
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bölgesinde bir rol model olduğunu tüm dünyada dostluğu ve işbirliği ile aranan bir ülke olduğunu belirtti.***
NEW YORK - Adem Kadam
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, The Plaza Oteli'nde düzenlenen Yatırım Destek Ajansı'nın kahvaltılı toplantısına katıldı.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, bu toplantının, ABD'li yatırımcıların Türkiye'nin dış siyasetini, iç dinamiklerini ve ekonomisini yakından tanımasını sağlayacağına ve alınacak kararlarda yönlendirici rol oynayacağına inandığını söyledi.
Küreselleşen dünyada mesafelerin bir anlamı kalmadığını, coğrafi sınırların önemini kaybettiğini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bu nedenle, aralarında bir kıta ve bir okyanus olmasına rağmen Türkiye ve ABD gibi ülkeler arasında dahi ekonomik ilişkileri zirveye taşımak gerekiyor. Özellikle G-20 üyesi olan iki büyük ülke arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek bizim için son derece önemlidir. Elbette devlet adamları yol açacak, rota çizecektir, ancak ekonomik ilişkileri ilerletecek olanlar iş dünyasının temsilcileridir.
Türkiye, son 9 yılda ekonomik, sosyal ve siyasi birçok sorununu çözmüş, büyük bir ilerleme yaşamış, dünyanın da dikkatini çekmiştir. Bu dönemde Türkiye, sadece birkaç alanda değil demokrasiden sosyal politikalara, ekonomiden dış politikaya kadar her alanda önemli bir ivme yakalamıştır. Bugün Türkiye bölgesinde bir rol model olarak belirmiş, tüm dünyada dostluğu ve iş birliği aranan bir ülke haline gelmiştir.''
En büyük kavgam bürokratik oligarşi
Erdoğan'nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
-Geldiğimden beri en büyük kavgam bürokratik oligarşiyledir. Bürokratik oligarşinin neler yaptığını, ne tür ıstıraplar yaşattığını çok iyi bilen birisiyim.
-Henüz dört dörtlük bunu aşabildik mi? Hayır. Daha yapılması gereken çok şeyler var, ama aşıyoruz ve aşacağız.
-Çünkü, bürokratın havası hep şudur, 'bugün git yarın gel', alır dosyayı koyar rafa. Yani bir kere şu olmuş, bu olmuş yatırımcı geliyor, gelecekmiş, umurunda değil. Ve bir de özel bağlantılar kurma gayreti içerisine girerler.
-Türkiye ile iş yapanlar veya türkiye'de iş yapanlar da muhakkak karlı çıkacaklardır. bu nedenle, ABD'li dostlarımızı Türkiye ile daha fazla ticaret yapmaya, Türkiye'de daha fazla yatırım yapmaya davet etmek istiyorum.
-Türkiye'nin başarısı konjonktürle ilgili değil, ekonomi yönetimiyle, reel sektörüyle ve ülkemizin sahip olduğu potansiyelle ilgilidir.
-Türkiye, bu başarılara öyle güllük gülistanlık bir ortamda ulaşmıyor. En büyük ihracat pazarımız olan Avrupa'da yaşanan gelişmelere rağmen, böyle dinamik bir performans gösteriyoruz.
-Biz bu büyüme rakamlarına ulaşırken, komşumuz Yunanistan'da ekonominin en erken 2012 yılında büyüme sürecine girmesi bekleniyor.
-2002 yılında 91 bin otomobil satılan ülkemizde, otomobil satışlarının bu yıl sonunda 600 bini aşmasını bekliyoruz.