Kahve üretiminde geleneksel yöntemlere çevreci alternatif

Geleneksel kahve üretimine çevreci bir alternatif sunan modelle, çok daha az su ve düşük karbon emisyonuyla sürdürülebilir üretim yapılıyor.

Tarım ürünleri arasında su ayak izi en yüksek kalemlerden biri olan kahve, üretim süreçlerinde doğaya ağır bir yük bindiriyor. Tek bir fincan kahve için tarladan fincana ulaşana kadar 140 litre su harcanıyor. Sadece su tüketimiyle de sınırlı kalınmıyor, bir kilogram kavrulmuş kahvenin lojistik dahil yarattığı karbon salımı 20 kilograma ulaşıyor.

Geleneksel kavurma ve işleme yöntemlerinin ortaya çıkardığı yüksek enerji maliyetleri, küresel talep artışıyla birleşince, sürdürülebilir ve çevre dostu teknolojilere geçiş daha önemli hale geliyor.

Bu çerçevede İstanbul Üniversitesi'nde kahve üretimine ilişkin bir çalışma yapıldı. Özel sektörde, çalışmanın sonuçları dikkate alınarak daha az karbon ayak iziyle üretim yapabilen bir tesis kuruldu.

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Can Gerçek, AA muhabirine, kahve bazlı içeceklerin dünyada sudan sonra en fazla tüketilen içecek olduğunu söyledi.

Geleneksel kahvenin üretiminin beş aşamadan oluştuğuna işaret eden Gerçek, şöyle devam etti:

"Bu beş aşamayı toplama, işleme, fermantasyon, kurutma ve kavurma ve lojistik olarak ayırabiliriz. Kahve meyveleri genelde elle ya da makine ile tarlalarda toplanıyor. Akabinde işleme tarafında iki temel yöntem var. Biri yıkanmış yöntem, diğeri doğal yöntem. Yıkanmış yöntemde kahve meyveleri meyve etlerinden ayrılıp yıkanıyor. Bir fermantasyon sürecine geçiyor. Doğal yöntemde ise direkt meyve eti ile beraber doğada kurutuluyor. Bunlarda çeşitli riskler barındırıyor." dedi.

KATEGORİDE ÖNE ÇIKANLAR