
12 Eylül askeri darbesi sonrası yargılanan Soylu ile Atmalıoğlunun ortak beklentisi, özgürlükçü yeni bir anayasanın hazırlanması.***
ADANA – Ömer Sarı
12 Eylül askeri darbesi sonrası Devrimci Yol (Dev-Yol) Davası'nda yargılanarak uzun yıllar Mamak Cezaevinde kalan Nedim Soylu ile MHP Adana Davası'nda yargılanırken aynı cezaevinde kalan Seyfi Atmalıoğlu, 31. yılında darbenin izlerinin silinmesi için özgürlükçü bir anayasa yapılmasını istiyor.
12 Eylül askeri darbesi sonrasında Dev-Yol Davası'nda yargılanan Nedim Soylu (59) ve MHP Adana Davası'nda yargılanan Seyfi Atmalıoğlu'nun (50) anlattıkları darbenin yıldönümünde kaybedilen yılların acısının hala geçmediğini gösteriyor.
CHP de inisiyatif almalı
Nedim Soylu, yaptığı açıklamada, örgüt yöneticiliği yapmak ve adam öldürmek suçlarından 13 yıl boyunca Sıkıyönetim Komutanlığı 2 Nolu Askeri Mahkemesi tarafından tutuklu yargılandığını ve cezasının önce idama daha sonra da müebbet hapse çevrildiğini söyledi.
Darbeci yapılarla mücadeleyi asıl yapması gerekenlerin sosyal demokratlar ve sol kültürden gelenler olması gerektiğini anlatan Soylu, şunları söyledi:
"CHP de bir an önce AK Parti gibi özgürlükçü bir anayasa için inisiyatif almalı. Bu sürece ortak olmalı. 12 Eylül'le hesaplaşmayı devletin demokratikleşmesi olarak görüyorum. Yeni anayasa için TBMM'nin tamamı harekete geçmeli. Sivil toplum da anayasa değişikliğinde rol almalı. Tabana yayılan bir uzlaşmayla yeni anayasa yapılmalı. Türkiye'de darbenin izleri silinmeli.''
Türkiye artık eski Türkiye değil
12 Eylül döneminde Adana Ülkücü Gençlik Derneği üyesi olan ve MHP Adana Davası'nda yargılanan Seyfi Atmalıoğlu, 1978 yılında işlenen bir cinayetten dolayı 12 Eylül darbesi sonrası tutuklandığını söyledi.
''Yeni Anayasa'yla Türkiye'de 12 Eylül'ün bütün izleri silinmeli'' diyen Atmalıoğlu, ''Türkiye artık eski Türkiye değil. Bir araya gelerek çay içebiliyor düşüncelerimizi paylaşabiliyoruz. Referandumda 'evet'in manası buydu. Toplumun bütün katmanlarıyla insana değer veren, insan haklarına saygılı, yeni bir Anayasa'ya acil ihtiyaç var" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın TBMM'de Mustafa Pehlivanoğlu ve Erdal Eren'in ismini anmasının çok iyi anlaşılmadığını kaydeden Atmalıoğlu, ''Başbakan Meclis'te o iki insanın adını anarak, aslında onları beraat ettirdi. 30 yıl sonra devlet vatandaşına yapılan haksızlığı kabul etti. O günlere baktığınızda bugünün Türkiye'sini çok güzel günlerin beklediğini görüyorum'' diye konuştu.