AĞRI
Çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Ağrı'ya gelen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, partisince Patnos ilçesi Menderes Caddesi'nde düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bu kadar heyecan, bu kadar coşku ve bu kadar kalabalığın önemli olduğunu belirterek, gösterilen sevgiden, ilgiden, kardeşlikten dolayı ve Patnos'un gösterdiği güzel ev sahipliğinden dolayı teşekkür ettiğini söyledi.
Geçtiğimiz günlerde Erciş'e kadar geldiğini, Muradiye'de, Çaldıran'da, Van'da çalışmalarının olduğunu ifade eden Arınç, dün Balıkesir ve Kütahya'da mitingler yaptığını belirtti.
Daha önce, Malatya'ya, Elazığ'a gittiğini vurgulayan Arınç, "Manisa, İzmir mitinglerinde bulundum. Bursa'da bulundum. Aydın'a gittim, Kahramanmaraş'a gitti. Diyarbakır'a gittim, Yenişehir'e gittim, Bismil'e gittim. Çok gittim. Hemen her günümü Anadolumuzun güzel şehirlerinde, kasabalarında geçiriyorum. Kısmet olursa buradan Hamur yoluyla Ağrı'ya geçeceğim. Orada toplantımız olacak. Akşam döneceğim, yarın Karadeniz'e gideceğim. Oradan döneceğim Hatay'a gideceğim. Oradan döneceğim ver elini seçim sandığı, Rabbime dua edeceğim. Allah bereketini versin inşallah" diye konuştu.
Buraya gelirken, başbakan ile görüştüğünü ve Patnos'a gönül dolusu sevgilerini gönderdiğini belirten Arınç, şunları kaydetti:
"Emin olun ki Patnos'u sayın başbakanımız da çok seviyor. Sizin yüzyıllardır tarihteki kahramanlıklarınızı, ilme, maneviyata, ahlaka, imana, inanca verdiğiniz değeri ben de biliyorum, sayın başkanımız da biliyor. O yüzden onun selamlarını iletiyorum, burada gördüğüm bu coşkuyu, bu muhteşem kalabalığı kendisine ileteceğim inşallah. Her mitingimiz çok kalabalık. Dün İstanbul'da 2 milyon insan toplandı. Hamdolsun Ankara'da 600 bine yakın insanımız toplandı. Şehirlerde 100 binleri buluyor mitinglerimiz. Patnos mitingi İstanbul'dan farklı değil. Çok büyük bir heyecanla, sevgiyle toplandınız."
Patnos'ta her zaman başarılı sonuçlar aldıklarını ifade eden Arıç, 2007'de ve 2011 seçimlerinde kentin AK Parti'ye yüzde 50'den fazla oy verdiğini söyledi.
"Her zaman referandumlarda en yüksek oyu vermişsiniz" diyen Arınç, "Yani AK Parti kurulduğundan beri hep destek oldunuz, hep milletvekilimiz oldu" ifadelerini kullandı.
Mitinge katılanların, sürekli "Patnos seninle gurur duyuyor" diyerek, slogan atması, alkışlarla konuşmasının kesilmesi üzerine Arınç, "Sağolun. Bak zamanım fazla değil. Arada bir susun ki iki laf konuşayım. Ondan sonra hep beraber coşalım, taşalım inşallah. Size özellikle teşekkür ediyorum" dedi.
