Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin çok tehlikeli bir oyun oynadığını söyledi.***
MOSKOVA
Moskova'dan Suriye'ye mesaj
Rusya ve Türkiye arasında Üst Düzey İstişare Konseyi (ÜDİK) bünyesinde oluşturulan Ortak Stratejik Planlama Grubu toplantısına katılmak için Moskova'ya gelen Davutoğlu, temaslarının ardından Türk basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Davutoğlu, Sarzkozy'nin geçen Perşembe günü gönderdiği ve sözde Soykırımın inkarının reddinin cezalandırılmasıyla ilgili yasada herhangi bir ülkeyi hedef almadığı yolundaki sözünü nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, Türkiye'nin hangi kararın kimi hedef aldığına dair yeterli bir devlet birikimi olduğunu belirterek, ''Bizde bir deyim vardır. Görünen köy kılavuz istemez'' ifadesiyle tepki gösterdi.
Sarkozy'nin sadece Ermeni seçmenleri değil, İslam'a karşı fobileri olan ve Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan aşırı sağcılara da bu yasayla mesaj vermek istediğini ifade eden Davutoğlu, ''Aşırı sağ seçmen, radikal milliyetçi çevreler ve İslamofobi çevrelere yönelik bu tür manevralar çok tehlikeli bir oyun ve Avrupa kültürünü tehdit ediyor. Biz de şimdi böyle bir manevra ile karşı karşıyayız. Bizim açımızdan bu yasanın neyi hedeflediği gayet açıktır'' şeklinde konuştu.
Türkiye-Rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı Ortak Bildirisi
Bildiride şunlar kaydedildi:
''Taraflar, uluslararası gündemde yer alan bir dizi önemli konuya ilişkin tutumlarının yakın veya aynı olduğunu tespit etmişlerdir. Taraflar G-20'yi, üyeleri arasındaki uluslararası ekonomik işbirliğinin temel forumu olarak görmektedirler.
Bakanlar (Davutoğlu ve Lavrov), Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanmakta olan değişim ve dönüşüm sürecinin, bu ülkelerin halklarının adil ve meşru taleplerinden kaynaklandığı hususunda mutabık kalmışlardır.
Taraflar, Suriye'deki sorunun barışçıl çözümüne yönelik Arap Birliği'nin çabalarını desteklemektedirler.
Bakanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferin sağlanması bağlamında İran'la ilgili olarak ortaya çıkan gelişmelerden duydukları kaygıyı dile getirmişlerdir."