TBMM
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin Ankara ve İstanbul’da düzenlediği "Milli İradeye Saygı" temalı mitinglere değinerek, Başbakan Erdoğan’ın yaptığı konuşmaların "her haliyle ibretlik ve esef verici" olduğunu söyledi. Bu mitinglerde "üç hilal" bayrakları ve "bozkurt" amblemlerinin sallandığına dikkati çeken Bahçeli, bu durum karşısında Başbakan'ın hemen pür dikkat kesildiğini ve arkasından "MHP’li kardeşlerime teşekkür ediyorum" sözlerini sarf ettiğini anımsattı.
Başbakan’ın teşekkürünü kabul edecek hiçbir dava arkadaşı bulunmadığını ifade eden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"AKP’nin mitinginde üç hilalimizi ve bozkurt simgemizi çalarak kullananlar da MHP’li olmadığına göre, Başbakan dolandırıcılara, sokak serserilerine teşekkür etmiş sayılacaktır. Üç hilalin ve bozkurt simgesinin AKP mitinginde kullanılması çok net siyasi bir entrikadır. Bunun tarafımızdan hoş görülmesi de düşünülemeyecektir. Bu ahlaksızlığın içinde kimlerin olduğu, kimlerin parmağının bulunduğu az çok bellidir. Başbakan Erdoğan, yavuz hırsız ev sahibini bastırır mealinden yaptığı konuşmaları bir yana bırakmalı, siyasi ahlaksızlığın ve milli irade saygısızlığının hesabını vermelidir. Bu tezgahın içindeyse hemen özür dilemeli, paralı askerlerini yargıya teslim etmelidir. Nitekim bugün biz, konuyla ilgili gerekli hukuki müracaatı da yaparak, partimize dönük terbiyesizliğin hesabını yargı nezdinde ucu nereye dayanırsa dayansın soracağız.
Başbakan Erdoğan şayet bu tezgahtan haberi yoksa, o halde çok kritik bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu mutlaka görmelidir. AKP’nin açık hava toplantısında, Başbakan’ın konuşma yaptığı platforma çok yakın bir noktada kolaylıkla kimliği meçhul isimler büyük boyutlu değişik flama ve afişleri açılabiliyorsa durum ciddi demektir. Bu kapsamda Başbakan Erdoğan’ın tuzağa düşürülme ihtimali de çok fazladır. Yani kimliği müphem afişçiler, kiralık pankartçılar Başbakan’ın dibine kadar güvenlik çemberlerini aşarak gelmişse, gözü kara suikastçılar da rahatlıkla bunu yapabileceklerdir. 25 metreden 25 kuruşu vurabileceklerdir. Başbakan Erdoğan’a yanında duran, çevresinde öbeklenen, hemen kol mesafesinde bulunan birilerinin kötü niyetle fırsat gözlediğini kimse ihmal etmemelidir. Menderes’in asılmasını, Özal’ın zehirlenmesini siyaset malzemesi yapanlar, acaba Erdoğan’ın da vurulması için adım adım düzenek mi hazırlamaktadır? Başbakan’ın bugünlerde kefenden musalla taşına kadar ölümü hatırlatıcı birçok beyanı düşünüldüğünde, yeni bir oyun mu kurgulanmaktadır? Bu yüzden Başbakan Erdoğan dönüp etrafını yoklamalı ve yanına kadar sokulmuşları iyi araştırmalıdır."
"Üç hilalimizi BOP çadırında kirletmeye yeltenenler, hesabını verecekler"
Milliyetçi Hareket'in "şeref ve varlık timsallerini siyasi şov ve akıl karıştırmak maksadıyla Başbakan’a pazarlamaya çalışanlar" olduğunu öne süren Bahçeli, "Üç hilalimizi ve bozkurdumuzu BOP çadırında kirletmeye yeltenenler, siyasi ayak oyunlarına alet etmeye cüret edenler bunun hesabını vereceklerdir" dedi.
Bahçeli, "Başbakan Erdoğan’ın geçmişte 'tabela' diyerek küçümsediği üç hilalin, kendilerine muhteşem Türk tarihinin kutlu bir hatırası olduğunu" ifade ederek, "Her biri aziz ceddimizin bin yıllık hükümranlığını temsil eden üç kıtayı ve üç kıtadaki beşeriyet kucaklaşmasını simgelemektedir. Bu semboller milliyetçi düşüncenin jeopolitiğinin bin yıllık eseri ve gelecek bin yıllardaki ülküsüdür. Muhterem hatıralarında Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar yaşanmış destanların derin izleri vardır. Üç hilal, dün Ulubatlı Hasan’ın elinde bir fetih ruhuydu, bugün milliyetçilerin gönderinde yükselen bir hilaldir. Üç hilal, dün bir mehteranın elinde sallanan bir tuğ idi, bugün ise ihanete ve AKP’ye dur diyecek son kutlu sancaktır" diye konuştu.