"Sıkılı yumrukla el sıkışılmaz"
Ağrı'ya, Patnos'a güzel hizmetler yaptıklarını, yaklaşık 10 yılda 6 katrilyona yakın yatırım yaptıklarını ifade eden Arınç, şöyle devam etti:
"Patnos'umuza da merkezi hükümetten çok güzel destekler alınmış. Fakat maalesef sadece Patnos'ta değil, başka ilçelerimizde de başka partiden seçilen belediye başkanlarımız çalışamamışlar. Gayret etmemişler, hizmeti esas almamışlar, ayrımcılık yapmışlar. Memleketine hizmet gelmesini canı gönülden arzu etmemişler. El uzatmamışlar, sırtını dönmüşler, tepeden bakmışlar. Sıkılı yumrukla el sıkışılmaz. 11 senedir Türkiye'de iktidarda bulunan bir AK Parti'nin başbakanına, bakanlarına, milletvekillerine sırtınızı dönerseniz hizmet almakta hiçbir eksiğiniz olmaz ama siz hizmet vermezsiniz. Çünkü siz hizmet için seçilmediniz. Lügatinizde hizmet diye bir kelime yok. Maalesef gittiğim her yerde görüyorum, Diyarbakır'da görüyorum, Van'da görüyorum, başka illerimizde de görüyorum. Hizmeti esas almadan, yol yapmadan, su getirmeden, çevre kirliliğini önlemeden, yeşil alanlar üretmeden, konutlar inşa etmeden belediye başkanlığı yapılmaz. 24 saat milletin refahı, mutluluğu için ter dökmezseniz belediye başkanlığı yapamazsınız. Siz sadece o makamda oturur, çevrenizdekilerle siyaset yapar, sıkışırsanız tehdite, şantaja başvurur, milletten zorla oy toplamaya kalkarsınız. Böyle bir belediyecilik anlayışı yok. Artık böyle belediyecilik anlayışını tarihin en karanlık noktasına gömmemiz lazım. Başta Patnos'umuz olmak üzere milletimize 11 yıldan beri hizmetin en güzelini yapan hükümetimizin elini uzatacağı bir belediye başkanı olsun, Cem Afşin Akbay gibi Patnos'a yakışan bir belediye başkanımız olsun."
Akbay'ı şimdiden tebrik ettiğini belirten Arınç, "Maşallah. Ne güzel bir aday bulmuşsunuz. Kaymakam, bölgesine hizmet eden bir kardeşimiz. Üniversiteyi bitirmiş, kaymakam olmuş. Belki yarın vali olacak. Gelmiş Patnos'un adaylığını kabul etmiş. Becerikli, birikimli. 'Halkım bana oy verirse, yemin ediyorum Allah'ın izniyle halkıma, Patnos'un merkezinde yaşayan 65 bin kişiye, bütünüyle, bütün köylerimize, beldelerimize ben kaymakam Cem Afşin Akbay olarak hizmet etmeye söz verdim' diyor. Ben şahidiyim. Ben meclis başkanlığı yaptım, 6 senedir başbakan yardımcısıyım" ifadelerini kullandı.
Korkutacaklarını zannettiler
Siyaset hayatında bir çok kez zorluklarla karşılaştığını ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
"Bu hükümeti kurulduktan bir iki sene sonra yıkmak istediler. Alışmışlardı eskiden bir hükümet hoşlarına gitmezse darbe yaparlardı, darbe yapmazlarsa postmodern darbe yaparlardı, arada bir müdahale ederlerdi. Arada bir muhtıra verirlerdi, arada bir kaşlarını gözlerini çatarlar yüksek sesle konuşurlar, arada bir kitapçık fırlatırlar ve ülkede demokrasinin yolunu keserlerdi. Seçilmiş hükümetleri devirirlerdi. Bizi de öyle yapacaklarını, korkutacaklarını zannettiler. Arkadaşlar siyasette yola çıkarken, çok şükür 40 yıldır siyaset yapıyorum. Milli Nizam Partisi'nde gençlik kolları başkanıydım, milli selamette il başkanıydım, Refah ve Fazilet partisinde milletvekiliydim. AK Parti'de meclis başkanlığı yaptım. Hamd olsun çizgim dümdüz oldu. Düştüm kalktım ama dost doğru gittim elhamdülillah. Biz bu 40 yıl içinde ne koalisyonlar gördük, ne liderler gördük, ne genel başkanları gördük. İki yıllık hükümetler, bir yıllık hükümetler gördük. Asker yüksek sesle bağırınca şapkasını alıp kaçan başbakanlar gördük. Asker bir yerde bağırırsa elinde titreye titreye istifa mektubu sunan başbakanlar gördük. Kaçanlar, korkanlar gördük. Ama Allah'ın izniyle 2001 yılında AK Parti'yi kurarken kurucu arkadaşlarımızla bir araya geldik. Adeta Kur'an üzerine yemin eder gibi, yani böyle bir şey yapmadık da mukaddesatımızı ortaya koyduk ve dedik ki, 'Biz ilkeli siyaset, kararlı siyaset yapacağız. Milletin hakkını kimseye yedirmeyeceğiz, milletten aldığımız emaneti, sokakta bırakıp kaçmayacağız."
