MANİSA
Manisa Medya TV'de canlı yayınlanan bir programda soruları yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Twitter'a tedbir amaçlı erişim engeli konusuna değinerek, sosyal medyanın artık çok tartışıldığını ve herkesin de bilgi sahibi olduğunu anlattı.
İnternetin muazzam bir dünya olduğunu, insanlar için bu dünyanın çok yararlı olduğunu kaydeden Arınç, internet erişimi bulunmayan bir dünyanın düşünülemeyeceğini dile getirdi.
Çocukların, küçük yaşlarda internet hakkında bilgi sahibi olduğuna işaret eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biraz fazlası da zarar ama çocuklar, çok farklı bir dünyanın içinde. Biz de onlara tablet bilgisayarlar dağıtıyoruz, akıllı tahtalar yapıyoruz sınıfta. İnternette haber siteleri var, onlardan bir şikayet yok. Onlara kanuni bir düzenleme de getiriyoruz. Basın Kanunu kapsamına alacağız ve onlara ilan ve reklam vereceğiz. Twitter, Facebook gibi sosyal paylaşım siteleri var. Burada sınırsız bir dünya var ama sınırsız da bir sorumluluk var. Sorumluluk olmayınca Twitter veya Facebook'tan insanların özel hayatlarına, kişilik haklarına darbe vurulabiliyor. Oradan yayılan bir şey, Youtube'a konulan bir video, binlerce defa tıklanabiliyor yalan da olsa herkesin merakla girdiği ve o kişiler hakkında yanlış bir algıyı kazandığı bir dünya oluyor. Bütün dünyada şu temel kabul edilmiştir; gerçek hayat. Nedir gerçek hayat? Gerçek hayatta hangi fiil suç ise sanal hayatta da o suçtur. Yazarak, internete girerek, Whatsapp yaparak vesaire... Gerçek hayattan farklı olamaz. Avrupa Birliği (AB) yönergeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmeleri veya bu konuyla ilgili yasal düzenlemede bu gerçeği hiç kimse unutmasın. Gerçek hayatta suç olan, sanal hayatta da suçtur."
Arınç, gerçek hayatta suç işleyenlerin bulunabileceğini söyledi.
Sanal hayatta suç işleyenlere değinen Arınç, "Onun için de kanunlar çıkmış. O kanunlar yürüyebildiği kadar faydalı ama öyle bir dünya ki kendini kaybediyor. Fake hesaplar açılıyor, yalan yanlış isimlerle şuradan buradan yayınlar yapılıyor. Türkiye'den açılmış bir hesap zannediyorsunuz meğerse Kanada'dan bir hesap açılmış, o yapıyor. Tayland'dan, Endonezya'dan bir hesap karşınıza çıkıyor. Günlerce bunun başında oturanlar var. Sanal hayatta, Twitter'da veya paylaşım sitelerinde bir insanın özel hayatına giriliyorsa, eşiyle olan ilişkileri, bir başkasıyla olan ilişkileri veya bunların insanlara sunulması, porno, şiddet içerikli yayınlar... Kişilik haklarına saldırı suç, suç işlemeye tahrik etmek de suç" değerlendirmesinde bulundu.
"Bakmaya tahammül edemedim"
Bir üniversite öğrencisinin, kediyi paramparça ettiği görüntülere bakmaya tahammül edemediğini dile getiren Arınç, ruh sağlığının hem Türkiye'de hem de dünyada bozulduğunu, annesini kesmek isteyenlerden hayvan çiftleşmesine, çocuk pornosuna kadar birçok ahlaksızlığın sanal dünyada yer aldığını vurguladı.
Her şeyin serbest olmasını isteyenler bulunduğunu anlatan Arınç, "Ne demek her şey serbest olsun, herkes suç işlesin ama hiç sorumlu olmasın öyle mi, yok öyle bir şey. Burası Dingo'nun ahırı değil. Dünyada böyle bir şey yok, Türkiye'de de böyle bir şey olamaz" diye konuştu.
