Beyrut’un Dahiye bölgesinden son duruma ilişkin yayındayız.
İran'ın yeni misillemeleri nedeniyle Tel Aviv'de sirenler çalıyor
Tenerife Başantrenörü Txus Vidorreta, FIBA Erkekler Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray MCT Technic ile oynanan çeyrek final ikinci maçının ardından Sinan Erdem Spor Salonu’nda basın toplantısı düzenliyor
ANKARA
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kütahya Valiliğini ziyaretinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ne zaman görüşeceğinin ve Başbakan Erdoğan'ın "Köşk'e çıkarsam tam yetki kullanacağım" açıklaması ile çıkan tartışmanın hatırlatılması üzerine Gül, yerel seçimlerin ardından cumhurbaşkanlığı seçiminin gündeme gelmesinin doğal olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinin YSK tarafından belirlendiğini, takvimin bilindiğini dile getiren Gül, sözlerine şöyle devam etti:
"Önce şunu söylemek isterim. Ben bu cumhurbaşkanlığı seçiminin gayet nezih neticeleneceğini ve seçim sürecinin olacağına inanıyorum. Çünkü eskiden yaşadığımız krizler, tartışmalar, bunlar olmayacaktır. Herhangi bir belirsizlik de söz konusu değildir. Onun için ülkenin üzerine siyasi riskler yüklenmesin. Herkes bu anlamda ben, 'Herkes işinde gücünde sakin olsun' diyorum. Diğer yandan tabii ki adaylar çıkacaktır. Bunlar da önümüzdeki günlerde belli olur. Sayın Başbakan ve benimle ilgili konular söz konusu olduğunda, bir araya gelip bunları konuşacağımızı, görüşeceğimizi zaten söyledik. Gördüğünüz gibi çeşitli istişareler, çeşitli temayül çalışmaları yapılıyor. Bunlar bütün seçimlerden önce kararlar verilmeden önce yapılan şeylerdir. Biz de bir araya geldiğimizde konuşup bunları neticelendireceğiz. Tabii ki cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili adaylar netleştikten sonra başka bir süreç başlayacaktır. Bu vesile ile şunu da söylemek isterim: Görüyorum birçok tartışmalar oluyor, birçok spekülasyonlar oluyor.
Ben devletin bütün kademelerinde devletimize hizmet ettim, büyük bir şerefle bu görevleri yerine getirdim ve bundan büyük bir gurur da söz konusu olamaz. Bugünkü şartlar çerçevesinde benim gelecekle ilgili bir siyaset planımın olmadığını burada paylaşmak isterim. Çünkü bakıyorum, birçok spekülasyonlar birçok şeyler söyleniyor. Günü geldikçe bunlar daha çok konuşulacaktır, tartışılacaktır. Ama bunun da bilinmesini arzu ederim."
"Demokrasiye yakışan uygulama değil"
Bir gazetecinin 'siyaset planım yok dediniz' ifadesi üzerine Gül, "Bugünkü şartlarda böyle bir planımın olmadığını söyledim, evet" dedi.
Gül, bu soruya bağlantılı olarak "Medvedev-Putin formülü çok tartışılıyor. Sizi başbakanlık koltuğunda düşünebilecek miyiz" denilmesi üzerine "Bu şekilde demokrasiye yakışan bir uygulama olduğu kanaatinde değilim. Hali hazırda, bugünkü şartlar içerisinde düşündüğümü söylemiş oldum size" değerlendirmesini yaptı.
Bir basın mensubunun "Adaylığınızı tekrar koymazsanız siyaseti bırakacak mısınız" sorusunu tekrar sorması üzerine Gül, "Bugünkü şartlar içerisinde böyle bir planımın olmadığını söyledim size" cevabını verdi.
Gül, "Bu aynı zamanda Köşk'e yeniden adaylığınızın da bir işareti mi" sorusu üzerine şunları söyledi:
"Bugün Cumhurbaşkanı olduğum için bazı konuları açık konuşmak beni sınırlıyor. Ama şu bir gerçek ki ben bağımsız bir şekilde siyasete girmiş veyahutta cumhurbaşkanı olmuş bir insan değilim. Dolayısıyla bunları arkadaşlarımız ile konuşacağımızı, tartışacağımızı ve neticede bir karara varacağımızı, bunu da kendi aramızda konuşarak halledeceğimizi söyledim. Dediğim gibi bunlar gayet açık, şeffaf bir şekilde olan konular. Türkiye yeterince olgun bir ülke. Hepimiz de yeteri kadar olgunuz. Onun için Türkiye'nin geleceği daima parlak olacaktır. Daima da iyi olacaktır."
Cumhurbaşkanı Gül onuruna öğle yemeği
Cumhurbaşkanı Gül, Çınar Otel'de onuruna verilen öğle yemeğine katıldı. Yemekte, kentin ileri gelenlerinin yanı sıra şehit aileleri ve gaziler de bulundu.