Arınç, AK Parti'yi kurarken verdikleri sözleri yıllardır yerine getirdiklerini, her zorluk karşısında sabrederek, demokrasiye sığındıklarını ifade etti.
Eski hükümetlerle karıştırıyorlar
AK Parti'yi kapatmak ve hükümetinin görevine son vermek isteyenlerin, kendilerini eski hükümetlerle karıştırdığını vurgulayan Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Doğru yolda, Allah yolunda, millet yolunda, hak yolunda yürüyeceğiz dedik. Bunlar bizi tanımıyorlardı. Bunlar bizi eskilerden birisi zannettiler. Ört, bört etmeye kalktılar, cuntacılık faaliyetleri yaptılar, darbe planları hazırladılar sabrettik demokrasiye sığındık. Hamd olsun o engelleri aştık darbe yapamazlar artık. Çünkü geçmişte darbe yapanların yargılanmasını temin ettik. 12 Eylülcüler yargılanıyor, 28 Şubatçılar yargılanıyor. Hepsi mahkeme önünde hesap veriyor. AK Parti'nin sayesinde, referandumda 'evet' diyen Patnos'un sayesinde yargılanıyorlar. Değerli kardeşlerim sonra gün geldi, Cumhurbaşkanını bize seçtirmediler. Ben de Meclis başkanıydım. Cumhurbaşkanımızı bize seçtirmemek için 'eşinin başı örtülü olamaz' dediler. 'Milli görüş kökeninden gelen olamaz' dediler. 'Bak bu adam, sözde değil, özde laik geçiniyor. Bu olursa biz de bir şeyler yaparız' dediler. Korkacağımızı zannettiler. Korkmayız ateşi Nemrut'tan korkar mı İbrahim olan? Hodri meydan dedik onlara. Allah'ın izniyle seçime gittik, yüzde 47 ile geldik. Anayasayı değiştirdik ve 4 ay sonra Cumhurbaşkanımızı seçtik. Bu sefer partiyi kapatmaya kalkıştılar. 2008'de dava açtılar iktidarda olan bir partiyi, 350 milletvekili olan bir partiyi, 'laiklik düşmanı bir parti' suçlamasıyla kapatmaya çalıştılar. Allah'ın izniyle onda da muvaffak olamadılar sonra, 'partiyi içinden çökertelim' dediler. Bir kaç kişiyi elde ettiler, onlarda bir grup kurdu ama sonunda ne o parti kaldı, ne seçime gerdiler. Yine AK Parti'nin gövdesinden hiç bir şey koparamadılar. Yer kayadan hiçbir şey koparamaz. Değerli kardeşlerim sonunda baktılar ki bu iş olmayacak şimdi de en ahlaksız formüllerini deniyorlar."
Son oyunları
Şimdi de çeşitli hakaretler, yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kaldıklarına vurgu yapan Arınç, "Bunlar onların son oyunlarıdır. Bunda da muvaffak olamayacaklar. Çünkü biz yolsuzluk yapmadık, yolsuzluk yapana göz yummadık" dedi.
