
Başbakan Yardımcısı Bozdağ "Almanya'ya göç edenler giderken yalnız gittiler. Biz devlet olarak da yalnız bıraktık" dedi.***
İSTANBUL
Sirkeci Tren Garı Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirilen ''Almanya Treni'' isimli belgeselin gala gecesinde konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, bundan 51 yıl önce başlayan süreçte Türkiye'nin, Almanya'nın ve göç eden işçilerin farklı niyetlere sahip olduğunu ifade ederek, ''Baktığınız zaman hepsinin görüşü sadece bu gidişlerin geçici olduğu konusunda birleşiyor. Ancak şartlar farklı gelişiyor ve bu gidişler farklı boyutlar kazanıyor'' dedi.
Bozdağ, Türkiye'nin o dönemde farklı dil, din ve kültüre sahip bir ülkeye gönderdiği işçiler için ön çalışma yapmadığını belirterek, ''Hiç kimse bunların insan olduğunu, insan olmanın gereği birtakım ihtiyaçları bulunduğunu hesap etmiyor. Giderken yalnız gittiler. Sadece ilk etapta ailelerini götüremedikleri için yalnız kalmadılar. Biz devlet olarak da onları yalnız bıraktık. Eğitim seviyesi belli bir düzeyin altındaki insanları dilini, dinini ve kültürünü bilmedikleri bir memlekete bırakıyorsunuz. Esasında bu fecaat bir durum'' diye konuştu.
Almanya'ya göç eden Türklerin zamanla büyük bir değişimi ve dönüşümü gerçekleştirdiklerini vurgulayan Bozdağ, şöyle konuştu:
''Onlar bunu, devletleri yanlarında olmadan, hükümetleri büyük destekler vermeden kendi imkanlarıyla başarıyorlar. Bugün pek çok sivil toplum örgütü var orada. Almanya'da sadece Türklere ait 70 bin işletme var. Bugün 356 bin kişiye ekmek veriyorlar. Yılda 35 milyar Avroluk ciroları var. Almanya'nın ve orada yaşayan işçilerin bakışı, artık Türkiye'nin de bakışını değiştirme zorunluluğu ortaya koymuştur. Başlangıçta vatandaşlığa geçmeyi ülkelerine ihanet gibi algılayan insanlarımız, ülkemizin de teşvikiyle vatandaşlığa geçtiler. Şimdi orada 1 milyon civarında Alman vatandaşı olan insanımız var. Artık orada yaşayan insanlarımız Türkiye'ye gelmek değil, orada kalmak istiyorlar. Kendilerinin ve çocuklarının geleceğini orada görüyorlar. Bazıları öldüklerinde de orada gömülmek istiyorlar. Öyleyse Türkiye'nin artık politikalarını biraz daha değiştirerek bu yeni duruma ayak uydurması gerekiyor.''