Nazlı Yüzbaşıoğlu
11 Kasım 2016•Güncelleme: 11 Kasım 2016
ANKARA - NAZLI YÜZBAŞIOĞLU
Dünya genelinde sivillerin hayatına mal olan ve göç akınlarını tetikleyen çatışmaların durması, yaşanan insani dramların dindirilmesi ve yıllar süren ihtilafların çözümü için son bir yılda yürütülen ateşkes çabaları netice vermedi.
İtilaf Devletleri ile Almanya arasında 11 Kasım 1918'de imzalanan, Birinci Dünya Savaşı'nı resmi olarak bitiren ateşkes anlaşmasının yıl dönümü, taraf devletlerin birçoğunda resmi tatil ve "Dünya Ateşkes Günü" olarak biliniyor. Ancak dünyada hala Suriye, Yemen, Dağlık Karabağ, Ukrayna, Keşmir, Kuzey Kore Güney Kore gibi bölgeler çatışmalara sahne olurken, söz konusu bölgelerde bir türlü kalıcı ateşkes sağlanamadı.
Birleşmiş Milletler (BM), çatışmaların durdurulması, insani yardım konvoylarının sivillere ulaştırılması, anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümü için sık sık girişim ve çağrıda bulunsa da ateşkes ihlallerine ilişkin kayıt tutmuyor ve ateşkese uyulmaması durumunda da, genelde ateşkes kararını iki tarafın da ihlal ettiği yönünde açıklama yapıyor.

Suriye
Suriye'de 2011 Mart ayından bu yana devam eden iç savaş nedeniyle bugüne kadar 600 bini aşkın Suriyeli hayatını kaybetti, yaklaşık 6 milyon kişi komşu ülkelere sığınırken, 7.5 milyon Suriyeli ise ülke içinde yerinden oldu.
Ülkede, bu yıl içerisinde yürütülen ateşkes çabaları kapsamında, Uluslararası Suriye Destek Grubu eşbaşkanları ABD ve Rusya, 22 Şubat'ta Suriye'de çatışmaların durması konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu. Ateşkesin, 26 Şubat'tan itibaren geçerli olduğu ve 4 hafta süreceği kaydedildi. BM Güvenlik Konseyi, bu anlaşmayı onaylayan 2268 sayılı karar tasarısını 26 Şubat'ta oybirliğiyle kabul etti.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından ilk günlerde bazı ihlaller yaşansa da genel olarak bağlı kalınan sözler, ilerleyen haftalarda Halep, İdlib ve Şam'da yeniden başlayan çatışmalarla unutuldu. Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), 10 Mart'ta yaptığı açıklamada çatışmaların sonlandırılması anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından geçen 12 gün içinde 435 ihlalin yapıldığını açıkladı.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, çatışmaların ve ihlallerin daha da artması üzerine 2 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, çatışmaların yoğunlaşması nedeniyle üzüntü duyduğunu belirterek taraflara çatışmaların durması kararına geri dönülmesi çağrısı yaptı.
ABD ve Rusya'nın girişimleri ile Kurban Bayramı'nda, 12 Eylül'de Suriye'de taraflar ikinci kez çatışmaların durması anlaşmasına vardılar. Anlaşmaya göre 12 Eylül'den itibaren 1 hafta süreyle silahlar susacak ve başta Halep olmak üzere kuşatma altındaki bölgelere insani yardım ulaştırılacaktı.
El Nusra ile DEAŞ'ın yer almadığı ateşkes, 17 Eylül'de ABD'nin Suriye askerlerini vurmasıyla bozuldu.
Uzun uğraşlar ve temaslar sonucu Halep'e yardım konvoyları 19 Eylül'de hareket edebildi ancak konvoya hava saldırısı düzenlendi. Saldırıda 18 yardım görevlisi hayatını kaybetti. Bölgede hava operasyonu düzenleyen Rusya ve Esed rejimi saldırıyı kendilerinin gerçekleştirmediğini öne sürdü.
BM saldırıyı kınayarak sorumluların tespit edilmesi için soruşturma başlattı, ancak henüz soruşturma neticelenmedi.
Dağlık Karabağ
Güney Kafkasya'da Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgaliyle başlayan, 1994'te imzalanan ve "Bişkek Protokolü" diye bilinen ateşkes anlaşmasına rağmen çıkan çatışmalarda çok sayıda sivil ve asker kaybına neden olan Karabağ sorununun çözümü için de son bir yılda ateşkes adımları atıldı.
Ancak Ermenistan tarafının ihlalleri sonucu, nisan başında cephe hattında çatışmalar yaşandı.
Ermenistan ordusunun Azerbaycan sivil yerleşim birimlerini ateş altına almasının ardından Azerbaycan ordusu cephe hattında karşı saldırı başlattı. Ağdere, Terter, Ağdam, Hocavend ve Fuzuli bölgelerinde başlatılan operasyonlarda bazı stratejik bölgeler işgalden kurtarıldı.
Azerbaycan Savunma Bakanlığının farklı tarihlerde yaptığı açıklamalara göre çatışmalarda 31 Azerbaycan askeri şehit oldu, 240 Ermenistan askeri öldürüldü.
Taraflar, 2-5 Nisan'da cephe hattında yaşanan şiddetli çatışmaların ardından Rusya'nın devreye girmesiyle, 5 Nisan'da saldırıların durdurulması yönünde anlaştı. Bu ateşkes kararına rağmen bölgede zaman zaman düşük yoğunluklu cephe hattı çatışmaları yaşanıyor.
Çözüm arayışları çerçevesinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in arabuluculuğunda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan 20 Haziran'da St. Petersburg'da Dağlık Karabağ toplantısında bir araya geldi.
Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığı ve Dağlık Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesini teşvik ve taraflar arasında aracılık etmek amacıyla 1992'de kurulan AGİT Minsk Grubu ise 23-25 Ekim'de Bakü ve Erivan'daki temaslarda bulundu. Eşbaşkanlığını Rusya, Fransa ve ABD'nin yürüttüğü Minsk Grubu temasların ardından yayımladığı bildiride, müzakerelerinin sürdürülmesi için taraflara ateşkese uyulması çağrısını yineledi.
Minsk Grubu, 24 yıl boyunca birçok girişimde bulunmasına rağmen Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik somut netice elde edememekle eleştiriliyor.