
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunus Ulusal Kurucu Meclisinde Tunus halkının temsilcilerine seslenen ilk konuk cumhurbaşkanı oldu.***
TUNUS - Yusuf Çelebi
Cumhurbaşkanı Gül, Tunus Ulusal Kurucu Meclis Başkanı Mustafa Bin Cafer ile görüştükten sonra Tunus Ulusal Kurucu Meclisine hitap etti. Gül, kendisini Meclise takdim eden Bin Cafer'in konuşmasından mutluluk duyduğunu belirterek, ''Biz de bunlardan ziyadesiyle memnun olduk'' ifadesini kullandı.
Gül, konuşmasına, ''Kadim dostluk ve kardeşlik müktesebatıyla bağlı olduğumuz Tunus halkının milli iradesinin hakiki manada vücut bulduğu bu Mecliste sizlere hitap etmekten büyük onur duyuyorum'' sözleri ile başladı.
Tunus'un, ''Arap Baharı'' ve ''Arap uyanışı''nın fitilini ateşleyen ülke olduğunu belirten Gül, Kurucu Meclis üyelerine ''Tunus'un geleceğini inşa eden sizlere hitap etmek şüphesiz büyük bir ayrıcalıktır'' diyerek seslendi.
Arap aleminin istikbaline ışık tutacak fener oldunuz
Tunus halkının temsilcilerine seslenen ilk konuk Cumhurbaşkanı olmaktan, Türk milleti adına büyük gurur ve heyecan duyduğunu ifade eden Gül, şunları kaydetti:
''Heyecan duyuyorum; çünkü, sizler sadece Tunus'un değil tüm Arap aleminin istikbaline ışık tutacak bir fener oldunuz.
Heyecan duyuyorum; çünkü, bu Meclis bölgemizde her türlü bedeli ödemek pahasına büyük bir özgürlük, hak, adalet ve onur mücadelesi veren tüm kardeş halkların yüzünü çevirdikleri bir demokrasi mabedi olmuştur.
Heyecan duyuyorum; çünkü, sizler tarih yazmıyor, bugün aslında tarihi yapıyorsunuz.''
Bayraklarımız kardeşliğin timsali
''Tunus'un önemli merhale katettiği demokratikleşme sürecini başarıyla neticelendirmesi, Mısır'da, Libya'da, Yemen'de ve Suriye'de sizi izleyenlere ilham ve umut verecek, onlara rehberlik edecektir'' diyen Gül, şöyle devam etti:
''Bu nedenle, sadece Tunus için değil, tüm Araplar, tüm Müslümanlar ve nihayet tüm insanlık için başarılı olmak mecburiyetindesiniz. İşte tarih yapmaktan kastım budur. İslam ile demokrasinin, bölgenin sosyo-kültürel dokusu ile modernitenin bağdaşmaz olduğu yolundaki oryantalist hurafe de tamamen çürütülmüş olacaktır. Beni, Türk bayrağına çok benzeyen Tunus bayrağı daima heyecanlandırmaktadır. Al rengiyle, hilal ve yıldızıyla adeta kadim kardeşliğimizin timsalidir bayraklarımız.''
Türkiye etkin rol üstlensin
Tunus Ulusal Kurucu Meclisi Başkanı Mustafa Bin Cafer de Cumhurbaşkanı Gül'den önce yaptığı konuşmada, yeni anayasalarında Türkiye'yi örnek alacaklarını söyledi.
Cafer, ticari, iktisadi ve eğitim alanında Türkiye'nin kendileri için güzel bir örnek olduğuna işaret etti.
''Türkiye'nin bölgede önemli bir rol üstlenmesini istiyoruz'' diyen Cafer, Suriye ve Filistin konusunun Tunus siyasetinin odağı olduğunu ve Türkiye ile bu konularda mutabakat halinde bulunduklarına dikkati çekerek, ''Türkiye'nin dış politikasını destekliyoruz'' ifadesini kullandı.
Mustafa Bin Cafer, şunları kaydetti:
''Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu ziyareti özellikle Tunus Ulusal Kurucu Meclisinin işleyişiyle ilgili bize moral kaynağı olmuş olup, Türkiye'nin Tunusla olan ilişkilerini taçlandırmıştır.''
Gül onuruna yemek
Tunus Cumhurbaşkanı Munsif Merzuki, Gül onuruna akşam yemeği verdi.
Cumhurbaşkanı Gül, yemekte yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki köklü dostluk bağlarına vurgu yaparak, gösterilen misafirperverlikten dolayı müteşekkir olduğunu söyledi.
Merzuki de iki ülkeyi birbirine bağlayan ilişkilerin karşılıklı saygı, istişare ve işbirliği temeline oturduğunu belirterek, ''İmzalanan protokoller iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecektir. Anlaşmalar aynı zamanda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen eylülde imzaladığı anlaşmaları pekiştirecektir. Adalet, barış ve istikrarın sağlanması için işbirliği ve kalkınma en önemli adımdır'' dedi.
Bizi örnek alıyorlar
Daha sonra gazetecilerle sohbet eden Gül, şunları kaydetti:
''Bizi örnek alıyorlar. Tabii ki dost olan ülkeler birbirlerinin başarısıyla sevinir, eksiği varsa üzülür. Türkiye ile Tunus arasındaki dostluk çok eski. 400 yıllık beraberliğimiz var. Bunun hatıraları ve izleri gayet canlı bir şekilde yaşıyor. Burası, baktığımızda ikinci bir Türkiye, ikinci bir iyi örnek olabilir. Dışarıda baktığınızda rahatlığı görüyorsunuz. Bir zamanlar bu ülkeden kaçtılar. Eşleri başörtülü olan insanlar sokağa çıkamıyor, otobüse binemiyordu. Önce buralarda başladı. Bizimkiler buraları örnek aldı. O hastalıklı fikirler buralardan başladı.''