
Fransa'nın Cezayir'e girdiği 1830'dan, çıktığı 1962 yılına kadar Cezayir nüfusu düzenli bir şekilde artmadı.***
İSTANBUL - Sultan Çoğalan
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Arslan, Fransızların 1830'da Cezayir'i işgal ettiğini hatırlatarak, Fransa için Cezayir'in, Afrika sömürgelerine açılan bir kapı ve koridor olduğunu ifade etti.
Fransızların Cezayir'de ciddi bir şekilde asimilasyon politikası uyguladığını, Osmanlı'dan kalan medreseleri işlevsiz hale getirdiğini, yetişmiş aydın kesimini ortadan kaldırarak eğitim sistemini tamamen yok ettiğini söyleyen Arslan, bunun yerine Fransız okullarını kurduğunu, Türk-İslam izlerinin yok edildiğini anlattı.
Arslan, Fransızların genel olarak Afrika'dan zenci çocukları kaçırarak Hıristiyan din adamlarınca yetiştirilerek ''Beyaz babalar'' unvanıyla bölgeye gönderildiğini öne sürdü.
Arslan, ''Fransa'nın Cezayir'e girdiği 1830'dan, çıktığı 1962 yılına kadar Cezayir nüfusu düzenli bir şekilde artmadı. Şu anda ülkenin nüfusu 35 milyon. Normalde her nesilde bir ülkenin nüfusunda düzenli bir artış lazım. Nüfusun doğal şekilde artmaması oradaki soykırımı gösteren büyük delildir. Fransa çıktıktan sonra nüfus arttı'' dedi.
Tek olayda 45 bin ölü
Fransa'nın işgal dönemlerinde resmi rakamlara göre 1,5 milyon Müslümanın öldüğünü belirten Nam, ''1945'te Setif kentinde bir ayaklanma yaşanıyor. Sadece burada ayaklanmayı bastırmak için 45 bin kişi öldürülüyor. Ayaklanmayla ilgili rakam, Amerika'nın Cezayir Başkonsolosluğuna ait. İşgal döneminde ülkedeki siyasi oluşumlar ve kabilelerin ayaklanmaları yaşanıyor. Birçok insan hayatını kaybediyor'' dedi.