterilerine farklı dijital para birimlerine yatırım imkanları sunmaktadır. Bu durum, kriptonun "alternatif bir sistem" olmaktan çok, "yeni bir finansal enstrüman" haline geldiğini göstermektedir.
Makroekonomik açıdan bakıldığında da kripto varlıklar artık küresel likidite koşullarına, faiz oranlarına ve risk iştahına tam duyarlı hale geldi demek mümkündür. Yüksek faiz dönemlerinde değer kaybetmeleri, bol likidite dönemlerinde hızla yükselmeleri, onların bir tür "yüksek betalı risk varlığı" gibi davrandığını kanıtlamaktadır. Dolayısıyla kripto, enflasyondan kaçış için mutlak bir "güvenli liman" olmaktan ziyade, küresel finansal döngülerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.
Regülasyonlar kriptonun "asi" ruhunu törpüleyip bir "efsanenin" sonunu getirse de ona ihtiyaç duyduğu meşruiyeti kazandırmıştır. Devletler artık bu alanı vergilendirmeye çalışmakta ve sıkı denetim politikaları getirmektedir. Bu durum, "romantik devrimciler" için bir hayal kırıklığı olsa da kurumsal sermayenin bu alana akması için gerekli olan güven zeminini oluşturmaktadır. Arkadaki Blockchain teknolojisi ise artık sadece fiyat grafiklerini değil; gayrimenkullerin dijitalleşmesini, akıllı kontratları ve merkez bankalarının kendi dijital paralarını (CBDC) besleyen bir altyapı olarak rüştünü ispatlamış durumdadır.
Sonuç olarak, kripto efsanesinin sistem karşıtı, romantik ve ütopyacı devrim anlatısı gerçekten sona ermektedir. Kripto artık bir "hayal" değil, yatırım terminallerinde işlem gören, vergi beyannamelerine giren ve küresel finans mimarisinin daha sıradan ama kalıcı bir unsuru haline dönüşen somut bir gerçekliktir.
[Doç. Dr. Taha Eğri, Kırklareli Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesidir.]
***
Güven Delice: Kripto para piyasasındaki aşırı fiyat dalgalanmaları ve zaman zaman yaşanan çöküşler bu paraların geleceği konusundaki tartışmaları alevlendirmektedir. Böyle zamanları piyasa için sonun başlangıcı olarak görenler olduğu gibi, yeni bir ivme için geri çekilme şeklinde değerlendirmeler de yapılmaktadır. Büyük resme bakıldığında, kripto varlıkların yeni dijital sistemdeki konumlarının, regülasyon, denetim ve güvenlik konularında alınacak mesafelere bağlı olduğu gözükmektedir. Konunun birçok boyutu olmakla birlikte, burada Merkez Bankası Dijital Paraları (CBDC) bağlamında değerlendirme yapmak yerinde olacaktır.
Kripto paraların taşıdıkları riskler ve para üzerindeki kontrol kaybına yönelik kaygılar, merkez bankalarını kendi dijital paralarını geliştirme yönünde motive etmiş ve birçok ülkede bu paraların uygulanabilirliği araştırılırken, bazılarında pilot uygulamalar yürürlüğe konulmuştur. Merkez Bankası Dijital Paralarının (CBDC) piyasaya sürülmesiyle birlikte, kripto paraların varoluş nedeninin ortadan kalkacağı ve kripto varlık ekosisteminin hızlı bir şekilde gerileyeceği beklentisi hakimdir. Ancak bu sistemdeki merkeziyetsiz yapılar, regülasyon ve denetim noksanlıkları, aşırı fiyat dalgalanmaları dikkate alınarak böyle bir yargıya ulaşmak için oldukça erkendir. Geleneksel para ve finans sisteminde de zaman zaman şiddetli krizler yaşandığı dikkate alındığında, dijital paranın bu segmentinin özellikle ödeme ve değer saklama aracı olarak işlevsel kalacağı söylenebilir. Özellikle kripto paraların değerindeki dalgalanmaların azaltılması amacıyla kıymetli metallere ve ABD doları gibi rezerv paralara bağlı olarak çıkartılan stablecoinlerin CBDC’lerle birlikte hibrit bir sistem oluşturacağı öngörülebilir. Kripto ekosisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan stablecoinler, para ve finans sisteminde (özellikle ödeme alt yapılarında) kalıcı bir unsura dönüşme potansiyeli taşımaktadırlar.
Yakın bir gelecekte CBDC’ler ve kripto paralar mevcut finansal sisteme entegre edilecek ve onu dönüştürecektir. Yeni dönemde paranın kontrolünün nasıl sağlanacağı konusu endişe ve gerilim kaynağı olmaktadır. CBDC’ler birçok açıdan üstünlüğe sahip olmakla birlikte, mevcut finansal yapıların verimsizliği ve geleneksel finans kurumlarından bağımsız hareket etme isteğine sahip kişi ve kuruluşların varlığı, kripto ekosisteminin işlevsiz kalmasına izin vermeyecektir.
Kripto paraların kullanımı sadece spekülatif bir eğilim değil, parasal yeniliği hızlandıran yapısal bir parametre olarak görülebilir. Kripto para ödemeleri işletmelere kolay bir şekilde entegre edilebilmekte; daha geniş müşteri tabanına ulaşma, nakit akışlarını etkin bir şekilde yönetme imkanı vermekte; işlem maliyetleri düşük düzeyde kalmaktadır. Diğer taraftan, piyasalardaki dalgalanmalara rağmen yatırımcı ilgisi devam etmekte, kurumsal sermaye temkinli olmakla birlikte giderek sistemde önemli bir konuma gelmektedir. Bu durum regülasyon süreçlerine de olumlu yansımaktadır. Temel sorun, piyasaların, inovasyonları engellemeyecek bir formatta regüle edilmesidir. Sistemin tanımlı ve öngörülebilir hale gelmesi, yaygınlık, kurumsal katılım ve dolayısıyla kalıcılık açısından ön şart olarak gözükmektedir.
Hem CBDC’lerin hem de kripto varlıkların güçlü ve zayıf yönleri bulunmaktadır. Yeni dijital ekonomide bu iki para türü birlikte var olabilir ve birbirlerinin zayıf yönlerini tamamlayıcı işlev görebilirler. Kullanıcıların tercihlerinin karşılanması ve finansal istikrarın temini uzun vadede bu ikisi arasında kurulacak dengeye bağlı gözükmektedir. Merkezde CBDC’lerin yer aldığı bir sistemde kripto paralar (özellikle stablecoinler) belli alanlarda etkin bir şekilde işlem görebilirler. Bu dengeyi biçimlendirecek olan da algı, benimseme ve düzenleme/denetim mekanizmaları olacaktır.
[Prof. Dr. Güven Delice, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Başkanıdır.]
* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
