
UDİM Müdürü Kalafat, 5.6 büyüklüğündeki depremin farklı bir parçanın kırılmasından kaynaklandığını, artçı deprem olmadığını bildirdi.***
İSTANBUL
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Doğan Kalafat, orta büyüklükte meydana gelen son depremin, bağımsız olarak düşünüldüğünde hasara ve can kaybına sebep olmaması gerektiğini vurguladı. Kalafat, yıkılan binalar için, ''Eminim ki bu yapılar, 23 Ekim'deki büyük deprem sonrasında hasar görmüş yapılardır'' diye konuştu.
İlk depremi takip eden 3 hafta içerisinde bazı sarsıntıların devam etmesinin normal olduğunu vurgulayan Kalafat, ''Bu bir fay alanı ve bunun içerisinde birçok parça var. Büyük deprem sonrasında bunun içindeki bütün parçalar kırılabilir. Çünkü oradaki bütün denge ve deprem aktivitesi değişiyor'' dedi.
Kalafat, faylanma doğrultusu ve tipinin, depremlerin yeryüzündeki yansımalarını etkileyeceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
''7.2'lik deprem Van'a 30 kilometre uzaktaydı. Bu deprem ise Van'a çok yakın. Bütün bu depremlerin derinlikleri çok sığ ve bu yüzden yüzeydeki etkisi fazla. Bu deprem, 7.2 büyüklüğündeki deprem sonucunda oluşan sistem içerisindeki farklı bir parçanın kırılmasıdır. Artçı deprem değildir. Bu depremin kendi artçıları oluyor. 10'a yakın artçısı oldu. Süreç olarak 3 hafta içerisinde yoğun olarak deprem aktivitesi devam edecek. Ümit ediyoruz ki bu parçaların hepsi kırılmış ve enerjilerini boşaltmıştır.''
Alıştığımız bir fay tipi değil
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik de Van'ın Edremit ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depreme ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, eldeki verilerin, bölgedeki kırılmanın halen devam ettiğini gösterdiğini kaydetti.
Büyük depremlerden sonra bekledikleri artçı sarsıntıların büyüklüğünün ana şokun bir altına kadar inebileceğini, üstüne çıkmayacağını dile getiren Erdik, ''Ana şok 7,2 olduğu için 6,2'yi görme ihtimali var. Şu anda en yükseği 5,6 civarında kaldı. Bu bölgede, Türkiye'deki yanal atımlı faylara göre artçı şok aktivitesi çabuk sönmüyor. Bir süre daha artçı sarsıntılar devam edecek gibi duruyor'' diye konuştu.
Erdik, Türkiye'de artçı sarsıntılarla ilgili istatistiklerin daha çok yanal atımlı depremlere ilişkin olduğunu vurgulayarak, ''Mesela Kuzey Anadolu fay hattında veya Ege'deki depremler gibi. Ama bu bölgede artçı şoklar uzuyor. Bu, daha önce alıştığımız bir fay tipi değil. Bu bakımdan istatistiklerle ilgili bir şey söylemek zor'' dedi.
Erdik, son sarsıntının artçı şok olup olmadığının da ayrıca incelenmesi gerektiğini belirterek, "''Çünkü etrafta çok miktarda fay var. Ayrı bir deprem değil de ana şokun yırttığı 30x60 kilometre boyutlarında bir ters fay, ona bağlı olabilir. Ama esas ana şokun yırttığı fayın biraz güneyinde duruyor. MTA tarafından gösterilen bir Van fayı var. Onun göl içindeki uzantısı gibi duruyor. Ama şu an söylediklerim biraz prematüre tabii. Yarına detaylı incelememiz gerekir" diye konuştu.