Bilişim yoluyla işlenen suçlara ilişkin bir kanun olduğunu dile getiren Arınç, şunları kaydetti:
"Suç işlemeye tahrik ediyorsa, mesela 'Şurada toplanın, ne kadar cam, çerçeve varsa kırın, önünüze çıkan polise vurun, öldürün.' Gezi olaylarında öyle tweetler yaşandı ki... Suç işlenmesi karşısında her ülke kendi tedbirini alır. Son olayda 3-4 kişi, zarar gördüğünü ifade eden insan, mahkemeye başvurmuş. Biri kadın, ev hanımı, 'Benim adıma Twitter'da hesap açılmış. Bu hesaptan porno yayın yapılıyor, ben rezil oldum.' Mahkeme de karar vermiş; 'Buna erişim yasaklansın.' Bunları da TİB, Twitter merkezine duyurmuş ama merkez uygulamamış. Defalarca uygulamayınca TİB, geçici olarak erişimi kapatmış. Ne var bunda, kızacak ne var. Kendinizi o kadının, o beyin yerine koyun. Yuvanızın yıkılmasını ister misiniz."
İnternete erişimin yasaklanmadığını, sadece o hesaplarla ilgili mahkeme kararının uygulandığını belirten Arınç, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Twitter şimdi mahkeme kararlarını uygularsa bizimkiler de onu açacaklar. Karşılıklı anlayış içinde belki bu akşamdan itibaren Twitter açılmış olur. Kimse merak etmesin. Biz iyilikten, güzellikten yanayız, Twitter dünyasının güzelliklerini de biliriz. Twitter'daki takipçi sayım 1 milyonu aştı. Biz faydalı işler için yazıyoruz. Mesela 'Ben bu sabah Akhisar'a gidiyorum' dedim sadece. Çalışmalarımı anlatıyorum. Nasıl ulaştı, erişime nasıl açıktı bilmiyorum o sırada, düşmüş. Düşünce de beni sağdan soldan aradılar, 'Herkes tweet atamıyor, siz nasıl atıyorsunuz' diye. Özel bir çabamız olmadı. Allah kapıları açıyor demek ki iyi niyet olursa Twitter bile açılır."
"CHP, bu seçimde büyük bir kumar oynuyor"
CHP ve MHP'nin, yüzde 20, yüzde 30 oyları dahi hedefleyemediğini savunan Arınç, şöyle konuştu:
"CHP, Manisa'da gerçek bir CHP'liyi aday gösterdi ama mesela Ankara'da aynı şeyi yapmadı. Ankara'da gerçek solcu, demokratik solcu veya sosyalist, Kemalist veya laikçi, o türde bir insanı aday göstermediler, MHP'nin eski bir adayını gösterdiler. Yine CHP, mesela Hatay'da AK Parti'li belediye başkanımızı aday yapmayınca onu gösterdi. Manisa dışında pek çok yerde ya bir eski AK Parti'li ya eski MHP'liyi aday gösterdiler. İzmir'de milletvekilerinin hiç istemediği ama 'Ancak Aziz Kocaoğlu ile oy alabiliriz' diye düşündükleri için öyle birisini aday gösterdiler. Şimdi Özgür Özel, kendi partisi içinde grup başkanvekilliğine aday oldu, 10 turda seçilemedi, sonunda bıraktı ama Manisa için onlara göre iyi bir aday. Öyle olsun. Başarılar dileyelim ama bu, Manisa için fark etmiyor. Burada böyle birisini buldular çıkardılar ama Ankara'da böyle birisini aday koysalar hiç oy alamayacaklarını bildikleri için bir MHP'liden medet umdular. CHP, bu seçimde büyük bir kumar oynuyor. Ya yeni bir CHP olarak Mansur Yavaşların, Lütfü Savaşların, Sabri Erbakanların partisi olmaya dönecek veyahut bir zamanlar yolsuzluk dosyaları önünde poz verdikleri, sonunda affedip aday yaptıkları Sarıgüllerin CHP'si olacak. Bize göre hava hoş. Yazı da gelse tura da gelse biz kazanacağız inşallah."
