MANİSA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen "Manisa İli Toplu Açılış Töreni"ne katılarak, vatandaşlara hitap etti. Konuşmasına tüm Manisalıları selamlayarak başlayan Erdoğan, Manisa’ya en son şubat ayında geldiğini ve yine toplu açılış töreni gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde güvenlik güçleri ile terör örgütü mensupları arasında çıkan çatışmada şehit düşen askerlere ve güvenlik korucularına Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tabi burada bir acıyı da ayrıca özellikle ifade etmek istiyorum. Manisa Selendi’den Özel Harekat Ahmet Alp Taşdemir, bu sabah Diyarbakır’da şehit oldu. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, inşallah. Ailesine, tüm Manisalı kardeşlerime, milletimize özellikle sabırlar diliyorum. Fakat kanlarını yerde koymadık. 9 kaybımız oldu 2 günde, ama 55 teröristi etkisiz hale getirdik. 55 terörist... Bugün aldığım haberler çok daha farklı. Şu anda gerek İHA’larımız, SİHA’larımız ve F16’larımız oradaki operasyonlarına devam ediyorlar. Sayı daha da artacak. Çünkü ‘Şehidimizin kanını yerde koymayacağız’ dedik. Terörle mücadelede bugüne kadar yemedikleri darbenin çok daha fazlasını yiyecekler. Biz tek bir askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, güvenlik korucumuzun, vatandaşımızın tırnağını dahi teröristlerin topuna birden değişmeyiz.”
"Bizi hiç tasalı görmez bu yerler, yiğitler ölürken bile gülerler, yeter ki yaşayan er oğlu erler bizi çiğnetmesin ayak altında?" şeklindeki dizeleri okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ölürken bile gülen yiğitlerimiz müsterih olsunlar. Türk milletinin er oğlu erleri bayrağımızı asla ayaklar altında çiğnetmeyecektir. Bunun için devletimiz de üzerine düşeni hakkıyla yerine getirmenin gayreti içindedir. İşte bugün gerek Genelkurmay Başkanım, gerek İçişleri Bakanım, gerek kuvvet komutanlarım hepsi Hakkari’de, o bölgedeler. Bütün bu olaylar sebebiyle bölgeyi dolaşıyorlar. Hakkari, Şırnak, Tunceli oraları dolaşıyorlar. Her an, nerede, ne var anında üzerine üzerine gidiyoruz, gideceğiz. Son yıllarda hizmete soktuğumuz silahlı ve silahsız insansız hava araçları başta olmak üzere, yüksek teknoloji ürünü araçlarla terörle mücadele yöntemimizi baştan sona değiştirdik. Kahraman evlatlarımızın teröristlerle karşı karşıya gelmesini asgariye indirerek mücadeleyi teknolojinin imkanları üzerinde yürütüyoruz."
Bölücü terör örgütüne 2015 yılı Temmuz'undan bu yana büyük darbeler vurulduğunu, örgütün bu yüzden nefes alamaz hale geldiğini anlatan Erdoğan, "Buradan bir kez daha ilan ediyorum. Bizim için ülkemizin ve milletimizin bekasından daha önemli hiçbir şey yoktur. Sınırlarımız dışında beslenen, eğitilen, silahlandırılan ve üzerimize salınan terör örgütlerini evlatlarımızın canı ve kanı pahasına durdurmak mecburiyetinde değiliz. Teröristler neredeyse gidip orada tepelerine binmek bizim en tabii hakkımızdır. Şu anda Irak ve Suriye'nin pek çok yeri birer terör yuvası durumundadır. Buralardan ülkemize yönelen terör tehditlerini sınırlarımız içinde değil, bizzat kaynağında bertaraf etmek durumundayız. Birilerinden izin almak durumunda da değiliz." ifadesini kullandı.
Erdoğan, "Kandil'deki ve benzer bir yapıya kavuşturulmaya çalışılan Sincar'daki sorunu, bu bölgelerin hukuki egemeni olan devlet çözmezse, biz buraları yerle bir ederiz." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin 911 kilometrelik sınır hattına işaret eden Erdoğan, "Nerede bir terör oluşumu varsa, onun başını ezmek için havada ve karada her türlü harekatı yapmak bize anamızın ak sütü kadar helaldir." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara, "Hiç şüphem yok. Siz, bu imtihanı 15 Temmuz'da verdiniz zaten. 15 Temmuz'da 'meydanlara' dediğim anda, meydanlara dökülen millet karşımda. Size güveniyorum, size inanıyorum." değerlendirmesini yaptı.
"Şu örgütün arkasında şu devlet varmış, öteki örgütün arkasında başka devlet varmış, bunların hiçbiri de bizi ilgilendirmiyor." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Hiçbir meşru devlet, kendi askerini, personelini teröristlerle bir arada tutmaz. Bizim için teröristlerin yanında olan herkes teröristtir. Atalarımız, 'Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına' derler. Bugüne kadar 'müttefiklik' diyerek, 'stratejik ortaklık' diyerek, 'ittifak ilişkileri' diyerek bizi oyaladıklarını sananlara son sözümüz budur. Biz Irak'ta ve Suriye'de tespit ettiğimiz tüm terör kamplarını yerle bir edeceğiz, bu böyle biline. Sınırlarımız dışındaki bütün terör bataklıklarını kurutmakta kararlıyız. Cerablus- El Bab hattında başarıyla sonuçlandırdığımız, İdlib'de yine başarıyla sürdürdüğümüz operasyonlarımızı her an diğer bölgelere yayabiliriz. Şayet oralarda sakındığı bir şeyler olan varsa, şimdiden tedbirini alsın. Sonra darılmaca, küsmece olmasın."