Yemekten önce çini sanatçıları İsmail Yiğit, Mehmet Gürsoy, Nida Olçar ve Mehmet Yıldırım'ın açtığı standı gezen Gül, Yıldırım'ın çini vazo yapımını izledi, çini tabak üzerine boyama yaptı.
Daha sonra şehit aileleri ve gazileri selamlayarak yemek salonuna giren Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasına, ilan edilmesine karşın iki kez iptal etmek zorunda kaldığı seyahati gerçekleştirmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek başladı.
Milletvekili ve bakanlık yaptığı dönemlerde çok kez Kütahya'ya geldiğini anımsatan Gül, şöyle devam etti:
"Kütahya'nın bu tarihi zenginliğinin getirdiği kültür zenginliği, kendi gelenekleri vardır. Sanatta sadece Türkiye'de değil dünyada anılan çinileri vardır. Sizlerin tabiriyle 'ateşte açan çiçekler'. Dünyanın neresine gitsek bir sanat merkezinde, büyük müzelerde sizin eserlerinizi görmekten büyük gurur duyarız. Bu geleneğe, servete en güzel şekilde sahip çıkıp bir taraftan sanat bir taraftan iş dünyası bu işi geleceğe çok daha güçlü bir şekilde taşımalı. Bir taraftan sanat faaliyeti bir taraftan da ticari ve ekonomik faaliyet olarak Kütahya'nın kazanç hanesine yazılmalıdır."
"Potansiyel ortaya çıkınca Zafer Havalimanı daha çok kullanılacak"
Yapılan yollar ve köprülerin de Kütahyalıların beklediği hizmetler olduğuna dikkati çeken Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hangi memlekette huzur, güven, istikrar söz konusu olursa o memlekette icraatlar, güzel hizmetler söz konusu olur. Bazen istikrarsızlıkların olduğu dönemlerde ise enerjilerimiz boşa gider. Onun için hepimiz kardeşliğin, huzurun değerini bilmeliyiz. Bir ülkede farklılıklar olabilir. Farklı siyasi akımlar muhakkak ki olacaktır ki demokrasiden bahsedelim. Siyasi partiler demokrasinin temel unsurlarıdır. Bütün Türkiye sathında hepsinin teşkilatları vardır. Farklı farklı sivil toplum örgütleri de düşüncelerini değişik istikamette, bu ülkenin yararı ve vatandaşlarının geleceği için paylaşırlar, söylerler. Ama bunun ötesinde kardeşlik, ülke ve şehir için yeri geldiğinde beraberlik gerçekleşiyorsa o zaman ülkede kalkınma, şehirlerde de güzelleşme ve gelişme söz konusu olur."
Yöneticiler, siyasiler ve iş adamları bir araya geldiğinde kentin kaderinin en güzel şekilde tayin edileceğinin altını çizen Gül, "Farklılık içerisinde birlik veya birlik içerisinde farklılık. Bunu gerçekleştirdiğimizde enerjilerimiz sinerjiye dönüşmekte ve bütün büyük işler başarılabilmektedir" değerlendirmesini yaptı.
"Geleceğimiz çok parlak"
Türkiye'yi ve dünyayı bilen birisi olarak, Türkiye'nin geleceğinin çok parlak olduğunu söyleyen Gül, şunları kaydetti:
"Bunu bilerek söylüyorum, geleceğimiz çok parlaktır. Sıkıntılar, münakaşalar, tartışmalar olabilir. Bizim siyasi geleneğimizde tartışmalar acımasız oluyor. Bunu hepimiz görüyoruz, biliyoruz, yaşıyoruz. Bazen çok sert geçiyor ama bu, bugünlere mahsus değil uzun geçmişimizden beri Türkiye'nin geleneği. İnanıyorum ki zenginleştikçe, demokrasi daha çok yerleştikçe, daha çok hukukun üstünlüğünü hep beraber geçerli kıldıkça bütün bunlar da bu gelenekler de değişecektir. Neticede Türkiye de en gelişmiş, kalkınmış ülkeler gibi siyaseti de ekonomisi de eğitimi de öyle olacaktır. Bu uğurda çok fazla işler yapılıyor. Bunların şahitleri sizlersiniz. Hiçbir zaman gelecekle ilgili Türkiye'de ve çevremizde ümitsizlik olmaması lazım. Geleceğe hep beraber çok daha ümitle ve parlak bir şekilde bakmamız gerekir. Türkiye'nin geleceği iyi olunca şehirlerin de geleceği ayrı ayrı iyi olacaktır. Aslında her şehrin kalkınması neticede Türkiye'yi kalkındıracaktır."
Muhabir: Yusuf Çelebi, Eda Ünlü Özen
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
