
Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan için idam edilişlerinin 50. yılında Anıt Mezar'da anma töreni düzenlendi.***
İSTANBUL
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından anıt mezara çelenk bıraktı.
Çiçek, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yetiştirdiği üç büyük devlet ve siyaset adamı olan ve ömürlerini milletin mutluluğuna ve refahına adayan Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idam edilişinin 50. yılı olduğunu hatırlattı.
Cemil Çiçek, bu vesileyle bu üç büyük devlet adamını ve o dönemin mağdurlarını minnet, saygı, rahmet ve şükranla andığını belirterek, şunları kaydetti:
''İdamlarının üzerinden yarım asır geçmiş. Burada dikkat edilmesi gereken husus, üzerinden yarım asır geçmiş olmasına rağmen hadisenin hala sıcaklığını koruması, bu akıbetin hala unutulmamış olmasıdır. İnsan hafızası önemli ya da önemsiz nice olayları unutmaya mütemayil gözükürken, bu üç büyük devlet adamının idamı hala canlılığını koruyor, millet hafızasında yer etmiş bulunuyor. Bunu nedeni bu idamların toplumsal şuur altında unutulmaz bir travmaya dönüşmesidir. Böyle hadiseler toplumun derin vicdanında unutulmaz bir yer tutuyor. Her vesileyle mevzu gündeme geldikçe milletin vicdanı kanıyor. Açıktır ki millet vaki idam hadiselerini kendisinin cezalandırılması biçiminde telaki etmiş, Menderes ve arkadaşlarını kendi iradesinin ve derin vicdanının sembolü seviyesine yükseltmiştir. Türk Milleti, Menderes ve arkadaşlarının idamı karşısında derin acı duymuş, ruhu burkulmuş, o şartlarda biraz da kendi düştüğü çaresizliğin, yetimliğin yasını tutmakta, ağıtlarını dile getirmektedir.''
Toplumsal psikolojinin kanamaya devam eden bu tarafından, herkesin ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Çiçek, ''Rahmetli Menderes ve arkadaşlarına karşı bu muameleyi reva görenler başta olmak üzere herkesin ders çıkarması gerekmektedir'' dedi.

''Bu ayıplı günün yıllarca bayram olarak kutlanması...''
Çiçek, yarım asır önce bugün yaşanılan günün Türkiye'nin yakın tarihi açısından kara bir gün, Türkiye'nin demokrasisi açısından ayıplı bir gün olduğunu ifade ederek, ''Bu ayıplı günün yıllarca bayram olarak kutlanması da en azından bu elim olay kadar ayıplı bir gündü. Bu güne takılıp kalmayacağız. Buradan çıkaracağımız dersler var. Bu derslerle geleceğimizi aydınlatacağız. İnanıyoruz ki bundan böyle son sözü de millet söyleyecek, son kararı da millet verecektir'' diye konuştu.
Cemil Çiçek, daha sonra yürüyerek eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın anıt mezarına geçerek, burada dua etti.
Demokrasimizin zedelendiği gün
Anma törenine katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da ''17 Eylül 1961 tarihi, insanlık vicdanında derin yaralar bırakan üzüntünün günüdür, genç Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyetimizin ülküsü olan demokrasimizin derin şekilde zedelendiği gündür'' dedi.
Çok şeyin söylendiği ve söylenebileceğini ifade eden Yazıcı, şöyle devam etti:
''Darbe ile Türkiye'de milli irade yok sayılmış. Hukuk bir kenara bırakılmış, vicdanlar sızlatılmış, milletin gönlü ve şevki kırılmıştır. Sonuçta milli iradeyi ve hukuku hiçe sayanlar bugüne kadar yargı önünde hesap vermeseler de milletin vicdanında ebediyen mahkum olmuşlardır. Bu mahkumiyet önemli. Bizim siyasi tarihimiz kesintilerle dolu. Darbe yapılmış. Darbe günü bu ülkede yıllarca bayram olarak kutlanmış. Ben de öğrenci olarak o törenlerde bayramı kutlamak ismi adı altında yer aldık.''
Adnan Menderes'in oğlu Aydın Menderes ise ''Milletimizin bu acılı gününde, milletin kayıtsız şartsız millete olan egemenliği ve hukukun üstünlüğünü her türlü teminat altına alacak bir sivil anayasanın, partilerin ittifakı ile gerçekleşmesini diliyorum'' dedi.
Erdoğan'dan taziye mesajı
Öte yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski başbakanlardan Adnan Menderes'in vefatının 50. yılı dolayısıyla oğlu Aydın Menderes'e taziye mesajı gönderdi.
Erdoğan mesajında, şu ifadelere yer verdi:
''Bugün, adı demokrasiyle özdeş hale gelen merhum Başbakan Menderes'in Türkiye'nin kalkınma, demokratikleşme ve modernleşme sürecine yaptığı eşsiz katkılar asla unutulmayacaktır.
Türkiye'nin demokratikleşmesi yolunda attığı cesur adımlarla Türk siyasetinde çığır açan babanız Adnan Menderes'i vefatının yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyor, size ve ailenize en kalbi dileklerimi sunuyorum.'