
Suriye'den 5 çocuğuyla kaçarak Türkiye'ye sığınan heykeltıraş Sabbuh, çadırkente özel taşlara şekil veriyor.***
HATAY - İsmihan Özgüven
Güzel sanatlar fakültesi mezunu olduğunu ve Suriye'de 20 yıldan bu yana heykeltıraşlık yaparak geçimini sağladığını anlatan Mustafa Sabbuh, heykellerin yanı sıra evler için şömine ve duvarlara çeşitli dekorlar da yaptığını kaydetti.
Yaptığı bir heykelin Beyrut'ta bir alanda bulunduğunu ifade eden Sabbuh, şöyle devam etti:
''Suriye'nin Cisr Eş-Şugur kentinde ailemle birlikte güzel bir şekilde yaşıyorduk. Yaptığım sanat eserleri sayesinde geçimimizi sağlıyordum ve mutluyduk. Ancak Suriye'de yaşanan olayların ardından insanlar öldürülüp, zulüm edilmeye başlanınca İdlip üzerinden Türkiye'ye geçiş yaptık. 5 çocuğum ve eşimle birlikte Türk yetkililer tarafından geçtiğimiz haziran ayında Altınözü ilçesinde TEKEL binasının bulunduğu alanda yer alan çadır kente yerleştirildik. Burada yetkililer tarafından yemekten çayımıza, kılık kıyafetimize kadar her türlü ihtiyacımız en iyi şekilde karşılanıyor. Ancak bir şey yapmadan oturmaktan sıkıldım. Bunun üzerine Altınözü Kaymakamı Ali Arslantaş'a ülkemde yaptığım çalışmalardan bahsettim ve Türkiye'de de sanat eserleri yapabileceğimi söyledim.
Bunun üzerine kaymakamımız, hemen ihtiyaç duyduğum malzemeleri getirilmesini sağladı. Heykel yapabilmek için deniz kıyısında bulunan cir adı verilen taşlardan olması gerekiyordu. Bunun için de Altınözü Kaymakamlığı Samandağ ilçesinde deniz kıyısından benim için cir adı verilen özel taşlardan getirdi. Çadır kenttin dışında bir benzinliğin arka tarafından çalışmalara başladım.''
Günde en az 5 saat çalıştığını, bazen ise Suriye'deki olayları duyunca hevesinin kaçtığını ve elini taşa süremediğini ifade eden Sabbuh, burada öncelikle Türkiye'deki demokrasi ortamı ve özgürlüğü anlatan bir heykel yaptığını kaydetti.