"Akın üzerine kara kondurmayız" diyen Arınç, şöyle devam etti:
"Şimdi isimleri geçen kişiler var ya onlarda mahkeme önünde hesaplarını verirler. Ama kimse kimseyi boş yere suçlamasın mahkeme var, delil var, adalet var, savunma var, belge var. Bir bakanın veya bir bakanın çocuğunun adı bu tür işlerle önümüze gelirse, onu yanımızda bir saniye tutmayız, sırtımızda taşımayız, yüzüne bakmayız, elini tutup selam bile vermeyiz. Ama biz kimseye yargısız infaz yapmayız. Onu bunu aslanların önüne atacak halimiz yok. Sevgili kardeşlerim, biz bu memlekette hiç kimsenin cesaret edemediği işler yaptık. Toplumsal barış bozulmuştu, terör hepimizin gözyaşlarını akıtıyordu. Binlerce, onlarca insan maalesef terörde yüzünden canı yanmıştı. Şehit, gazi hepsi bizim evladımız. Türkiye yıllarca gelişemedi, Türkiye huzur ve güvenini kaybetti. Yıllarca süren silahlı mücadele veya askeri tedbirlerle, güvenlik tedbirleriyle terörle mücadele edildi ancak bu yeterli değil."
Arınç, çözüm sürecinin ayrıca toplumsal ve siyasi boyutunun da olduğunu dile getirdi.
Bin yıldır Kürt kardeşlerimiz var
Bu topraklarda bin yıldır Kürtler'in yaşadığını hatırlatan Arınç, şunları kaydetti:
"Ben, Kürt meselesinde de çözüm sürecin de Kürt kardeşlerimizin varlığını haykıran bir kardeşinizim. Birileri, 'Kürt yok bu ülkede. Kürt nereden çıktı' diye aklı sıra alay etmeye kalkarken, biz onların suratına karşı 'utanmıyor musun, bu topraklarda bin yıldır Kürt kardeşlerimiz var. Onlar kahramanlardır, onlar inançlı insanlardır onlar ahlaklı insanlar' diyerek karşılarına çıktık. Yıllarca batı da siyaset yaptım. Batı da siyaset yaparken bunları konuşmanın ne kadar güç olduğunu tahmin edersiniz. En yakınımda siz vardınız ve oranın yerlilerinden bazıları MHP'liler benim için 'bu aslında Kürttür diyorlardı'. Allah'ın izniyle hepsini elimizin tersiyle ittik. Bu ülkede Kürt kardeşlerimiz vardır. Kürtçe bir gerçektir, Kürt dilinin de Türk dilinin de bir medeniyet olduğunu bilen insanlarız. Biz siyasi anlamda elbette Türkçülüğe ne kadar karşıysak, Kürtçülüğe de o kadar karşıyız. Bizim inancımız ırkçılığı reddediyor. Siz kardeşlersiniz sizi Allah yarattı. Şube şube yarattı. Birinizin dili farklı, menşesi farklı. Alışasınız, kucaklaşıp, dost olasınız diye Rabbim bizi böyle yarattı. Kürt'ü de yarattı, Türkü'de yarattı. Onun için sizleri seviyoruz. Rahmetli Şerafettin Elçi beni çok severdi. Allah rahmet eylesin. Ben de onun hayat hikayesini çok iyi bilirim."
Arınç, çözüm sürecine değinerek, TRT'nin yayınlarının çok önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Kürtçe artık okullarımızda seçmeli ders. Benim sorumlu olduğum Türk Dil Kurumu tarihinde ilk kez Türkçe Kürtçe yayımlar, lügatlar bastı. 10 bin lugatımız üniversitelerde okullarda okutulacak. Son demokratikleşme paketinde halkımızın arzu ettiği reformu gerçekleştirdik. Türkçe'nin dışında yazılı matbaa olacak, propaganda olacak ve diğerleri bir buçuk yıla yaklaştı kan dökülmediği için seviniyoruz. Bu süreci sonuna kadar götüreceğiz. Barış içerisinde, huzur içerisinde götüreceğiz. Bize düşeni biz yapıyoruz. Türkiye'de hiç bir hükümet bunun arkasında olmadı olamadı, gücü yoktu cesareti yoktu. Baldıran zehri içsek sonuna kadar devam edeceğiz. Anaların gözyaşı dinsin, cenazeler gelmesin, artık fikir konuşsun şiddetin ve silahların olmadığı huzurun ve barışın olduğu bir Türkiye'de Allah'ın izniyle hep beraber kardeşçe yaşayalım istiyoruz. Buna inandığınızı biliyorum. Artık Patnos'u böyle gördüm ya ölsem de gam yemem."
