
Bakan Davutoğlu, "Beyaz Saray'da oturanın, arkadaşlığı dolayısıyla gurur duyduğu bir başbakana sahip olan bir ülke var" dedi. ***
KAYSERİ
Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile geldiği Kayseri'de, AK Parti İl Teşkilatı tarafından Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonunda düzenlenen toplantıya katıldı.
Davutoğlu, ABD Başkanlığına aday olan Teksas Valisi'nin Türkiye ile ilgili büyük bir gaf yaptığını dile getirerek, ''(Türkiye'ye dış yardımı keselim. Teröristler tarafından idare ediliyor) diyor. Bilmiyor ki... 10 yıl öncesinin Türkiye'si sanıyor. Kimse dememiş ki artık Türkiye dış yardım almıyor, almayacak. 2001'de olduğu gibi dış yardım alıyor olsaydık, Bu tür zihniyetler Beyaz Saray'a oturduğunda talimat vermeye kalkarlardı. Bugün talimat verilen bir ülke yok, aksine Beyaz Saray'da oturanın, arkadaşlığı dolayısıyla gurur duyduğu bir başbakana sahip olan bir ülke var'' diye konuştu.
Türkiye'nin dış politika bağlamında bakıldığında, çok kolay bir dönemden geçmediğine dikkati çeken Davutoğlu, şunları söyledi:
''Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bunu herkesin bilmesi lazım. Aldığımız kararlar kolay kararlar değil. Omuzlarımızda, bu zayıf omuzlarda, çok büyük bir tarihi sorumluluk taşıyoruz. Yüzyılın muhasebesi yapılıyor arkadaşlar. Geçen sene Tunus'ta ilk 'Yasemin Devrimi' başladığında Bakanlar Kurulumuza da bir sunuşta bulunmuştum. Daha sonra bir vesileyle kamuoyuyla da paylaştım. Doğrusu bizi iliklerimize kadar ürperten bir sınavla karşı karşıya olduğumuzu hissettik. Nasıl bir sınav bu? Bakın 1911 yılı son Türk askerinin Libya'dan çıktığı yıldır. Enver Beylerin, Mustafa Kemal Beylerin bütün o kahraman askerlerin sömürgeciliğe karşı direniş gösterdiği ve o büyük direnişi kaybettiği yıldır. 2011 yılı ilahi bir tevafuk. Ya Libya'da var olacaksınız, ya Libya'yı kaybedeceksiniz. Geçen sene sırf bu bağlamda yaşadığımız bu büyük imtihanı her an içimizde hissettik.
Şimdi yüzyıl sonra bütün Ortadoğu coğrafyasında, Türkiye'den tekrar büyük beklentilerin olduğu ve Sayın Başbakanımızın adının anıldığı yerde bile büyük bir heyecan dalgasının doğduğu, Türk bayrağının görüldüğü yerde bir beklenti dalgasının oluştuğu bir dönem. 2014 yaklaşıyor. 1915 Çanakkale Savaşı. İşte Fransa'nın bugün istismar ettiği, Ermeni ile birlikte bizim tarihimize kara leke çalmaya çalışan, bir 100. yıl travması. 1918, bir imparatorluğun, kadim bir devletin bittiği yıl. Şöyle düşününüz. AK Parti kadroları olarak önümüzdeki 100 yılı inşa etmek için çalıştığımızın bir göstergesi olarak hemen şu hesabı yapınız. 1911 ile 1923 yılları arasında nereleri kaybetmişsek, hangi topraklardan çekilmişsek 2011 ile 2023 yılları arasında o topraklarda tekrar kardeşlerimizle buluşacağız. Bu, zorunlu tarihi bir görevdir.''