Bunları söyledikleri için kimi batı ülkelerinden itirazların yükseleceğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Terör örgütü mensupları, Avrupa'nın göbeğinde bizim vatandaşlarımızın oturdukları mahalleleri basıp, ortalığı savaş alanına çevirdiğinde sesleri çıkmayanlar, bunları söyledik diye, kusura bakmayın bizim efelerimiz şahsiyetlidir. Onun için onlar bize farklı bir efelik taslamasın. Terör örgütü mensupları, kendi başkentlerinde ellerinde şakağımıza dayanmış silahlarla gösteri yaptıklarında kıllarını kıpırdatmayanların sözlerinin, bizim için hiçbir kıymeti yoktur."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, masum insanların kanlarını dökmüş teröristleri, yargısı ve polisiyle bir olup yıllarca Avrupa'da saklayanların nasır tutmuş vicdanlarının, Türkiye'nin hassasiyetlerini anlayamayacaklarını bildirdi.
Kendi vatandaşlarının tırnağına zarar gelse ortalığı ayağa kaldıracaklarını belirten Erdoğan, sadece son 2 yılda şehit verilen binin üzerinde güvenlik görevlisiyle, 400'e yakın sivil vatandaşın karşısında "üç maymunun" oynanmasından artık gına geldiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarının ne dediğinin değil, ülkenin bekası için neye ihtiyacın bulunduğunun önemli olduğuna işaret etti.
Terör örgütlerinin gönüllü savunucusu kesilenleri önce kendi ayıplarıyla yüzleşmeye davet eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Ey Avrupa, sen PKK'ya, PYD'ye, FETÖ'ye, DEAŞ'a destek vermeyi bırak da önce kendilerine daha güvenli bir gelecek kurma hayaliyle Avrupa'ya geldikten sonra kaybolan on binlerce mülteci çocuğun hesabını ver. Bakınız sadece Almanya'da 1 Temmuz 2016 tarihine kadar, üstelik de bu ülkenin polis teşkilatının tespit ettiği kadarıyla, tam 8 bin 991 mülteci çocuk kaybolmuştur. Hale bak. Çoğunluğu Suriyeli, Afganistanlı ve Afrikalı olan bu çocukların akıbeti bilinmemekle birlikte, çoğunun suç şebekelerinin kurbanı oldukları tahmin ediliyor. Sınırları içindeki çocukların güvenliğini sağlayamayan Avrupa ülkeleri, maşallah teröristleri ve onların destekçilerini koruma konusunda çok maharetliler. Kayıp çocuklar konusunda, dişe dokunur hiçbir çalışma yapamayanlar, terör örgütü yandaşlarının gösterilerini polis korumasına almak suretiyle güya demokrasiye hizmet ediyorlar. Hale bak. Bölücü terör örgütünün başı, Fransa'da devlet televizyonunun binasına asılıyor. Poster orada. Aynı şekilde Almanya'nın caddelerinde bakıyorsunuz, bölücü terör örgütünün paçavrasıyla, başının posteriyle, yollarda polis kortejinde onların koruması altında yürüyüş yapıyorlar."
"Hani Avrupa Birliği'nde bunlar terör örgütü olarak ilan edilmişti ne oldu?" sorusunu yönelten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsan hakları, demokrasi, özgürlükler' deyince mangalda kül bırakmayanlar, sıra bu çocukların hesabını vermeye gelince bir anda sus pus oluyorlar. Bunlar, Manisalıların deyimiyle 'güneşte verdiği sözü, gölgede bozan' hayırsızlar bunlar." diye konuştu.
Firmaya tebriklerini ileten Erdoğan, açılış listesindeki bir başka yatırımın da Soma'daki kazada hayatını kaybeden madencilerin yakınları için Doğuş Holding tarafından yaptırılan 301 konutun teslimi olduğunu ifade etti.
Erdoğan, Soma'daki maden kazasında şehit olan madencilere Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diledi.
Maden kazasının hemen ardından devletin ilgili kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının harekete geçerek madencilerin geride bıraktıkları ailelerine sahip çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD koordinasyonunda her madencinin yakınlarının her birine bugüne kadar 176 bin lira nakdi yardım yapıldığını, şehit yakınlarından birine kamuda istihdam hakkı tanındığını, çocuklarına da eğitimleri için Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda çeşitli vakıflarca burs bağlandığını anımsattı.
Erdoğan, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi tarafından inşa edilen 301 konutun da tamamlandığını belirterek çok yakında bunların kuralarının da çekileceği müjdesini verdi.
Okulu, camisi ve diğer sosyal birimleriyle bu konutları Soma şehitlerinin ailelerine kazandıran Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk'i tebrik eden Erdoğan, "Yitirdiğimiz canları elbette geri getiremeyiz ama onların bize emanetleri olan ailelerine sahip çıkmak için elimizden gelen her şeyi yaptık, yapıyoruz." dedi.
Erdoğan, özellikle aşırı sol grupların istismarla aileleri tahrik ettiğini ifade ederek, "Aileler üzerinde oyun oynuyorlar ve bunların kimler olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Bu oyunu, lütfen, şehit ailelerimizin bozması lazım. Çünkü bu, şahadet; bu, oyuna gelmez." diye konuştu.
Muhabir: Enes Kaplan, İlkay Güder, Yıldız Nevin Gündoğmuş, Selma Kasap, Efsun Yılmaz
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