Arınç, miting alanında gördüğü bir pankarta "Bak beyazın içinde pankart yazmışsın. Öyle pankart olmaz koyu koyu siyah harflerle yazacaksın ki okuyabileyim kardeşim. Öyle beyazın içinde beyaz okunur mu yahu" dedi.
Miting alanında bulunan vatandaşların, Patnos'un il olmasını isteyerek slogan atması üzerine Arınç, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den örnek vererek konuşmasını sürdürdü.
Eskiden ilçelere oy almak için il sözü verildiğini ama yapılmadığını ifade eden Arınç, şunları kaydetti:
"Baba denen Süleyman Demirel'i hatırlıyor musunuz? Eski Cumhurbaşkanımızdı. Nasıl hatırlarsınız orasını bilmemem size bir şey söyleyeceğim. Doğruyol, demokratik partili insanlarımız burada var. Sevenlerde var elbette. Geçmişteki siyasi karşıtlığımız ayrı bir şey. Gittiği ilçeden 65 seçimlerinde, sırf oy almak için 'seni il yapacağım, oylarınızı istiyorum' derdi. Bir de plaka numarası verirdi. Mesela Siverek'e gitmiş ve 'plakan 79' demiş. Konya Seydişehir'e '82' demiş, Nazilli'ye seçimden sonra seni il yapacağım işte plakan şu demiş. Sonra geldi geçti hepsi ve hiç birisi il olmadı. Sonra demişler, 'baba söz vermiştin' oda 'ya 'sabredin 69 seçimi geliyor' demiş. Demirel yine aynı yerlere gitti plaka numaraları verdi ve il sayısı 110'a kadar çıktı. 69'da hiç birisi il yapılmadı. Sonra, 'yav bu adam sözünü tutmadı gidelim şuna da şu yalancılığından dolayı şikayette bulanalım' derler. Demirel'e, 'bize söz verdin il olacaktık plakamız şuydu. 69'da söz verdin plaka numaramız şuydu. Biz sana güvendik çünkü sen dedin ki babanın sözü sözdür altını çizin'. Peki baba ne dedi biliyor musunuz? 'Şimdi de üstünü çizin'. Babanın sözüne bak. 11 senedir iktidardayız. Bizden size bir siyasetçi gelip, 'il yapacağım' diyerek söz verdi mi? İl yapsa iyi olur mu? İyi olur ama bizim bir politikamız var. O Süleyman Demirel yüzünden yıllarca birbirine düşman olan ilçeler var. Seydişehir'den Beyşehir'den lastikler kesiliyor. 'Sen mi olucan, ben mi?' İskenderun ile bilmem ne arasında kavga çıkıyor. İller ve ilçelerimiz de şehir noktasına getirmeye çalışıyoruz. İlçeler il gibi iller ise büyükşehir gibi olsun istiyoruz. Ama size şu sözü verebilirim. Eğer önümüzdeki yıllarda 10 yeni il yapılacaksa bunlardan birisi Patnos'tur. Babanın sözü gibi bana hatırlatmayın. Bir daha tekrar ediyorum. Sonra iyi duymadım dersiniz. Sadece Patnos'u Türkiye'de il yapamayız ama şöyle düşünürsek şurası şurası il osun diye 10 il olacaksa bunun arasında Patnos'ta olur. Allah hayırlı etsin."
Kürtler'i her yerde savundum
Ağrı'nın Patnos ilçesindeki mitingin ardından karayoluyla Hamur ilçesine gelen Arınç, kent merkezindeki bir çay evinin önünde, sandalyenin üzerinden halka hitaben yaptığı konuşmada, Patnos'taki mitingin çok kalabalık, çok heyecanlı olduğunu belirterek, belediye başkan adaylarının seçilmesini temenni ettiklerini söyledi.
