Dolar
15.93
Euro
16.91
Altın
1,859.82
ETH/USDT
2,054.50
BTC/USDT
30,358.00
BIST 100
2,390.37
Spor, spor gündemi

Kendi cenazemiz gibi ilgilendik

Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Albayrak, Sırp taraftarın hayatını kaybetmesiyle ilgili, "Kızılyıldız Kulübü'nden kimse olmamasına rağmen kendi cenazemiz gibi ilgilendik. Takip edip, cenazeyi hazırladık" dedi

22.11.2014
Kendi cenazemiz gibi ilgilendik

İSTANBUL

Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, THY Avrupa Ligi'nde Galatasaray Liv Hospital ile Kızılyıldız Telekom basketbol takımları arasında dün akşam oynanan maçtan önce çıkan olaylarda, Sırp taraftar Marko Ivkovic'in hayatını kaybetmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi.

Ivkovic'in cenazesinin kaldırıldığı Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na gelerek yetkililerden bilgi alan Albayrak, basın mensuplarına açıklamada bulundu.

Kızılyıldız Kulübü ve Sırbistan'a başsağlığı dileyen Albayrak, "Hepimizin başı sağolsun, 25 yaşında gencecik bir insanı kaybettik. Kızılyıldız Kulübü ve Sırbistan'a başsağlığı diliyorum, üzüntülerimi dile getiriyorum. Allahıma şükürler olsun ki bizim taraftarlarımız olaya hiç karışmadı. Bunun mutluluğunu yaşıyorum" dedi.

Ivkovic'in cenazesinin bugün saat 18.30'da ülkesine gönderileceğini dile getiren Albayrak, şunları kaydetti:

"Galatasaray olarak sabahtan beri Kızılyıldız Kulübü'nden kimse olmamasına rağmen kendi cenazemiz gibi ilgilendik. Takip edip, cenazeyi hazırladık. Akşam da saat 18.30 uçağıyla Sırbistan'a gönderilecek. Şu anda cenaze hazır. Hiç kimsenin böyle bir şeyi tasvip etmesi mümkün değil. Böyle bir şeyin yaşanması ülkemizi ve bizi üzmüştür. Keşke böyle bir şey yaşanmasıydı ama kendi taraftarları arasında çıkan bir olay. Hayatını kaybeden kişi kendi özel arabasıyla gelmiş. Tartıştığı kişi de kendi aracıyla gelmiş. Polis kayıtlarında böyle bir bilgi var. Üzücü bir olay ama sevindirici yanı, ülkemizden kimsenin bu olaya karışmaması."

Albayrak, bir gazetecinin "Bıçaklayan kişi Sırp taraftarı mı?" şeklindeki sorusu üzerine, "Evet Sırp taraftarı. Kendi aralarında bir tartışma olmuş. Söylenecek çok fazla bir şey yok. Ailesine tekrar başsağlığı dileklerimizi iletiyorum. Kızılyıldız Kulübü'ne de Galatasaray Kulübü olarak üzüntülerimizi bildiriyorum" ifadelerini kullandı.

Ataman: "Büyük üzüntü içindeyiz"

Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman, maç öncesinde çıkan olaylar hakkında CNN Türk'ün canlı yayınına bağlanarak, "25 yaşındaki bir genç Türkiye'ye geliyor ve burada yaşamını yitiriyor. Bununla alakalı hepimiz çok büyük üzüntü içindeyiz. Her kim tarafından yapıldıysa emniyet, olayın faillerini ortaya çıkaracaktır" dedi.

Dün yaşanan olaylara şahsi otomobili ile salona gelirken şahit olduğunu belirten Ergin Ataman, "Bir baskın gibiydi. Ben otoparka zor girdim. O anda iki polisimizin başlarından yaralandığını ve kanlar içinde kaldığını gördüm. O anda moralim çok bozuldu. Salona girdiğimde bir grubun izni olmadan böyle bir olay çıkardığını öğrendim" ifadelerini kullandı.

