
Mavi Marmara saldırısında İsrail askerlerinin silahlarından çıkan ilk kurşunların isabet ettiği aktivist, kurşunla delinen kimliğini hatıra olarak taşıyor.***
SAKARYA - Veysel Kara
Sakarya'nın Akyazı ilçesinde otomobil alım, satımı ile uğraşan Ekrem Küçükköse, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerinin düzenlediği saldırıda ilk kurşunların hedefi oldu. Vücuduna isabet eden 4 kurşunla yaralanan Küçükköse, uzun bir tedavi sürecinin ardından normal yaşantısına devam etmeye çalışıyor. Küçükköse, vücudundaki yaralar iyileşse de, kurşunlardan birinin delip geçtiği nüfus cüzdanı saklıyor.
Küçükköse, Gazze'den önce, ABD'nin Irak'ı işgal etmesinin ardından yardım götürmek için Irak'a gitmek istediğini, ancak çeşitli nedenlerden dolayı Irak'a gidemediğini anlattı.
Irak'a gidememesinin kendisinin içinde bir yara olarak kaldığını vurgulayan Küçükköse, ''Birkaç sefer Mavi Marmara ile gitmek istedim. 'Doluyuz' dediler. Sonra tekrar ısrarlarım sonucunda zoraki olarak kabul ettiler'' diye konuştu.
Mavi Marmara gemisi baskına uğradığı sırada içinde 32 farklı ülkenin vatandaşı olduğuna dikkati çeken Küçükköse, İsrail'in kendi karasularında olmamasına rağmen gemiye saldırdığını ifade etti.
Küçükköse, İsrail askerlerinin operasyon öncesi telsizle gemidekileri tahrik ettiğini kaydederek, şöyle devam etti:
''Gemiye yaklaştıklarında biz de yeleklerimizi giydik. Gemiye dağıldık. Askerleri gemiye sokmamaya çalıştık. Sabah namazı vaktinde botlar gemiye arka kısımdan yaklaşarak gemiye doğru ateş etmeye başladılar. Biz de gemiden su sıkmaya çalıştık. Pet şişeler ve su ile karşılık verdik. Daha sonra helikopter geldi. Helikopter gelince ben arkadaşlara yardımcı olmak amacıyla yukarıya çıktım. Ardından askerler gemiye iner inmez ateş etmeye başladılar. Gemide helikopterden inen askerlerin açtığı ateşte ilk ben vuruldum. Bir kurşun sol koluma, 3 kurşun karnıma isabet etti. İsrail askerleri gemiyi teslim alıncaya kadar baygındım.''
Geminin İsrail askerlerince ele geçirilmesinin ardından, yaralı olduğu halde kötü muameleye maruz kaldığını anlatarak, ''Benim kimliğim otomobilimin ruhsatıyla birlikte cebimdeydi. Bana sıkılan kurşunlardan koluma gelen kurşun, yeleğimin cebindeki kimliğimi delip geçmiş. 45 gün sonra İHH İnsani Yardım Vakfı (İHH) aracılığıyla kimliklerimizi geri aldık. Kimliğimin delik olduğunu o zaman fark ettim. Hala değiştirmedim kimliğimi. Mavi Marmara'nın bir hatırası olarak taşıyorum'' dedi.