Avukatlık yaptığı dönemde, Hamur'un bir köyünden Manisa'nın Horoz köyünde yaşayan bir müvekkili olduğunu ve onu savunduğunu ifade eden Arınç, "Ben Kürtlerle beraber siyaset yaptım. Kürtleri her yerde savundum. Haklarını, hukuklarını savundum, 'onlar bizim kardeşimizdir' dedim. Düşünün Manisa'da onu yapıyorum. İzmir'e 40 kilometre olan yerde bunu yapıyorum. Biz Kürt kardeşlerimizle ekmeğimizi bölüştük. Birbirimize kardeş olduk, dost olduk. Çok şükür siyasette en yakın arkadaşlarım, en büyük destekçilerim olarak onları gördüm" diye konuştu.
Birçok il ve ilçeye gittiğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti:
"Çözüm süreci içerisinde de ülkemize huzur gelsin, barış gelsin istiyorum. Bu seçimlerde de bizim adaylarımızla kazanmayı diliyoruz. Daha çok hizmet getirelim. Hükümet yollar yapıyor, okullar yapıyor, üniversiteler açıyor, hastaneler yapıyor, doğalgaz getiriyor. Eğer bir belediye başkanı hükümetle el ele olursa 'daha bereketli olur, daha çok çalışır, daha çok hizmet eder' diye düşünüyoruz. Yoksa kimsenin şahsıyla bir ilgilimiz yok."
Milletvekilleriyle el ele vererek çalıştıklarını kaydeden Arınç, "İnşallah başaracağız. Bakın unutmayın, 400 yataklı hastanemiz orada devam ediyor. Gecikti, kabahat bizde değil. Müteahhit 'battım' dedi kaçtı gitti, bize iki sene kaybettirdi. Çok şükür 150 yataklıyı Patnos'ta açtık. Ayrıca üniversitelerde, diğer imkanlarımızla çok şükür doktorlarda da sağlık ocaklarında da aile hakimliğinde de iyi bir noktaya geldik" şeklinde konuştu.
Artık her yerde uzman doktorların, göz doktorlarının olduğunu vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
"Sayısı eksik olabilir. Çalışanlarımız var. Biz mecburi hizmetten gönderiyoruz. Bir şekilde mecburi hizmetini tamamlıyor, ayrılıyor. Veya gönderiyoruz, bir bahanesini bulup başka bir yere gitmeye çalışıyor. Emin olun bizim şu anki hastanelerimizde uzman hekim olarak açığımız olabilir ama diğer doktorlarımızda, sağlık personelimizde hiç kimseye sıkıntı çektirmiyoruz. Çünkü istatistiklere bakıyorum, en çok doktora gidenler sizlersiniz, inkar ederseniz gözünüze, dizine durur. Herkes her gün hastaneye uğruyor. Karşısında doktor bulmasa, hastane bulmasa gider mi?"
Bir erkek vatandaşın, kadın doğum doktoru istemesi üzerine Arınç, "Şimdi faka bastın. Onu hanım kardeşlerimiz ister ya vicdansız. Kadın doğumcu istiyor ya şuna bak. Elbette kadın doğumcu da gelecek. Hanım kardeşlerimizin en çok talebi bu olur" diye espri yaptı.
Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle devam etti:
"Hamur'daki kardeşlerimizin hiçbir endişesi olmasın. Ne söylüyorsunuz, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza söyleyin. Hep beraber gayret edelim. Eksiklerimizi tamamlayalım. Biz size güveniyoruz, siz de bize güvenin. Birlikte, rahat inşallah hayırlı hizmetler yapmayı vesile kılsın. Bu Cezmi kardeşimiz inşallah iyi bir belediye başkanı olacak. Gayretli bir kardeşimiz. Devleti biliyor, memuriyeti biliyor, iş yapmayı biliyor. Projelerini biliyor, arkasında Allah'ın izniyle milletvekillerimiz var, arkasında hükümetimiz var, ben varın, arkasında AK Parti var."
Muhabir: Ayşe Yıldız/Selami Küçükoğlu/Ayşe Yıldız
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
