
Başbakan Erdoğan, son günlerde artan terör olaylarına ilişkin "Bütün vatandaşlarım emin olsunlar ki; Türkiye bu musibeti bertaraf edecektir" dedi.***
ANKARA
|
|
|
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında teror saldırılarını değerlendirerek şöyle konuştu:
''Bütün vatandaşlarım emin olsunlar ki; Türkiye bu musibeti bertaraf edecektir. Türkiye eski karanlık günlere dönmeden, demokrasi, hukuk ve meşruiyet zemininden geriye doğru tek bir adım atmadan, kandan beslenen bu cinayet şebekesini, bu milletin yakasından düşürecektir. Yeter ki millet olarak moral ve maneviyatımızı en üst düzeyde tutmaya, kardeşliğimizi yaşatmaya özenle devam edelim.''
"Sayın Başbakan sert konuşuyorsun' diyorlar. Ciğerim yanıyor ciğerim... Neyin sertini konuşuyoruz? Bu ifadeler, bunların yaptıklarının karşılığını anlatmaya yeterli değil'' diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında 74 milyona sesleniyorum: Bunlar düğün evini cenaze evine çeviriyor. Futbol oynayan, markette evine ekmek alan polisime gelip enseden kurşun sıkıyor veya tarıyor. Siirt'te birlikte bir mutluluğu paylaşmaya, birlikte yemek yemeye giden masum genç kızlara alçakça pusu kuran bu terör örgütü neyin mücadelesini veriyor?
Savunmasız masum insanlara karşı yapılan bu terörü neyle ifade etmek mümkün? Yüzlerce kurşunla hayatlarının baharındaki evlatlarımızı öldüren bu terör örgütü neyin mücadelesini veriyor? 4 kızımıza, arkadaşlarına sıkılan kurşun sayısı 200'ü buluyor. Şu hale bak... Bu cinayetleri tasarlayanlar kan dökerek hangi emellerine ulaşmış oluyorlar? Ondan sonra bakıyorsunuz laubali bir şekilde özür beyanları, bilmem neler... 'Yok bilmem yanlış olduydu, yok bilmem şurayı tarıyorduk'... Kimi aldatıyorsunuz yahu, kimi kandırıyorsunuz?''
Böyle kültür olamaz
Erdoğan yaptığı açıklamada, ''Evvelsi gün, Batman'da araç taranıyor, baba yaralanıyor, hamile kadın, Mizgin Hanım şehit oluyor, 8 aylık yavrusu hastanede, 4 yaşındaki kızı Sultan da şehit oluyor. Bu örgütün bir insani değere inandığını hangi vicdan sahibi söyleyebilir. Bunun kültürel haklar mücadelesiyle ne alakası var? Yakından uzaktan ne alakası olabilir? Sizin kültürünüz, size acımasızca insanları öldürme yetkisini nasıl veriyor? Ben böyle bir kültürü tanımıyorum, böyle bir kültür olamaz'' diye konuştu.
Direniş ortaya koyun
Erdoğan, ''Benim Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum: Bu mabedlerinizi roket atarlarla bombalayan bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı sizler de kalkıp bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu, sadece bizim görevimiz değil. Bunu devlet, millet el ele yapmak durumundayız, beraber yapacağız. Bunu beraber yapıp, bunları yalnızlığa mahkum etmek durumundayız'' dedi.
Muhalefete yanıt
On yıllık bir zaman içine Türkiye için başka bir örneği olmayan büyük bir değişim sığdırdıklarını anlatan Erdoğan, ''Siyasetçinin görevi, milletin hissiyatını siyasetin merkezine taşımak, meselelere bu şuurla çareler üretmektir. İktidarda da olsanız, muhalefette de olsanız siyasetin ve demokrasinin gereği millete ram olmaktır'' diye konuştu.
Erdoğan, şunları kaydetti:
''(Efendim ben muhalefetteyim, iktidara cepheden muhalefet ederim) derseniz siyasetin ruhuna ihanet edersiniz. Hiçbir fikir beyan etmeyen, hiçbir öneri getirmeyen bir siyaset anlayışı olamaz. Unutmayalım ki muhalefet anayasal bir kurumdur. Bir yanlışlık görüyorsanız, doğrusunun ne olduğunu ortaya koyacaksınız, bir öneri getirecek, kendi doğrunuzu söyleyeceksiniz. Ülkesinin itibarını düşürmek pahasına, AK Parti'ye muhalefet edeyim diye Türkiye'ye muhalefet etmenin adı siyaset olamaz..''
