
Marmara Denizi'nin büyük bir bölümünün, deniz özelliklerine sahip bir su kütlesi değil, açık bir foseptik olduğu belirtildi.***
İSTANBUL
Dünyada yılda 2 milyon ton kanalizasyon, endüstriyel ve tarımsal atığın su kaynaklarına bırakılmasından kaynaklanan tehlikeye dikkat çekmek ve denizlerdeki doğal yaşamın sürdürülebilmesi amacıyla sürdürülen ''Marmara Denizi'nin Değişen Oşinografik Şartlarının İzlenmesi" (MAREM) projesinin sonuçları belli oldu.
Proje kapsamında Boğaziçi, Haliç ve Ahırkapı önlerindeki istasyonlarda devam eden çalışmalar esnasında bir ilk gerçekleştirilerek, önceden davet edilen ilgili sivil toplum kuruluşlarının birer temsilcisi, çalışmalara gözlemci olarak katıldı.
Program boyunca Marmara Denizi genelinde yer alan, Çanakkale Boğazı'ndan Ege Denizi'ne uzanan 150'yi aşkın istasyonda tamamlanan ölçümler, 10 Ağustos'ta başlangıç noktasında sonlandı.
Elde edilen bulgulara göre; Marmara Denizi'nin çok büyük bölümünün, deniz özelliklerine sahip bir su kütlesi değil, açık bir foseptik olduğu belirlendi.
Marmara Denizi'nin büyük bir bölümünde, özellikle de doğu kesimlerinde, suda çözünmüş oksijen değerlerinin çok düşük seviyelerde olduğu, hatta yer yer anoksik (oksijensiz) bölgelerin bulunduğu tespit edilen projeye göre, evsel atıkların Marmara Denizi geneline had safhada etki ettiği, sanayi ve tarımsal atıklara Marmara Denizi'nin her bölümünde yoğun bir şekilde rastlandığı ortaya çıktı.