
Başbakan Yardımcısı Arınç, israfın sadece Türkiye'yi değil, bütün ülkeleri batıran, felaketlere sürükleyen bir hastalık olduğunu söyledi.***
BURSA
Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından yürütülen ''Türkiye Grameen Mikrokredi Programı'' çerçevesinde, Bursa'da 10 mikrokredi kullanıcısına sembolik olarak çeklerinin verilmesi dolayısıyla valilikte tören düzenlendi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, törende yaptığı konuşmada, mikro kredi uygulamasını, başlangıçta kendi kabullerine aykırı bulduklarını, TİSVA Mütevelli Heyeti Başkanı Aziz Akgül'un anlattığı uygulamanın kendisine 'çok garip ve kabul edilemez'' geldiğini söyledi.
Akgül'ün, ''Muhammed Yunus bunu bütün dünyaya anlatıyor, kendisi de yoksul bankası olarak bir uygulamanın içinde, bunda başarıya ulaştı'' dediğinde inanamadığını anlatan Arınç, dünyada ve Türkiye'de krediye ihtiyacı olanların bankalara gittiğini belirtti.
Balık tutmayı öğretmek lazım
İş adamlarının hibe yapmak suretiyle bunu başlatmaya çalıştıklarını belirten Arınç, şöyle konuştu:
"Su tulumbasından su çıkarmak için önce tulumbanın içerisine bir miktar su koymak lazım. Ondan sonra da kolu basarak, suyu getirebilirsiniz. Mikrokredinin yaptığı bu. Siz bin, 5 bin, 10 bin lira vermek suretiyle insanların kabiliyetlerini keşfediyorsunuz. Her gün bir insana balık vermek iyi bir şey değil, balık tutmayı öğretmek lazım...''
İsrafla mücadele etmek bir görevdir
Arınç, özellikle kadınların her konuda becerikli olduklarını, onlara güvenmek gerektiğini ayrıca kadınların israftan kaçınarak hareket ettiklerini belirterek, "İnanın Türkiye'de israfla mücadelede başarılı olsak, milletten vergi toplamaya ihtiyaç kalmaz. Şu devlet dairelerindeki, evimizdeki, belediyelerdeki israfa bakın. O yüzden israfı asgariye indirmek için yapılacak her çalışma aslında vatanseverliktir. İnancımız da bunu emreder. 'Yiyiniz içiniz ama israf etmeyiniz' hükmü, arkasından da büyük bir tehdidi taşıyor; 'israf edenleri Allah sevmez" dedi