Volkan Kaşik
25 Ocak 2017•Güncelleme: 25 Ocak 2017
MALATYA
Malatya'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimiyle ilgili hazırlanan iddianamede, örgütün eğitimi "ara yüz" olarak kullandığı, bu alanın örgüte her şeyden önce insan kaynağı sağladığı, ekonomik kaynak temin ettiği ve örgütün meşru görünmesini sağladığına işaret edildi.
Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcıvekili Mehmet Badem tarafından FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin eski 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti ile bazı generaller, subay, astsubaylar ve erlerin de aralarında bulunduğu 76 şüpheli hakkında hazırlanan ve 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 165 sayfalık iddianamede, darbe girişiminde yaşananların yanı sıra örgütün yapısı hakkında da bilgilere yer verildi.
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) kuruluşu, amacı, sosyo-kültürel ve zihinsel yapısı, örgütün yönetim modeli, örgütün hiyerarşik yapısı, paralel devlet kurma çabaları, örgütün istihbarat ağı ve illegal yapılanması, örgütün haberleşmede kullandığı teknikler, baskı oluşturma teknikleri, siyasi baskı ve propaganda araçları gibi bilgilerin yer aldığı iddianamede, İslami düşünceyi topluma yayma gayretinde olduğu izlenimi veren, kendini içinde bulunduğu sosyo-politik koşullara çok iyi uyarlayan, dönemsel iktidar dengelerini okuyarak siyasi partilerden özerk kalmaya özen gösteren Gülen'in "din, siyaset ve para" üçgeninde etkinliğini artırarak örgütünü geliştirdiği belirtildi.
"Her öğrenciye kod adı verilmektedir"
Örgütle teması sağlanan öğrencilerin, ağabeylerin veya ablaların sorumlu oldukları evlere dağıtıldığı belirtilen iddianamede, "Öğrenciler belirli bir okula yerleştirilmek isteniyorsa, sınavlara birkaç ay kala gruplar halinde farklı yurtlara çıkarılmaktadır. Bu gruplar daha sonra daha küçük gruplara ayrılmaktadır. Her öğrenciye kod adı verilmektedir. Mülki idare, emniyet, TSK ve yargı gibi stratejik kurumlar için hazırlanacak öğrenciler, daha özel şartlarda seçilip, özel şartlarda hazırlanmaktadır. Bunlara hücre tipi yapılanma modeli uygulanmakta, askeri okullara, Polis Akademisi ve Polis Koleji'ne sokulacak öğrenciler, kesinlikle kendi dershanelerine gerçek isimleri ile kayıt edilmemektedir. Bu öğrencilere sınav soruları önceden verilerek ezberletilmekte ve bu husus örgüt jargonunda 'Fetih okutmak' olarak adlandırılmaktadır." ifadeleri kullanıldı.
"Örgüte üyelik için kesin bir kriter yok"
İddianamede, örgütün sosyo-kültürel ve zihinsel yapısı hakkında da bilgilendirme yapıldığı aktarılarak, "Örgüte üyelik için kesin bir kriter yoktur. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Sünni, Alevi hatta yapıya uzak gibi duran gruplardan, ateist ya da Yahudi, Hristiyan dinlerine inananlardan da paralel yapılanma içerisinde yer alanlar bulunmaktadır. Bir başka ifade ile FETÖ/PDY'ye üyelik için dindar olmak veya inançlı olmak şartı aranmadığı gibi Müslüman olmak da gerekli değildir. Bu örgütün içerisinde her türlü suça bulaşmış, alkol müptelası, kumarbaz, hırsız, tefeci, rüşvetçi kişiler de vardır. Ancak örgüt anlayışında, dini vecibelerin yerine getirilmesi veya Kur'an'ın yasakladığı eylemlerden kaçınmaktan ziyade, 'para' öncelik arz ettiğinden, himmetini veren kişinin işlediği suçun veya günahın bir önemi bulunmamaktadır. Meşru olmayan yollardan elde edilen kazançtan örgüte istenen pay verilmiş ise işlenen günahın ya da suçun üzeri örgüt tarafından organize şekilde örtülmektedir." ifadelerine yer verildi.
Muhabir: Volkan Kaşik