"Herkes çok iyi bilsin ki Başbakan Erdoğan’ın siyasi kışkırtmaları ve etnik bölücülerin tüm tahriklerine rağmen bu oyun mutlaka boşa çıkarılacaktır" diyen Bahçeli, Milliyetçi Hareket ve ülkücü gençliğin Türkiye için felaket olacak böyle bir kavganın tarafı olmayacağını, bunu önlemek için demokratik ve meşru zeminlerde sonuna kadar mücadele edeceğini bildirdi.
Üç hilalin tarihi anlamı ve misyonunun, Türkiye’nin milli birliğine ve bin yıllık kardeşlik hukukuna sonuna kadar sahip çıkmak olduğunu ifade eden Bahçeli, "Şerefle taşıdığımız sembollerimizi ve üç hilalli sancağımızı, siyasi hırsızlardan, siyaset yağmacılarından, kiralık ve satılık simaların emellerinden her daim koruyup kollayacağımızdan aziz dava arkadaşlarım ve büyük milletim emin olmalıdır" şeklinde konuştu.
"Türkiye tehdit dalgası altında"
Başbakan ve hükümetinin Taksim Gezi Parkı parantezini genişlettikçe, teröristlerin, bölücülerin ve İmralı’daki "canibaşı"nın rahata erdiğini ileri süren Bahçeli, Türkiye'nin muazzam bir tehdit dalgasının altında olduğu iddiasında bulundu.
"Konu 3-5 ağacın kesilmesinin çok ötesinde"
Taksim Gezi Parkı’nda ve ülkenin pek çok yerinde karmaşıklığın hakim olduğunu anlatan Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın ise acımasızca demokratik refleksleri ve karşı çıkışları bastırdığını savundu.
Konunun sadece üç beş ağacın kesilmesinin çok ötesinde olduğunu, parka yapılacak yeni düzenlemeleri ve inşası planlanan Topçu Kışlası'nı aşan çok boyutu bulunduğunu iddia eden Bahçeli, Başbakan’ın otoriter dilinin, bildik despotları aratmayacak davranışların tepkilerin hedefinde olduğunu ileri sürdü.
Kazlıçeşme mitingi
AK Partililerin Kazlıçeşme mitingini abartarak sunmalarının, uçuk rakamları servis etmelerinin çaresizliklerini gösterdiğini savunan Bahçeli, "Nüfusu 15 milyona ulaşan İstanbul’da varsayalım 1 milyonu zorla, devlet gücüyle toplamak ne işe yarayacak, kaç yazacaktır?" diye sordu.
Başbakan Erdoğan'ın Türk milletini ayırdığını, küstürdüğünü ve dargınlığa düşmesini planladığı iddiasında bulunan Bahçeli, "Bu itibarla İmralı canisinin bile 29 yılda yapamadığı kötülüğü hayata geçirmek için mücadele vermektedir" dedi.
Toplumsal basıncın arttığını, buna bir çare ve yol bulunmasının milli sorumluluk olduğunun altını çizen Bahçeli, "Demokrasilerde yılgınlık ve seçeneksizlik yoktur. Demokrasiyle gelen Başbakan ve Hükümeti, yine demokrasinin imkanlarıyla götürülmeli ve siyaseten bitirilmelidir. Türkiye’nin AKP’yle yollarını ayırma vakti gelmiş ve geçmektedir. Başbakan Erdoğan Türk milletini birbirine kırdırmadan, birbirine hasım hale getirmeden mutlaka gitmelidir. Tomacı AKP’ye tahammül kalmamıştır. Başgaz Erdoğan’ın inandırıcılığı tükenmiştir. İnsanlarımızın milli ve manevi değerlerini öğüten iktidar demokrasiyle görevden alınmalıdır. Türkiye daha fazla dara düşer, işler daha da içinden çıkılmaz hal alırsa mutlaka demokratik mekanizmalar harekete geçirilmeli, bu iktidara son vuruş sandıkta yapılmalıdır" diye konuştu.
MHP'den suç duyurusu
Bu arada MHP, AK Parti'nin 15 Haziran'da Sincan'da yaptığı mitingde, partinin bayraklarının açılmasıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
MHP'nin Avukatı Hamit Kocabey, suç duyurusu dilekçesini,TMK'nın 10. maddesiyle görevli Başsavcıvekilliğine verdi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
