
TBMM Başkanı Cemil Çiçek 24. Ahilik Haftası Kutlamaları Töreni'ne katıldı.***
KIRŞEHİR – Tevfik Işık/Yücel Velioğlu
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 24. Ahilik Haftası Kutlamaları Töreni'nde yaptığı konuşmada, tarih ve kültür şehri olan Kırşehir'de bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
Ahi Evran'ın insanların kurtuluşa ermeleri için iki yol önerdiğini, bunların birisinin inanç yolu, diğerinin akıl yolu olduğunu vurgulayan Çiçek, şöyle devam etti:
''Yaşadığımız olaylar açısından baktığımızda Türkiye geleceğini daha güçlü inşa edecekse, dünyanın gelişmiş en önde gelen birkaç ülkesinden birisi olacaksa, bu dünyada daha güçlü bir dünya devleti kuracaksak bunun yolu, inanç yolu, akıl yolu, Ahi Evran yoludur. Bunun dışındaki her yol ülkemiz için insanlık için karanlıktır. Kim ki ülkenin sorunlarını, karşılaştığımız sıkıntıları, bu yolun dışında aramaya çalışırsa, kan dökerek, kin kusarak, cinnet getirerek, vahşet ortaya koyarak, genç kızlarımızı öldürerek çocuklarımızı katlederek, masum insanların koydukları bombalarla hayatlarına son vermeye kalkışırlarsa bilsinler ki, o yol çıkmaz yoldur. Birilerinin ocaklarını yakanlar, eninde sonunda kendi ocaklarını da yakmış olurlar. Onun için, bugün sadece tarihi bir kutlamayı değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine yönelik yolun hangi yol olduğunu , hangi yolun bizi mutluluğa refaha eriştireceğini buradan tüm dünyaya, tüm insanlara buradan haykırmamız gerekiyor.''
Geçmişi olmayan toplumların geleceğinin olamayacağını, milletlerin geçmişlerinden güç alarak geleceğe yürüyebileceklerini ifade eden Çiçek, geçmişi olmayan toplumların rüzgarların önünde savrularak, ne yana gideceklerini bilemeyeceklerini söyledi.
Ya vekalet görevini yapacaksın, ya istifa edersin
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayatı Yazıcı da gazetecilerin bir gazetede ''Silvan olayı'' ile ilgili çıkan açıklamasına ilişkin soruları üzerine, şöyle konuştu:
''Siyasal gündemde yeni Anayasa var. Herkesin bu konuda özverili davranması gerekir. Bütün bunlar konuşulurken gerçekten Silvan olayı bir kırılma noktası. Onların istismar ettiği alanlara ilişkin biz gerçekten hükümet olarak, önemli düzenlemeleri risk alarak, bu alanlara doğru düzenleme yaptık. Bunlara rağmen, terör örgütünün insanları katletmesi, öldürmesi, oluşan bir ortam diğer yapılabilecek olanları erteletiyor. Öldürmenin hiçbir haklı nedeni olamaz. Terör örgütü ya silahlarını bırakacak, vazgeçecek, kullanmayacak, terk edecek. Terk etmiyorsa, devletin güvenliği sağlamaktaki unsurları elbette ki bunu sağlaması gerekir. Yapılan da bu."
Gazetecilerin ''BDP'lilere nasıl bir görev düşüyor'' şeklindeki soruları üzerine Yazıcı, "Milletvekilleri yetkiyi milletten almıştır, milletvekilinin görev yapacağı alan da parlamentodur. Meclise gitmemesi demek, (ben görevi yapmıyorum) demektir. Bunun da muhatabı halk, millet oluyor. Avukat müvekkil ilişkisinde olduğu gibi, vekaletten istifa edersin. İstifa etmezsen, görevi de yapmazsan millet azleder. İnşallah öyle bir noktaya gelmez. Ya vekalet görevini yapacaksın, ama istemiyorsan vekaletten istifa eder çekilirsin. Ama bunlar bizim tercihimiz değildir" diye konuştu.