Ataman, maçın ardından basın toplantısında yaptığı ve Sırp kamuoyunda tepkiyle karşılanan "Bunlara 'terörist' diyeceğim" açıklamasını ölüm olayından haberdar olmadan yaptığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Maç bitiminde doğrudan basın toplantısına girdim. O zaman olayların sonucunun böyle bir vahim duruma yol açtığından hiçbir şekilde bilgim yoktu. Bana grubun dağıtıldığı söylendi. Ben de daha önce Türkiye'deki olaylarla ilgili söylemlerimde, holiganizme, faşizme, spor sahalarındaki terörizme karşı olduğumu belirtmiştim. Burada da ciddi anlamda sportif bir terör estirildi. Sonuçta Türk polisine ve Galatasaray taraftarlarına saldırıldı. Bunlara önlem alınmasını ve Avrupa Ligi'nin harekete geçmesi gerektiğini belirttim. Bu açıklamayı yaparken bir gencin yaşamını yitirdiğinden hiçbir şekilde haberim yoktu. Zaten haberim olsa konuşmama başsağlığı dileyerek başlardım ve bu konulara hiç girmezdim."

"Olay beni aşarak, politik boyutlara geldi"

Ergin Ataman, Sırbistan yetkililerinin ve başkonsolosunun kendisiyle ilgili algı oluşturmaya çalışmasına üzüldüğünü aktararak, olayların kendisini aşarak, politik boyutlara geldiğini dile getirdi.

Kendisinin bir spor adamı olduğunu belirten deneyimli başantrenör, sözlerine şöyle devam etti:

"Böylesine sportif bir şeyle alakası olmayan bir olayın içine çekilmeye çalışılmam, bence hakikaten esef verici bir durum. Ben spor sahalarındaki her türlü teröre karşıyken, Sırbistan başkonsolosunun 'Ergin Ataman bir teröristtir' demesini, böyle bir ima yaratmasını açıkçası çok garipsedim ve ayıpladım. Olay beni aşarak, politik boyutlara geldi. Ortada talihsiz bir ölüm vakası var. Ancak bu algının da bir an önce ortadan kaldırılmasını rica ediyorum. Sırbistan Başbakanı da 'Ergin Ataman bundan sonra Sırbistan'a giremeyecek' diyerek hedef göstermiş."

Ataman, Türkiye'nin Sırbistan Büyükelçiliği ile görüşüp, kendilerine olaylar hakkında bilgi verdiğini anlatarak, "Konu beni ve sportif olayı aşmış durumda. Burada yaratılmaya çalışılan algı tamamen popülizmdir. Bu konuda da gerek büyükelçiliğimiz gerekse dışişleri yetkililerimiz gerekli açıklamaları yapacaktır. Ben Galatasaray ve Türk Milli Takımı antrenörüyüm. Hukuki olarak benim korunmamı sağlayacaklarını düşünüyorum. Şu aşamada kendi çapımda yapabileceğim bir şey yok" değerlendirmesinde bulundu.

Markovic: "Ataman'ın açıklamaları kabul edilemez"

Sırbistan'ın İstanbul Başkonsolosu Zoran Markovic ise başantrenör Ergin Ataman'ın basın toplantısında yaptığı açıklamaların kabul edilemez olduğunu söyledi.

Markovic, Türk yetkilileri olayların çıkabileceği konusunda uyardıklarını belirterek, "Koçun yaptığı açıklama, benim şimdiye kadar duyduğum en kötü açıklama. Böyle bir şeyi söylemek mümkün olamaz. Dostane bir maçın ardından böyle açıklamalar yapmak kabul edilemez. Bu maçın organizasyonunda yaşanan sorunlar buna yol açtı. Biz gerekli uyarıları yapmıştık ama kimse bizi dinlemedi" ifadelerini kullandı. 

Olayları anlatırken görgü tanıklarına dayandırabildiğini vurgulayan Sırp başkonsolos, "Türk polisi ve Galatasaray yönetimi ile konuşuldu. Biz, bu olay gerçekleşmeden 2 gün önce böyle bir olay meydana gelmemesi için bütün senaryolara hazırlıklıydık. 'Dokuz bin kişinin bulunduğu bir yerde bu kadar polis, bu bölgeyi koruyamaz' demiştik. Özellikle maç sırasında Sırp taraftarlara ek biletin verilmediğini biliyoruz. Bu da kabul edilemez bir şeydir. Sırbistan'da biz maçlarda nasıl davranıyorsak, Türk polisinden de aynı şeyi beklemiştik" şeklinde konuştu.

Muhabir: Emrah Oktay

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın