
Sanık savunmalarının ardından duruşma, 27 Ocak Cuma gününe ertelendi.***
İSTANBUL
Çağlayan'daki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada savunmasını yapan sanık Nedim Şener, tutuklanmasının ardından hakkında yazı yazan Mehmet Baransu, Önder Aytaç, Yiğit Bulut, Rasim Ozan Kütahyalı, Şamil Tayyar ve Adem Yavuz Aslan'ın mahkemeye gelerek dinlenmesini talep etti. Şener, bu kişilerin yazdıkları yazılarda kendisinin sanki irtibatlı örgüt üyesiymiş gibi göründüğünü belirtti.
Davaya konu olan telefon kayıtlarına da değinen Şener, "Tüm konuşmalarım gazetecilik faaliyetimle ilgili. Burada olmamın tek sebebi, Dink cinayetinin bir yerlere varıyor olması. 2 damla su hem cemaati hem toplumu hem de devleti kirletiyor. Biz gazeteci olarak bunları yazmak zorundayız."
''Cezaevi bana pek çok şey öğretti. Silivri aşkları öldürmüyor, gerçekleri de saklayamıyor'' diyen Şener, ''adaletin çatladığını gördüğümüz bir süreçten geçiyoruz. Başbakan ve Adalet Bakanı, 'Dink cinayeti aydınlanmadan huzur yok' dedi. Bana da huzur yok'' ifadelerini kullandı.
Şener, Hrant Dink'in öldürülmesinin 'Ergenekon' örgütünün faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu bağlantıyı ortaya çıkaran gazeteci olarak da tutuklandığını söyledi.
Hanefi Avcı'nın savunması
Sanık Hanefi Avcı da ''Mesleki geçmişim, yaşantım, kamuoyunca bilinen tavrım, açıklamalarım dikkate alındığında benimle 'Ergenekon' veya başka bir örgütle bağ kurulması mantıksızdır'' dedi.
İlk kez savunmasını alınan tutuksuz sanık Ahmet Mümtaz İdil de, gazetecilik faaliyetleri ile bağlantıların örgütsel faaliyet sayılamayacağını söyledi.
İdil'in savunmasını tamamlamasının ardından mahkeme heyeti, duruşmayı 27 Ocak Cuma gününe erteledi.