

Doğaya Kulak Verin.
Ekolojik gündem, sürdürülebilirlik ve çevre mücadeleleri artık cebinizde.
Yeşilhat WhatsApp kanalını takip edin.
AA muhabirinin Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi, ABD merkezli düşünce kuruluşu İklim ve Toplum Enstitüsü başta olmak üzere çeşitli kaynaklardan derlediği verilere göre savaşta özellikle petrol tesislerinin hedef alınması toksik duman salımına yol açarak insan sağlığı ve doğal kaynaklar için ciddi riskler oluşturdu.
Savaşın sadece ilk 10 gününde İran, Irak, İsrail, Kuveyt, Ürdün, Kıbrıs, Bahreyn, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Umman ve Azerbaycan’da sivil ve askeri yapılara yönelik 300'ü aşkın saldırı olurken bunların 232'si çevresel riskler barındırdı.
Askeri hedeflere yönelik saldırılar sonucu meydana gelen patlamalar ve yangınlar petrol, ağır metal ve toksik maddelerin çevreye karışma riskini artırırken, yerleşim yerleri yakınındaki tesisler, halkın bu kirleticilere maruz kalma ihtimalini yükseltti.

İran'ın başkenti Tahran, bu risklerin en belirgin şekilde gözlemlendiği noktalardan oldu. 7-8 Mart'ta kent ve çevresinde dört petrol tesisi hedef alındı. Akdasiye Petrol Deposu, Şahran Petrol Deposu ve Fardis petrol depolama tesisinin yanı sıra Tahran Petrol Rafinerisi depolama tesisi de saldırıların hedefi oldu. Günlük yaklaşık 225 bin varil kapasiteye sahip rafineri, İran'ın en büyük tesislerinden biri olarak LPG ve benzin üretimine odaklanıyor. Ayrıca kükürdün geri kazanımında ve asfalt yapımında kullanılan ağır bir malzeme olan vakum bazlı ürünler de üretiyor.
2-3 Mart'ta Suudi Arabistan'daki Ras Tanura rafinerisi ile BAE'deki Füceyre Limanı, İran dronlarıyla hedef alınırken uzmanlar petrol rafinerilerine yönelik saldırılarda oluşan yoğun dumanın, zararlı gaz ve kimyasallar içerdiği ve insan sağlığı için riskler oluşturduğu uyarısında bulundu.

Denizlerdeki kirlilik riskleri
Basra Körfezi kıyısında yaşanan hareketlilik de beraberinde deniz kirliliği risklerini gündeme getirdi. ABD'nin İran donanmasına yönelik saldırıları sonucu İran’a ait 43'ten fazla geminin hasar gördüğü veya batırıldığı tahmin edilirken Bandar Abbas ve Konarak çevresindeki askeri liman altyapısı, saldırılardan etkilenen bölgeler arasında yer aldı.
İran'a ait Dena fırkateyninin, Sri Lanka kıyılarına yakın bir bölgede saldırıya uğraması sonucu meydana gelen petrol sızıntısı deniz kirliliğini artıran bir diğer unsur oldu.
İran'ın Abu Dabi, Dubai, Cebel Ali ve Manama'daki liman altyapısına yönelik saldırılarında zarar gören gemiler ve liman yapıları, yakıt ve diğer kirleticilerin denize yayılmasına yol açtı.

Saldırılar sonucu ortaya çıkan karbon salımı İzlanda'nın yıllık emisyonunu aştı
Savaş nedeniyle yıkılan yapılar, fosil yakıt tesislerindeki patlamalar, muharebe ve destek operasyonlarında kullanılan yakıtlar, ekipman kaynaklarındaki gömülü karbon ile füze ve dron kaynaklı olmak üzere 5 farklı kategoride karbon salımları gerçekleşti.
Binalardaki yıkımdan kaynaklı karbon emisyonu 2 milyon 415 bin ton, petrol rafinerilerindeki patlamalardan kaynaklı emisyon 1 milyon 883 bin ton, muharebe ve destek operasyonlarında kullanılan yakıtlardan kaynaklı emisyon 529 bin ton, kullanılan ekipmanlardaki gömülü karbon kaynaklı emisyon 172 bin ton, füze ve insansız hava araçlarından kaynaklı emisyon ise 55 bin ton olarak hesaplandı.
Böylece savaşın sadece ilk iki haftasında ortaya çıkan karbon emisyonu 5 milyon 54 bin tona ulaşarak İzlanda’nın bir yıllık emisyonlarını aştı.

Nükleer riski
Saldırıların geldiği noktada özellikle nükleer tesislere yakın bölgelerin hedef alınması sonucu, daha büyük bir çevresel riskin ortaya çıkma ihtimalini doğurdu.
21 Mart’ta İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD ve İsrail’in, Natanz Nükleer Tesisi’ne yönelik saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu açıklamadan hemen sonra İran'ın misillemesinde, İsrail'in Dimona Nükleer Santrali'nin de bulunduğu güney bölgesinde sirenler çaldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı bildirildi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nükleer kaza riskinin önlenmesi için taraflara itidal çağrısı yaparken Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus bölgedeki savaşın tehlikeli bir boyuta ulaştığı uyarısında bulundu.