Türkiye'nin saygınlığını artırmaya devam edeceğim
Erdoğan, ''(Başbakan, Arap sokağında siyaset yapıyor) diyorlar. Hani neredeyse 'Başbakan yurt dışında da siyaset yapıyor' diyecekler. Açık söylüyorum: Ben, Türkiye'nin Başbakanıysam, dünyanın her ülkesinin ulaşabildiğim her sokağında, Türkiye'nin saygınlığını artırmaya devam edeceğim. Sizin kendi abes ve köhne mantığınızla küçümseme gayretinde olduğunuz Arap sokağı, bugünün dünya siyasetinin döndüğü yerdir. Sadece bugün değil, yüzlerce yıldır dünya siyasetinin en önemli merkezlerinden biridir. Bizim tarihten gelen bağlarla ayrılmaz parçası olduğumuz bir coğrafyadır. Orada olan her şey bizi de etkiler. Orada olup biten hiçbir şeyi uzaktan seyredemeyiz'' diye konuştu.
Anayasa çalışmaları
Başbakan Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili olarak, ''(Bizim partimizin şu kadar milletvekili var, sizin şu kadar milletvekiliniz var) demiyoruz. Ve diyoruz ki fark etmez, her siyasi parti eşit temsilci ile bu komisyona katılsın, sonunda tabii ki kararı Parlamento verecektir'' dedi.
Hiçbir ön şartımız yok
AK Parti'nin 5 temsilcisinin yeni bir anayasa için MHP'yi ziyaret ettiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
'' Yarın CHP ile görüşecekler. Yeni bir anayasa için siyasi partilerimizin var olan olumlu iklimi muhafaza etmelerini, toplumun bütün kesimlerinin talepleri doğrultusunda, büyük değişime destek vermelerini son derece önemsiyoruz. Hiçbir ön şartımız yok.''
Diyalog kapılarımızı ardına kadar açık tutacağız
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Tabii ki her partinin de kendi mutfağında yapacağı hazırlıkları vardır. Bizler de yapıyoruz, siyasi partiler de yapacaktır. Bu alanda TBMM'nin rehberliği hepimiz için yol gösterici olacaktır. Meşruiyet zeminde hep bunları söyledik, söyleyecek sözü olanları da davet ediyoruz. Fikri olan herkesle istişare edebilmek için diyalog kapılarımızı, sonuna, ardına kadar açık tutacağız. ''
Meşruiyet zeminini dışına çıkmadan...
Ön çalışmanın TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in riyasetinde yürütüleceğini ifade eden Erdoğan, ''Şu gerçeğe özellikle dikkat çekiyorum; bize göre siyasetin tek yolu meşruiyet zemininden ayrılmamaktır, meşruiyet zemini dışına çıkanlar, doğru yolu bulabilmek için uzun bir yolu katetmek zorunda kalırlar. Bize düşen, herkese yolun doğrusun göstermektir. Israrla ve inatla eğri, yanlış yoldan gitmek isteyenlere söyleyecek sözümüz yoktur.''
Rum kesimi sondaj adı altında sabotaj yapıyor
Her geçen gün meseleleri biraz daha karmaşıklaşan, sıkıntıları ağırlaşan bir dünyada yaşandığını belirten Erdoğan, ''Kıbrıs Rum Kesimi sondaj adı altında sabotaj yapıyor. Buna rağmen görevi barışı korumak olan kurumlardan ses çıkmıyor'' dedi.
Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: ''Bakınız uzun süredir Kıbrıs'ta iki tarafı da tatmin edecek çözümün gerçekleşmesi olarak yoğun gayretler sarf ediyoruz. Buna karşılık Rum tarafı sürekli bahaneler üretiyor, çözümden kaçıyor, masadan kaçıyor. Buna karşılık AB'nin yaptığı ortada. Peki sorunlar böyle çözülür mü? Çözülmüyor, çözülemiyor. İşte onun için Piri Reis şu anda Güney Kıbrıs'ta sondaj çalışması yapmaya başladı. Onun için oraya gönderdik. Tribünden maç seyretmiyoruz efendiler.''
BM'ye eleştiri
BM'ye yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bazı ülkelerin haksız, hukuksuz, hatta insanlık dışı eylem ve hareketlerine sürekli göz yumacaksınız, ama bazı ülkelere de nefes aldırmayacaksınız. Adil davranmadığınız zaman, insanlığın vicdanında adalet hissi uyandırmadığınız zaman giderek karmaşıklaşan dünya sorunlarını da çözemezsiniz.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