"Başbakanın yanındayım"
Manisa'nın Karaköy semtinde de vatandaşlara seslenen Arınç, yerel seçimlerin bir başka yönünün daha olduğuna değinerek, 17 Aralık'ta başlayan organizasyonun AK Parti'yi hedef aldığını, AK Parti'yi çökertmek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a diz çöktürmek istendiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan ile arkadaşlığının 30 yıl öncesine dayandığını, her yere birlikte gittiklerini, davaları için birlikte çalıştıklarını vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
"Ben, bu partinin kurucusuyum. Tayyip Bey ile arkadaşlığımız 30 yıl öncesine dayanır. Sonunda bütün Türkiye'yi kucaklamak için AK Parti'yi kurduk ve hamdolsun 22 milyon insanın oyunu aldık. Ben, bu insanı tanıyorum, ahlakını, karakterini biliyorum, ailesine verdiği değeri biliyorum, evlatlarını çok güzel yetiştirdi, onu biliyorum. Helali haramı bildiğini biliyorum, ibadetine ne kadar düşkün olduğunu biliyorum. Ben yanındayım ve onunla birlikteyim. Ben de helali haramı bilen bir insanım. Kimse bana 'şu kadar kuruşu haksız kazandın' diyemez. Allah'a karşı hesabımızı da göğsümüzü gere gere vereceğiz. Milletimize de hesabımızı veririz."
"Tahammül etmek çok zor"
Seçimler öncesi düne kadar birlikte oldukları bazı kimselerin kapı kapı dolaşıp broşür dağıttığını ifade eden Arınç, şunları söyledi:
“Bizim kolumuza girip bizden istifade edip, bizim bir yerlere getirdiğimiz insanlar, 'bu partiye oy vermeyin de bana yıllarca küfredenlere oy verin, siyaset bu noktaya geldi' diyorlar. Arkadaşlar buna tahammül etmek çok zor. Ben kim olduklarını isim isim söylemem. Ama biz yıllarca sizinle birlikte, sizin menfaatinize, her zaman sizin hizmetinizde olduk. Siz ne derseniz yaptık. Siz neyi gösterdiyseniz oraya gittik. Başkaları size hakaret ederken, sizi küçük görürken, tehlikeli bulurken, sizi örgüt suçundan dolayı cezaevine sokmak isterken en çok biz sizi koruduk. 'Onlar temiz inançlı, namuslu, ülkenin birlik, dirliğini isteyen insanlardır' diye sizi kollarımızın, kanatlarımızın altında tuttuk.
Bugün siz hükümeti devirmek isteyenlerle, hükümete diz çöktürmek isteyenlerle birlikte olamazsınız. Olursanız Allah size bunun hesabını sorar. Bu, ihanettir, yanlış bir şeydir. Yanlış işler yapıyorlar. Bizim oyumuz eksilmez. Allah 3 gidenin yerine 33’ünü getirir.”
Arınç, “Bu düşüncenin sahiplerini uyarıyorum. Siz lütfen bu kötülükleri yapanlarla birlikte olmadığınızı söyleyin. Onları reddedin. Bu taraftan yanlış yapan varsa biz hesabını görelim, o taraftan yanlış yapanlarla siz aranıza mesafe koyun. Her gün televizyonlarınızdan, gazetelerinizden bize muhalif olanları çıkararak bize ateş ettiriyorsunuz, ayıptır, günahtır. Görülüyor ki bu seçimler hükümetin de seçimidir. 'Hükümet devam etsin, itibarlı olsun, hizmetler yürüsün' diyorsa bir insan, belediye başkanını seçerken hükümete de oy verecek. 'Bu hükümet gitsin de ne olursa olsun, istikrar falan düşünmüyoruz, eski günler çok güzeldi' diyenler malum ki oy vermeyecekler. Allah onları ıslah etsin." şeklinde konuştu.
Muhabir: Tolga Albay
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

