İSTANBUL/TEKİRDAĞ/ŞANLIURFA/MALATYA
Camilerde kılınan Cuma namazında Arakan'da başta olmak üzere yaşadığı coğrafyalarda zulme ve katliamlara uğrayan Müslümanlar için dua edildi.
Kurban Bayramı'nın ardından ilk Cuma'da vatandaşlar kent genelindeki camileri doldurdu. Cami içinde yer bulamayanlar avluda saf tuttu. Vatandaşlar, namaz öncesi ve sonrasında, başta Arakan olmak üzere yurtlarında zulüm ve katliamlara maruz kalan Müslümanlar için dua ettiler.
Moda Camisinde 'Mazlumun Yanında Yer Almak' başlıklı hutbe okundu. Hutbede, "Yüce Rabbimiz, okuduğum ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: Sakın, zalimlerin yaptıklarından Allah'ı habersiz sanma! Allah onları cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor." denildi.
İslam dünyasının hüzünlü bir bayram geçirdiği belirtilen hutbede, "Gönüllerimiz mahzundu, gözlerimiz yaşlıydı. Bayramın sevincini yüreğimizin derinliklerinde hissedemedik. Haccın manevi iklimini tam anlamıyla yaşayamadık. Kurbanın heyecanını doyasıya tadamadık. Zira bir taraftan İslam coğrafyasındaki kısır çekişmeler, şiddet ve çatışmalar, bizleri üzmeye devam ediyor. Diğer taraftansa Arakan'daki kardeşlerimizin maruz kaldığı baskı, zulüm, vahşet ve katliamlar yüreğimizi dağlıyor. Masum ve mazlumların uzak diyarlardan yükselen çığlıkları bizleri derinden yaralıyor." ifadeleri yer aldı.
Müslümanların maruz kaldığı haksızlıklar, asılsız ithamlar, şiddet ve zulümlerin tüm Müslümanları sarstığını, ancak bütün bu yanlışlar karşısında büyük ölçüde insanlığın sergilediği duyarsızlık ve varlık amacı yeryüzünde kötülüğü, zulmü ve haksızlığı önlemek olan kuruluşların sessizliğinin daha acı bir tablo oluşturduğu anlatıldı.
Karaya vuran bir balina için insanların seferber olunduğu aktarılan hutbede, kıyıya vuran cansız minik bedenlerin görmezden gelindiği savunuldu.
"Yüce dinimizde bir insanın katli bütün insanlığın katli gibidir. Zira inancımızda insan, bizatihi insan olduğu için değerlidir. Allah'ın bir ayeti olduğu için saygındır. Herkesin canı, inancı, malı ve haysiyeti dokunulmazdır." denilen hutbe, şöyle devam etti:
"Hiç kimse inancından dolayı temel hak ve özgürlüklerinden alıkonamaz. Yerinden yurdundan çıkarılamaz. Şiddete, vahşete maruz bırakılamaz. İnancımızda zulmetmek şöyle dursun, zulme sessiz dahi kalınamaz. Hangi gerekçeyle olursa olsun zalime asla meyledilemez. Mazluma sırt çevrilemez. Bu konudaki temel prensibimiz Peygamberimiz'in (S.A.S) şu uyarısıdır: İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah'ın onları umumi bir azaba uğratması kaçınılmazdır."
Uluslararası Rabia Platformu Başkanı Cihangir İşbilir, "Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere AA'nın yayınları ve Türk sivil toplum kuruluşlarının ve kamuoyunun duyarlılığı sonucu küresel gündeme taşınan ve insani yardım kampanyalarının başlamasına vesile olan üzücü katliam ve zorla göç ettirme hadisesi maalesef son olmayacak." dedi.
İşbilir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Arakan'daki insani krizin köklerinin 100 sene öncesine dayandığını, yoğunluğu değişmekle birlikte hak ihlallerinin ve ayrımcılığın her türünün sürekli yaşandığı kronik bir mesele olduğunu söyledi.
Arakan'da zaman zaman sızan haber ve bilgilerle sadece bir kısmını öğrenebildiğimiz felaketin tüm boyutlarının henüz bilinmediğini ifade eden İşbilir, "Ağustos ayının sonunda gündeme gelen ve özellikle başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Anadolu Ajansının yayınları ve Türk sivil toplum kuruluşlarının ve kamuoyunun duyarlılığı sonucu küresel gündeme taşınan ve insani yardım kampanyalarının başlamasına vesile olan üzücü katliam ve zorla göç ettirme hadisesi de maalesef son olmayacak." diye konuştu.
İşbilir, kampanya ve diplomasi hamlelerinin sürekli olması ve uzun soluklu çalışmalarla güçlendirilmesinin önemli olduğuna işaret ederek, "Sayın Emine Erdoğan hanımefendi ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun katılımıyla gerçekleşen, TİKA, AFAD, Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarının yardım götürdüğü son inceleme ve yardım ziyaretinin krizin uzun vadede çözümüne katkı sağlayacak çalışmaları tetiklemesini temenni ediyoruz." dedi.
Şanlıurfa'da cuma namazının ardından Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde Balıklıgöl Yerleşkesi'nde toplanan vatandaşlar, tekbir getirip, katliamı ve uluslararası toplumun yaşananlar karşısındaki sessizliğini protesto etti.
Grup adına basın açıklaması yapan İbrahim Coşkun, Arakan'da uzun süredir Müslümanlara yönelik şiddet politikaları uygulandığını, son yıllarda da Müslüman varlığını tamamen ortadan kaldırmaya yönelik sistematik soykırım gerçekleştirildiğini belirtti.
Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları gerekli adımların atılması ve katliamların sona erdirilmesi için acilen harekete geçmeye çağıran Coşkun, "BM ve diğer uluslararası örgütlerin Müslümanlara yönelen zulüm karşısındaki sessizliği, mevcut zulümleri artırmakta ve yenilerine davetiye çıkarmaktadır. Myanmar hükümetini ve buna sessiz kalan ülkeleri kınıyoruz. Arakanlı kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırıyoruz." dedi.
Açıklamanın ardından vatandaşlar, Arakanlı Müslümanlar için dua etti.
Malatya'da cuma namazı sonrası Soykan Parkı önünde toplanan grup, Arakan'da zulüm gören Müslümanlar için dua okudu.
Malatya Ortak Değerler Platformu Basın Sözcüsü Hüseyin Polat, burada yaptığı konuşmada, Myanmar ordusunun Arakan'daki Müslümanlara yönelik sistematik zulüm ve cinayetlerini soykırım boyutuna taşımakta sakınca görmediğini söyledi.
Müslümanlara reva görülenler ve yaşananlara karşı dünyanın içine gömüldüğü sessizliğin sadistleri ve insanlık düşmanlarını cesaretlendirdiğini ifade eden Polat, "Artık şu gerçek herkes tarafından anlaşılmıştır, Müslümanlar söz konusu oluca Türkiye'nin dışında bütün dünya kör, sağır ve dilsizi oynuyor." diye konuştu.
Açıklamanın ardından tekbirler getiren vatandaşlar, olaysız dağıldı.
Muhabir: Kaan Bozdoğan, Vedat Yücebaş, Halil Fidan, Emrah Gökmen
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.








