
Yargıtay, bir bölgedeki baz istasyonundan yapılan tüm telefon görüşmelerinin tespitine karar veren yerel mahkeme kararlarını bozdu.***
ANKARA
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ''İşlenen bir suçun failine ulaşabilmek amacıyla da olsa diğer kişilerin özel hayatları ve haberleşme özgürlükleri feda edilmemelidir'' görüşünü yerinde buldu.
İstanbul'da bir işyerinden gerçekleşen hırsızlıkla ilgili soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın aydınlatılması ve faillerin araştırılması için olayın gerçekleştiği bölgedeki baz istasyonlarından yapılan tüm görüşmelerin belirlenmesini istedi.
Talebi görüşen İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi, hırsızlık olayının gerçekleştiği bölgedeki telefon görüşmelerin hangi baz istasyonlarından yapıldığının tespit edilerek, arayan ve aranan kişilerin açık adresleri ve kimlik bilgilerinin belirlenmesine karar verdi.
Telekomünikasyon İletişim Dairesi Başkanlığı da mahkemenin iletişimin tespitine yönelik kararına itirazda bulundu. İtirazı görüşen bir üst mahkeme İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Telekomünikasyon İletişim Dairesi Başkanlığının itirazını reddetti.
Bunun üzerine Adalet Bakanlığı, yerel mahkemelerin verdiği kararlara ilişkin kanun yararına bozma yoluna gitti.
Adalet Bakanlığının talebini görüşen Yargıtay 6. Ceza Dairesi de yerel mahkemelerin kararlarını usul ve yasaya uygun bularak, kanun yararına bozma talebini reddetti.
Daire kararına itiraz
Kanun yararına bozma talebinin Yargıtay 6. Ceza Dairesince reddedilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Daire kararına itirazda bulundu. Dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca görüşüldü.
Kurul da Başsavcılığın itirazını kabul ederek, yerel mahkemelerin bölgesel olarak verilen iletişimin tespiti yönündeki kararlarını bozdu.